konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Venda konuşanların çoğu Güney Afrika'da yaşamaktadır, fakat Zimbabve'de de Venda konuşanlar vardır.A maior parte dos falantes de Venda vive na África do Sul, havendo também alguns no Zimbábue.
Dukey: Johnny'nin en iyi arkadaşı olan konuşan köpektir.Dukey: O cão de estimação falante de Johnny e seu melhor amigo.
Ancak bunlar daha insaflı olup Rumca konuşan ahaliye saldırmadılar.Elas, então, se irritam e se afastam do que o trapaceiro disse.
Flapjack'e annelik yapmayı görev bilen konuşan bir balina.Uma baleia falante que é como uma mãe para o pequeno Flapjack.
Sanatçı günümüze kadar Almanca konuşan ülkeler dışında pek fazla tanınmamıştır.Atualmente, a artista, é pouco conhecida para além dos países de língua alemã.
Zazaca konuşanların sayısı hakkında güvenilir kaynak yoktur.Não há estatísticas fiáveis sobre o número de falantes de tachelhit.
Bu, Pou ile aynı 2D oyuna benziyor ve Konuşan Tom ve Arkadaşları serisinin on dördüncüsüdür.A série segue o Talking Tom and Friends.
Kent, Paris'in ardından dünyanın Fransızca konuşan en büyük ikinci kentidir.Montreal é a segunda maior cidade de língua francesa do mundo, depois de Paris na França.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Na verdade, todos os Secretários-Gerais falam essas duas línguas fluentemente.
Konuşanı 2009 yılı rakamlarına göre yalnızca 1 kişidir: Edwin Benson (doğumu 1931).Em 2009, há apenas um falante fluente de Mandan, dr. Edwin Benson (1931-2016).
Bu çalışma için konuşan Bieber: "Skrillex dahi biri.Em relação à sua vontade de trabalhar com o produtor, Bieber comentou: "Skrillex é um gênio.
Bu hareket genelde konuşanlar tarafından algılanmamaktadır.Essa pratica costuma ser evitada para falar com estranhos.
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.Muitos vivem em Israel.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Uma grande minoria grega, incluindo escravos e mercadores, coexistia com a maioria de língua latina.
Son nüfus sayımları göstermektedir ki İspanyolca konuşan nüfus 1,500 kişidir.A mesma fonte revelou 31.310 pessoas falam o curdo como sua língua nativa.
Son tahminlere göre Nogayca konuşan nüfus 80.000 dolayındadır.Recentes estimativas apontam um número de falantes da língua nogai em aproximadamente 80,000.
1989'da bu Creole dilini konuşan sadece 2500 kişi vardı.No ano de 2010 existiam cerca 180 mil pessoas falantes da língua lamahólot.
Konuşan mahçup olur çünkü...""Como você parece horrivelmente ...
Konuşan bir kirpisi vardır.Ele fala com um ceceio.
Konuşanı 100 kişi.Outras versões falam de 100.
Konuşanı 1997 yılındaki rakamlara göre 250 kişidir.A sua população era de 250 habitantes segundo o censo de 2011.
Konuşanı 33.000 kişidir.Seu número de falantes é de 263 mil.
Senle konuşan kimdi?Quem era que estava falando com você?
İngilizler az konuşan insanlardır.Os ingleses são um povo taciturno.
Fransızca konuşan bir erkek kardeşim var.Tenho um irmão que fala francês.
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.De meesten leven tegenwoordig in Israël.
Köpek Fu (Fu Dog) (John DiMaggio): 600 yaşında konuşan bir köpektir.Fu Hond (John DiMaggio): een 600 jaar oude pratende Shar-Pei.
Scoobert "Scooby"-Doo kurgusal bir köpektir ve popüler Scooby-Doo televizyon serisinin konuşan karakteridir.Scoobert "Scooby"-Doo is een fictieve hond en het hoofdpersonage uit de populaire animatieserie Scooby-Doo.
Yaklaşık 14.5 milyon konuşanı vardır ve bunların 10 milyonu Macaristan'da yaşar.De taal heeft nu in totaal ongeveer 14,5 miljoen sprekers, waarvan 9,9 miljoen in Hongarije.
Yaklaşık olarak 15 milyona aşkın konuşanı vardır.Er zijn ongeveer 5 miljoen moedertaalsprekers.
Beluçça konuşanların toplam sayısı tahmin etmek zordur.Het is erg moeilijk om een goede schatting van het aantal sprekers te geven.
Kimi dil toplulukların kimileri çok küçüktür ve konuşanların sayıları azalmaktadır.Het aantal sprekers is relatief groot, in vergelijking met dat van andere talen.
Sonraki göçmenler ise Kantonca konuşanlardır.De eerste Chinezen spraken een Kantonees dialect.
Akıcı konuşan 8 kişidir.Er zijn 8 mensen die Italiaans spreken.
Konuşanı 100 kişi.Er zijn enige 100 sprekers.
Konuşanı 508 kişidir.Křetín telt 508 inwoners.
Son konuşanı Della Prince 1962 yılında ölünce dil de tükenmiş oldu.De laatste moedertaalspreker van het Wiyot, Della Prince, stierf in 1962.
Konuşanı 1800 kişidir.De taal heeft 118.000 sprekers.
Sami dillerini konuşanlar özellikle "peygamberane rüya"yı iyi bilmekteydiler.Oorspronkelijk waren alle teksten in het Noorse dialect 'Sognamål' geschreven.
Kuzeybatı Bölgesi ile birlikte, iki Anglofon (İngilizce konuşan) Kamerun bölgelerinden birisidir.North-Ouest vormt samen met de regio Sud-Ouest het Engelstalige gedeelte van Kameroen.
Toplam konuşanı 800,000 civarındadır.Wereldwijd heeft Nauruaans zo'n achtduizend sprekers.
Ned Maddrell adındaki son konuşanının da 1974 yılında ölümü üzerine kökü tükenen diller arasına karıştı.De laatste oorspronkelijke moedertaalspreker was Ned Maddrell, die in 1974 overleed.
Leibniz Almanca konuşan Avrupa’yı korumak için Louis’in dikkatinin dağıtılması gerektiğini önerdi.Leibniz stelde voor om Duitstalig Europa te beschermen door Lodewijk als volgt af te leiden.
Konuşanı 15.400 kişidir.De plaats telt 15.400 inwoners.
“Konuşan kişi, bir şeyleri tasvir etmez, bir şeyler yapar.”Zeg niets, wees niets en doe niets."
Türkiye'de, Yahudi İspanyolcasını konuşanlar, dillerine en sık olarak "Espanyol" derler.In Duitsland werden deze joden namelijk vaak Spanier genoemd.
Öyle ki, bir lehçeyi konuşan biri, diğerini konuşan birini rahatlıkla anlayabilir.Een spreker van het ene dialect kan het andere dialect echter moeiteloos begrijpen.
Afrika Fransızca'sı konuşanlar şimdi Frankofon'un önemli bir parçasıdır.In Namibië vervult het Afrikaans de rol van lingua franca.
Konuşanı 32 kişidir.Radějovice telt 32 inwoners.
Fakat günümüzde hala konuşan insanların kalıp kalmadığı bilinmemektedir.Het is echter onbekend of de soort hier tegenwoordig nog voorkomt.
Bu dili konuşanların %98'i bugün İsrail'de yaşamaktadır.60 procent van de Tadzjieken spreekt tegenwoordig Oeigoers.
Aynı zamanda çok sayıda Almanca konuşan vardır.Velen spreken echter nog steeds Duits.
Toplam 25.000.000 konuşanı vardır.Er zijn 77 miljoen sprekers.
John ile konuşan bu kız Susan'dır.Dat meisje dat met John aan het praten is, dat is Susan.
Bu dizinin baş karakteri, konuşan bir sincaptır.Het hoofdpersonage van deze serie is een pratende eekhoorn.
Portekizce konuşan birini arıyorum.Ik ben op zoek naar iemand die Portugees spreekt.
Kimi dil toplulukların kimileri çok küçüktür ve konuşanların sayıları azalmaktadır.Niektóre z tych społeczności językowych są bardzo małe, a ich liczba maleje.
Ned Maddrell adındaki son konuşanının da 1974 yılında ölümü üzerine kökü tükenen diller arasına karıştı.Ostatnia osoba, która używała go jako języka ojczystego, Ned Maddrell, zmarła w roku 1974.
Amerikan şehri, Vermilionville adıyla 1821'de Fransızca konuşan Akadya kökenli Jean Mouton tarafından kuruldu.Miasto zostało założone pod nazwą Vermilionvile w 1821 przez Jeana Moutona, francuskojęzycznego Akadyjczyka.
Yaklaşık olarak 15 milyona aşkın konuşanı vardır.Posługuje się nim około 5 mln. mówiących.
İlgili Sayfalar