Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un Fransızca öğretmeni ile konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom's French teacher.
Bu eve sahip olan kişiyle konuşmak istiyorum.I want to talk to the person who owns this house.
Bu evin sahibiyle konuşmak istiyorum.I want to talk to the person who owns this house.
Ne yapmam gerektiğini bana söyleyebilecek biriyle konuşmak istiyorum.I want to talk to somebody who can tell me what I should do.
Bana ne olduğunu söyleyebilecek biriyle konuşmak istiyorum.I want to talk to somebody who can tell me what happened.
Seninle hakkında konuşmak istediğim birkaç şeyim var.I have several things I'd like to talk to you about.
Affedersiniz, sizinle kısa bir süre konuşmak istiyorum.Excuse me, I'd like to talk with you for a moment.
Eğer sakıncası yoksa, Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to talk to Tom alone.
Gördüğüm şey hakkında birisiyle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to someone about what I saw.
İzin verirseniz Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone if I may.
Seninle ne olduğu hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you about what happened.
Notların hakkında seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you about your grades.
Bütün istediğim seninle konuşmak.All I want is to speak with you.
Sizinle başka bir şey hakkında konuşmak istiyordum.I'd like to talk to you about something else.
Tom ne olduğu hakkında konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk about what happened.
Tom benimle konuşmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to talk to me.
Aslında, sadece Tom'la konuşmak istiyorum.Actually, I just want to talk to Tom.
Tom'la tekrar konuşmak zorunda kalmayacağım.I'm never going to have to talk to Tom again.
Burada seninle konuşmak isteyen biri var.I have someone here who'd like to speak with you.
Seninle derhal konuşmak zorundayım.I have to speak with you right now.
Tom dün ne olduğu hakkında seninle konuşmak isteyecek.Tom is going to want to talk to you about what happened yesterday.
Sizinle hemen konuşmak zorundayım.I have to speak with you immediately.
Seninle hemen konuşmak zorundayım.I must speak with you immediately.
Tom Mary ile konuşmak zorunda kalacak.Tom is going to have to talk to Mary.
Sizinle konuşmak benim için bir zevkti.It was a pleasure for me to speak with you.
O her zaman konuşmak için sonuncu olmak istiyor.He always wants to be the last to speak.
İspanyolca konuşmaktayım.I have been speaking Spanish.
İtalyanca konuşmakta mısınız?Have you been speaking Italian?
O konuda konuşmak bir zaman kaybıdır.It's a waste of time to talk about it.
O konuyla ilgili konuşmak bir zaman kaybıdır.It's a waste of time to talk about it.
Bu konuda konuşmak bir zaman kaybıdır.To talk about it is a waste of time.
Seninle konuşmak için daha fazla zamanım olsun istiyorum.I'd like to have more time to talk with you.
Tom'un seninle konuşmak istemediğini göremiyor musun?Can't you see that Tom doesn't want to talk to you?
Tom seninle konuşmak istemiyor, anlayamıyor musun?Can't you see that Tom doesn't want to talk to you?
Tom'un seninle konuşmak istemediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't want to talk to you.
Yalnızca nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak bile daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Just talking about your feelings can make you feel better.
Müzik hakkında konuşmak mimari hakkında dans etmek gibidir.Talking about music is like dancing about architecture.
Lütfen konuşmaktan sakın.Please refrain from talking.
Tom hâlâ konuşmak için nefes nefese.Tom is still too out of breath to speak.
Tom konuşmak için ağzını açtı.Tom opened his mouth to speak.
Tom, Mary'yle konuşmak istedi.Tom wanted Mary to speak.
Tom konuşmak için burada.Tom is here to talk.
Tüm istediğim Tom'la konuşmak.All I want is to talk to Tom.
Ben sadece Tom'la konuşmak isteyebileceğini düşündüm.I just thought that you might want to talk to Tom.
Tüm yapmak zorunda olduğun Tom'la konuşmaktı.All you had to do was talk to Tom.
Konuşmak için birini bul.Find somebody to talk to.
Seninle başka bir konuda konuşmak istiyorum.I'd like to have a word with you on another matter.
Bir danışmanla konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to a counselor.
Tom yabancılarla konuşmaktan korkuyor.Tom is terrified of talking to strangers.
Basına konuşmak zorundasın.You have to talk to the press.
Tom, benimle o biçimde konuşmak zorunda değilsin.Tom, you don't have to talk to me like that.
Henüz konuşmak için çok erken.It's too early to tell yet.
Şu anda bu konuda konuşmak için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready to talk about this right now.
Biz ciddi olarak konuşmak zorundayız.We've got to talk seriously.
Tom ne olduğu hakkında seninle konuşmak istiyor.Tom wants to talk to you about what happened.
Tom'un benimle konuşmak için istekli olacağından emin değilim.I'm not sure Tom's going to be willing to talk to me.
Tom Mary ile yalnız konuşmak istiyor.Tom wants to speak to Mary alone.
Konuşmaktan korkuyordum.I was afraid to speak.
Tom Mary'nin konuşmak üzere olduğunu gördü.Tom saw that Mary was about to speak.
Tom geçen hafta Boston'da ne olduğu hakkında seninle konuşmak istiyor.Tom wants to talk to you about what happened in Boston last week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod