konuşan ile cümle
konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sözleri kime söyledin? Senin ağzından konuşan ruh kimin?את מי הגדת מלין ונשמת מי יצאה ממך׃
Bu sözleri kime söyledin? Senin ağzından konuşan ruh kimin?لمن اعلنت اقوالا ونسمة من خرجت منك
Bu sözleri kime söyledin? Senin ağzından konuşan ruh kimin?你 向 誰 發 出 言 語 來 . 誰 的 靈 從 你 而 出
Bu sözleri kime söyledin? Senin ağzından konuşan ruh kimin?你 向 誰發 出言 語來.誰的 靈從 你 而出
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.A keby nebolo vykladača, nech mlčí v sbore, a nech hovorí sám sebe a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Är ingen uttydare tillstädes, så må de tiga i församlingen och tala allenast för sig själva och för Gud.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Dacă nu este cine să tălmăcească, să tacă în Biserică, şi să-şi vorbească numai lui însuş şi lui Dumnezeu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ha pedig nincsen magyarázó, hallgasson a gyülekezetben; hanem magának szóljon és az Istennek.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ist aber kein Ausleger da, so schweige er in der Gemeinde, rede aber sich selber und Gott.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.만일 통역하는 자가 없거든 교회에서는 잠잠하고 자기와 및 하나님께 말할 것이요
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ko bi pa ne bilo razkladalca, naj molči v zboru, a govori naj sebi in Bogu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Mas, se não houver intérprete, esteja calado na igreja, e fale consigo mesmo, e com Deus.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Men dersom der ingen Udlægger er til Stede, da tie hin i Menigheden, men han tale for sig selv og for Gud!
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.mutta jos ei ole selittäjää, niin olkoot vaiti seurakunnassa ja puhukoot itselleen ja Jumalalle.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Pakli by nebylo vykladače, nechať mlčí v shromáždění, než sobě sám nechažť mluví a Bohu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Se non vi è chi interpreta, ciascuno di essi taccia nell'assemblea e parli solo a se stesso e a Dio
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.s`il n`y a point d`interprète, qu`on se taise dans l`Église, et qu`on parle à soi-même et à Dieu.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Y si acaso no hay intérprete, que guarde silencio en la iglesia y hable a sí mismo y a Dios
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.αλλ' εαν δεν ηναι διερμηνευτης, ας σιωπα εν τη εκκλησια, ας λαλη δε προς εαυτον και προς τον Θεον.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Ако искат да научат нещо, нека питат мъжете си у дома; защото е срамотно жена да говори в църква.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Если же не будет истолкователя, то молчи в церкви, а говори себе и Богу.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.Коли ж нема вияснювателя, то нехай мовчить у церкві; собі ж нехай говорить та Богові.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ואם אין מפרש אז ידם בקהל וידבר לנפשו ולאלהים׃
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.ولكن ان لم يكن مترجم فليصمت في الكنيسة وليكلم نفسه والله.
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會 中 閉 口 . 只 對 自 己 和 神 說 、 就 是 了
Çeviri yapacak biri yoksa, bilmediği dilde konuşan, toplulukta sessiz kalsın, içinden Tanrıyla konuşsun.若 沒 有 人 繙 、 就 當 在 會中閉口 . 只對 自己 和 神說 、 就是了
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.A kínai nyelvet beszélő tulajdonképpen olyasmit is mondhat, ami nagyon furcsán hangozhat az angol füleknek.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Auf Chinesisch kann man im Grunde etwas sagen, was sich auf Englisch sehr merkwürdig anhört.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Čínský mluvčí může jednoduše říct něco, co zní anglickému posluchači velmi zvláštně.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.En kinesisk taler kan dybest set sige noget der lyder meget mærkeligt i en engelsk talers ører.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.In cinese si può sostanzialmente dire qualcosa che in inglese suona molto strano.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.중국어를 하는 사람은 영어 사용자가 듣기에 매우 어색한 말을 합니다.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Mereka akan berkata hal yang terdengar sangat aneh bagi orang yang berbicara Bahasa Inggris.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Một người nói tiếng Trung về cơ bản có thể nói điều gì đó mà nghe có vẻ rất kì lạ đối với người nói tiếng Anh.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Po chińsku można powiedzieć coś, co brzmi bardzo dziwnie dla angielskojęzycznego odbiorcy.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Um falante de chinês pode dizer algo que soa muito estranho a alguém que fale inglês.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Un orador chino puede básicamente decir algo que suena muy extraño a los oídos de un hablante de inglés.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Un vorbitor chinez poate spune ceva care sună foarte ciudat pentru un englez.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Wat in het Chinees normaal klinkt, klinkt in het Engels misschien heel vreemd.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Ένας κινέζος ομιλητής μπορεί βασικά να πει κάτι που ακούγεται πολύ περίεργο σε έναν Άγγλο ομιλητή.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Говорящий на китайском может сказать нечто очень странно звучащее для англоязычного.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Китайскоговорящ индивид просто може да каже нещо, което звучи много странно в ушите на англоговорящ човек.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.Слова китайця зазвичай звучатимуть дуже дивно для носія англійської.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.דובר סינית יכול בעצם לומר משהו שנשמע מאוד מוזר לאוזניו של דובר אנגלית.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.النّاطق يالصينيّة يمكنه أن يقول شيئا سيبدو في غاية الغرابة بالنّسبة لأذن النّاطق بالانجليزية.
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.中国語なら大丈夫です 過去でも現在でも未来でも "It rain" と言って構いません
CNBC (si en bi si)'de bunun hakkında konuşan insanları duymuş olabilirsiniz.Možná jste o tom slyšeli mluvit na CNBC.
CNBC (si en bi si)'de bunun hakkında konuşan insanları duymuş olabilirsiniz.そして望むならば、5分、10分後に、
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.A som typ človeka, ktorý priveľa rozmýšľa a primálo rozpráva.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Często za dużo myśle, a za mało mówię.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Eu sou uma pessoa que pensa muito e diz muito pouco.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Hajlamos vagyok rá, hogy túl sokat gondolkodjak és keveset beszéljek.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Ik ben iemand die te veel denkt en te weinig praat.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Jag är en person som ofta funderar för mycket och pratar för lite.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.전 생각을 많이 하고 말은 거의 안하는 사람이에요
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Mám tendenci příliš myslet a málo mluvit.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Saya orang yang cenderung lebih banyak berpikir daripada berbicara.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Sunt genul de persoană care gândeşte prea mult şi vorbeşte prea puţin.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Tendo ad essere una persona che pensa troppo e parla troppo poco.
Çok düşünüp az konuşan biriyimdir.Tôi là kiểu người nghĩ rất nhiều và nói rất ít.
İlgili Sayfalar