Tom hepimizle konuşmak istiyor.Tom wants to talk to all of us.
Ne hakkında konuşmak istiyordun?What did you want to talk about?
Onlar ne hakkında konuşmak ister?What do they want to talk about?
Neden benimle konuşmak istedin?Why did you want to speak to me?
Şimdi avukatımla konuşmak istiyorum.I want to speak to my lawyer now.
Tom ile konuşmak istiyorum, lütfen.I want to speak with Tom, please.
Mary'yle ilgili olarak Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom about Mary.
Tom saat 2.30'da seninle konuşmak istiyor.Tom wants to speak to you at 2:30.
Burada o konuyu konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about it here.
Tom şu anda konuşmak istemez.Tom doesn't want to talk right now.
Yarın hakkında seninle konuşmak istiyorum.I want to talk to you about tomorrow.
Bir sorun hakkında seninle konuşmak istiyorum.We want to talk to you about a problem.
Sen Tom'la ne hakkında konuşmak istedin?What did you want to talk to Tom about?
Sen gitmeden önce seninle konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you before you left.
Sorumlu kişiyle konuşmak istiyorum.I'd like to speak with someone in charge.
Tom ve Mary eski zamanlar hakkında konuşmak istediler.Tom and Mary wanted to talk about old times.
Az önce ne olduğu hakkında konuşmak istiyor musun?Do you want to talk about what just happened?
Bunun hakkında konuşmak istemediğinizi düşündüm.I thought you didn't want to talk about this.
Bana konuşmak istiyorsun gibi gelmiyor.It doesn't sound to me like you want to talk.
Konuşmak istersen beni nerede bulacağını biliyorsun.You know where to find me if you want to talk.
Şimdi senin bunun hakkında konuşmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to talk about this now.
Yardımına ihtiyacım olduğu için seninle konuşmak istedim.I wanted to talk to you because I need your help.
Burada sorumlu olan kişiyle konuşmak istiyorum.I'd like to speak with whoever is in charge here.
Tom'un bunun hakkında konuşmak istemediği açık.It's obvious Tom doesn't want to talk about this.
Gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyorsun, değil mi?You don't really want to talk about this, do you?
Doktorla bir an için yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the doctor alone for a moment.
Tom'un o konuda konuşmak istemediği açık.It's clear that Tom doesn't want to talk about it.
Tom artık açıkça onun hakkında konuşmak istemiyor.Tom clearly doesn't want to talk about it anymore.
Birkaç gün önce sen benimle konuşmak istemiyordun bile?A few days ago, you didn't even want to talk to me.
Bu şey hakkında konuşmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to talk about this stuff.
Bu konu hakkında konuşmak istemeyeceğini sanmıştım.I thought you didn't want to talk about this stuff.
Bu mesele hakkında konuşmak istemediğini düşündüm.I thought you didn't want to talk about this matter.
İstemiyorsan Tom'la konuşmak zorunda değilsin.You don't have to speak to Tom if you don't want to.
Mary ile ilişkim hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about my relationship with Mary.
Ne olduğu hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to have a word with you about what happened.
Tom Mary ile konuşmak istiyordu ama onu bulamadı.Tom wanted to talk to Mary, but he couldn't find her.
İstemiyorsan onun hakkında konuşmak zorunda değilsin.You don't have to talk about it if you don't want to.
Tom ve ben birkaç dakika Mary ile yalnız konuşmak istiyoruz.Tom and I want to talk to Mary alone for a few minutes.
Sanırım tapmak isteyebileceğin ilk şey Tom'la konuşmaktır.I think the first thing you might want to do is talk to Tom.
Dün ne olduğu hakkında seninle konuşmak isterim.I'd like to have a word with you about what happened yesterday.
Tom gerçekten bunun hakkında konuşmak istemiyor, ama onun hiçbir seçeneği yok.Tom doesn't really want to talk about this, but he has no choice.
Şu an yapmak isteyeceğin son şey Tom'la konuşmak olduğunu düşünüyorum.I'd think that the last thing you'd want to do right now is talk to Tom.
Dün bunu seninle konuşmak istedim ama sen dinlemek istiyor gibi görünmüyordun.I wanted to discuss this with you yesterday, but you didn't seem to want to listen.
Konuşmak istiyorsan, konuş.If you want to talk, talk.
Sen tam konuşmak istediğim adamsın.You're just the man I want to speak to.
Sen tam konuşmak istediğim kişisin.You're just the person I want to speak to.
Olanlar hakkında konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk about what happened.
Tom bugün seninle konuşmak için çok meşgul.Tom is far too busy to talk to you today.
Karar vermeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom before I make up my mind.
Ben 2015 yılında 20'den fazla dil konuşmak niyetindeyim.I intend to speak more than 20 languages by 2015.
O neden ordu hakkında konuşmak için durdu?Why has he stopped talking about the army?
Bir şey hakkında seninle konuşmak zorundayım.I've got to talk to you about something.
Kimse konuşmak istemiyor.No one wants to speak.
Konuşmak için hiç kimsem yok.I have no one to talk to.
Tom kimseyle konuşmak istemezdi.Tom wouldn't talk to anybody.
Birisiyle konuşmak zorundayım.I have to talk to somebody.
Herkesin içinde konuşmak zordur.It is hard to speak in public.
Şimdi Esperanto konuşmak istiyorum.Now I want to speak Esperanto.
Onlar sorun hakkında konuşmak için istekli.They are willing to talk about the problem.
Böyle konuşmak hoş değil.It's not that high off the ground.