konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çiçero Roma hatiplerinin en güzel konuşanıydı.Cicero was the most eloquent of the Roman orators.
Kendileri hakkında yüksek ve patavatsız şekilde konuşan insanlardan nefret ederim.I hate people who just rabbit on about themselves.
Tom çok iyi bir Fransızca konuşanıdır.Tom is a very good French speaker.
Tom konuşan ilk kişiydi.Tom was the first one to speak.
Bir dili anadil olarak konuşanlar bile tüm kelimelerini bilmezler.Even native speakers of a language don't know all of its words.
Çok konuşanlar genellikle seslerini kaybederler.Those who talk a lot often lose their voices.
Elizabeth İngilizcesi, Modern İngilizce konuşanları için bir yabancı dil gibidir.Elizabethan English is like a foreign language to modern English speakers.
Tom ailemizde Fransızca konuşan tek kişidir.Tom is the only one in our family who speaks French.
Konuşan bir rakun hakkındaki bir filmdi.It was a movie about a talking raccoon.
Benimle konuşan adamı tanıyor musun?Do you know the man who was talking to me?
Burada Fransızca konuşan tek kişi olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm the only one here who speaks French.
Tom bana Fransızca konuşan birini tanıyıp tanımadığımı sordu.Tom asked me if I knew anyone who spoke French.
Biz konuşana kadar ayrılmayacağım.I'm not leaving until we talk.
Bazı insanlar güzel konuşan olduğumu düşünürler.Some people think I'm eloquent.
Fransızca konuşan birini tanımıyorum.I don't know anyone who can speak French.
Orada Fransızca konuşan şu çocuklar benim sınıfta.Those boys over there speaking in French are in my class.
Burada çalışan Fransızca konuşan doktorlar var mı?Are there any French-speaking doctors working here?
Fransızca konuşan diş hekimleri tanıyor musun?Do you know any dentists who speak French?
Tom'la Fransızca konuşan o adam benim bir arkadaşımdır.That man speaking French to Tom is a friend of mine.
Şarkı sözleri, anadil olarak konuşanlar tarafından bile yanlış işitilirler.Song lyrics are often misheard, even by native speakers.
Hiç Fransızca konuşan bir ülkeye gitmedim.I've never been to a French-speaking country.
Tom'la Fransızca konuşan kız Mary'dir.The girl speaking French to Tom is Mary.
Fransızcayı oldukça iyi konuşan birini tanıyorum.I know somebody who speaks French quite well.
Fransızcayı iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks French well.
Fransızca konuşan birkaç kişi biliyorum.I know a few people who speak French.
Fransızca konuşan birini tanıyorum.I know someone who speaks French.
Dokunaklı konuşan bir kişi değilim.I'm not an eloquent person.
Ben etkili konuşan bir adam değilim.I'm not an eloquent man.
Ben güzel konuşan bir adam değilim.I am not an eloquent man.
Ben dokunaklı konuşan bir kişi değilim.I am not an eloquent person.
Hatasız konuşuyor ama kulağa ana dilli bir konuşan gibi gelmiyor.He speaks with no errors, but doesn't sound like a native speaker.
O dilde eskiden çok daha fazla konuşan vardı.That language used to have a lot more speakers.
Lisedeki Fransızca öğretmenim ana dilli bir konuşan değildi.My high school French teacher wasn't a native speaker.
Mary'nin hayat arkadaşı az konuşan bir adamdır.Mary's life partner is a man of few words.
Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti.Sitting at the adjoining table was a German-speaking couple.
Komşu masada Almanca konuşan bir çift oturuyordu.At the neighbouring table sat a German-speaking couple.
Sınıfınızda Fransızca konuşan biri var mı?Does anybody in your class speak French?
Fransızca konuşan birini arıyorum.I'm looking for someone who speaks French.
Tom'un Mary ile konuşan adamı tanıdığını sanmıyorum.I don't think Tom knows the man who's talking to Mary.
Tom, bana Mary'le konuşan delikanlının John olduğunu söyledi.Tom told me the boy talking to Mary was John.
Tom ile konuşan kadının kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who the woman talking to Tom is.
Tom'la konuşan kızı tanıyorum.I know the girl who's talking to Tom.
Fransızca konuşan şu çocuk benim oğlum.That boy speaking French is my son.
Tom'la konuşan o kadın kim?Who's that woman talking to Tom?
Tom, Mary ile konuşana kadar ayrılmayacağını söyledi.Tom says he won't leave until he talks to Mary.
Tom sonunda Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak istediği için Fransızca öğreniyor.Tom is learning French because he eventually wants to live in a French-speaking country.
Bu konuda Tom'la konuşan kişi benim.I'm the one who talked to Tom about that.
Tom'la konuşan adam kim?Who's the guy talking to Tom?
Tom ailemizde en iyi Fransızca konuşan kişidir.Tom is the best French speaker in our family.
Tom'la konuşan oradaki adam kim?Who's the guy over there talking with Tom?
Bir yerde Esperanto'yu akıcı bir şekilde konuşan bir casus var.Somewhere there is a spy that speaks Esperanto fluently.
Tom'la konuşan kişi kim?Who's that person talking to Tom?
Pek çok Fransızca konuşan arkadaşım var.I have many French-speaking friends.
Tom'la konuşan kadın annemdir.The woman talking to Tom is my mother.
Şimdiye kadar Tom ile gerçekten konuşan tek kişi sensin, değil mi?You're the only one who ever really talked to Tom, aren't you?
İyi Portekizce konuşan çok sayıda arkadaşım var.I have a lot of friends that can speak Portuguese well.
Ayrılıkçılar Arapça konuşanlara karşı ırkçıdırlar.The separatists are racist against Arabic speakers.
Az önce seninle konuşan kişi kim?Who is the person who just spoke to you?
Cezayir nüfusunun üçte birini Berberice konuşanlar oluşturuyor.Berber speakers make up a third of Algeria's population.
Dünyada en çok Berberice konuşan nüfusa sahip ikinci ülke Cezayir.Algeria has the second largest Berber-speaking community in the world.
İlgili Sayfalar