konuşan ile cümle

konuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ana dil olarak Arnavutça konuşan bir halktır.Man spricht jedoch hauptsächlich Marokkanisches Arabisch.
Toplam 25.000.000 konuşanı vardır.Insgesamt gibt es ca. 25 Millionen Sprecher.
Konuşan kabileler: (?)Sprecher Die drei ???
Ülke 2006 yılından bu yana Portekizce Konuşan Ülkeler Topluluğu içerisinde gözlemci statüsüne sahiptir.Seit 2014 hat Georgien zudem Beobachterstatus in der Gemeinschaft der Portugiesischsprachigen Länder.
Bu dili konuşanların sayısının yaklaşık 1.000.000 olduğu sanılmaktadır.Die Zahl der Muttersprachler wird auf maximal eine Million geschätzt.
İsa, “Seninle konuşan ben, O'yum” dedi. » ^ Sanders 1993, s.Da sagte Jesus zu ihr: Ich bin es, ich, der mit dir spricht.“ – Joh 4,20f.45f.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Ein Großteil der Sprecher ist zweisprachig, spricht also ebenso gut eine dieser beiden benachbarten Sprachen.
Çeşitli Doğu Avrupa ülkelerinde Almanca konuşan azınlıklar bulunmaktadır.Im Osten und Norden des Landes gibt es kleine Gruppen von Sprechern ubangischer Sprachen.
Yani güzel konuşan kişi ahlaksal yetiye sahip olmalıdır.Der Wille zum Guten allein ist das, was moralisch gut ist.
Konuşanların sayısı kaynaklara göre değişiklik barındırmaktadır.Die Zahl der Mitglieder schwankt nach verschiedenen Quellen.
Konuşanı 33.000 kişidir.Jungin für 3.000 Taler.
Haque, Brian'ın en iyi konuşan köpek olduğunu söyledi.Laut Cindy, ist er der beste Hund.
Iroquois dilleri konuşanlar: Sayıları 2.500 kadardı.Die nächstverwandte Sprache, das Korjakische, hat etwa 3.500 Sprecher.
Zhuangcayı konuşanların çoğu, Zhuangcanın resmi dil olduğu Guangksi Zhuang Özerk Bölgesi'nde yaşar.Die meisten Sprecher leben in der autonomen Region Guangxi, in der Zhuang eine Amtssprache ist.
Ninurta'nın konuşan gürzü Şarur, Ninurta'yı Asag ile savaşmaya kışkırtır.Der weise Ea hat den Einfall, Ninurta zum Kampf zu schicken.
Bu hareket genelde konuşanlar tarafından algılanmamaktadır.Sie wird jedoch in aller Regel von den Sprechern nicht wahrgenommen.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane a un ami japonais qui parle bien l'anglais.
Japonca konuşan herhangi bir doktor tanıyor musun?Connais-tu un docteur parlant japonais?
Konuşan birinin sözünü kesmek kabalıktır.C'est impoli d'interrompre quelqu'un qui parle.
Kapadokyaca konuşanlarla ve dil kullanımları ile ilgili bir araştırma halen hazırlanmaktadır.Un inventaire des locuteurs cappadociens et de leur usage linguistique est actuellement en préparation.
Ulusal televizyon kanalında konuşan Chavez, Wiesenthal Center'ı Washington ile birlikte çalışmakla suçladı.Dans un discours national télévisé, Chávez accusa le Centre Simon-Wiesenthal de travailler avec Washington.
Afrika Fransızca'sı konuşanlar şimdi Frankofon'un önemli bir parçasıdır.Ces francophones d'Afrique forment maintenant la partie la plus importante de la Francophonie.
Afrika dünyada en çok Fransızca konuşan nüfusa sahip olan kıtadır.L'Afrique est ainsi le continent avec le plus de locuteurs du français dans le monde.
Konuşan Angela, “Love of Falling in Love” adlı ilk solo şarkısını da kaydetti.Talking Angela a également enregistré sa première chanson en solo intitulée That's Falling in Love.
Beluçça konuşanların toplam sayısı tahmin etmek zordur.Le nombre de locuteurs est difficile à établir.
Konuşanı 30 kişidir.Il se compose de 30 personnes.
Kendisi takımın en hızlı konuşanı ve gevezesidir.C'est le joueur le plus rapide de l'équipe.
Bu dilleri konuşan halklar Samoyed Halkları adı altında toplanır.Les langues parlées par ces peuples sont dites langues samoyèdes.
Doğu Slavları Doğu Slav dillerini konuşan etnik gruplara verilen addır.Les Slaves orientaux sont les peuples slaves parlant les langues slaves orientales.
Son konuşanının 1981 yılında ölmesiyle dilleri tükenmiştir.Le dernier locuteur natif est décédé en 1981.
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.La majorité des habitants parle le latin, avec des minorités de commerçants grecs et d'esclaves.
Dili konuşan halk, günümüzde Estonya'nın azınlık dilleri arasında yer alma girişimlerinde bulunmaktadır.La population estonienne et sa langue semblent donc descendre directement des habitants de cette époque.
Bu dilde konuşan kişi sayısı, 200 bindir.Le nombre de locuteurs de cette langue est d'environ 12 000.
Yaklaşık 14.5 milyon konuşanı vardır ve bunların 10 milyonu Macaristan'da yaşar.Il est parlé par environ 12,5 millions de personnes, dont les trois quarts vivent en Hongrie.
Katalanca konuşanların çoğu İspanya'da yaşar.La majorité des gens parlant le polonais vivent en Pologne.
Dil bilimi açısından Koyukoncaya yakın olsa da konuşanları sosyal açıdan Değinaklara çok benzer.Utiliser tel ou tel niveau de langue, c'est se situer socialement par rapport à son interlocuteur.
Naukan Yupikçesinin konuşanların sayısı 2005 yılında 50 kişi idi.L'atlas met le nombre de locuteurs à 50 en 2000.
Konuşanlar genelde yaşlı nesillerdir.Les personnages sont souvent des vieillards.
Bu dilleri konuşanlar çoğunlukla Fransızcayı da akıcı biçimde konuşan iki-dilli kimselerdir.Dans les faits, tous les secrétaires généraux parlent ces deux langues couramment.
Toplam 25.000.000 konuşanı vardır.Environ 25 000 locuteurs.
Bu dilin son konuşanı olan Armand Lunel'in 1977'de ölmesiyle Şuadit dili tarihe karıştı.Cette langue est considérée comme éteinte depuis la mort d'Armand Lunel en 1977.
2002 verilerine göre bu dili konuşan nüfus yaklaşık 15.500’dür.En 2002 le nombre de locuteurs était estimé à 15 500.
Bavyeraca (Boarisch), çoğunlukla Bavyera ve Avusturya'da konuşan bir Almanca lehçesidir.Bavarois, un groupe de dialectes allemands, principalement parlé en Bavière.
Dili konuşanların büyük çoğunluğu iki dillidir.La langue est parlée par deux populations.
Konuşan oyuncu seçtiği oyunu deklare eder.Il est nécessaire de préciser le nom du joueur auquel vous voulez parler.
Japonca konuşan biri var mı?¿Hay alguien que hable japonés?
Japonca konuşan herhangi bir doktor tanıyor musun?¿Conoces a algún doctor que hable japonés?
John'la konuşan kız Susan'dır.La chica que está hablando con John es Susan.
John ile konuşan bu kız Susan'dır.La chica que está hablando con John es Susan.
Çok iyi Rusça konuşan birini tanıyorum.Conozco a alguien que habla bien ruso.
Tom'la konuşan kız Mary'dir.La chica que está hablando con Tom es Mary.
John ile konuşan genç adam, Kanadalı bir öğrenci.El joven que está hablando con John es un estudiante de Canadá.
Fransızca konuşan birini tanıyor musun?¿Conoces a alguien que hable francés?
Fransızcayı iyi konuşan birini tanıyorum.Conozco a alguien que habla bien francés.
Hiç Fransızca konuşan birini duydun mu?¿Has oído alguna vez a alguien hablando en francés?
Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.Tom planea contratar a alguien que habla francés.
Fransızcayı iyi konuşan birçok arkadaşım var.Tengo muchos amigos que hablan bien francés.
Fransızca öğrenmenin en iyi yolu Fransızca konuşan bir ülkede yaşamaktır.La mejor forma de aprender francés es vivir en un país de habla francesa.
Tom, Fransızca konuşan birisini arıyor.Tom busca a alguien que hable francés.
Esperanto konuşan birçok arkadaşım var.Tengo muchos amigos que hablan esperanto.
İlgili Sayfalar