konuşabilir ile cümle
konuşabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
O, Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilir.Вона вільно розмовляє французькою.
O, İngilizce konuşabilir mi?Він говорить англійською?
Merhaba. Ben Joe Carlton. Michael ile konuşabilir miyim?Добрий день. Це Джо Карлтон. Чи можу я поговорити з Майклом?
Bay Sato ile konuşabilir miyim?Можу я поговорити з паном Сато?
O, Fransızcayı iyi konuşabilir.Він добре говорить французькою.
Kaç tane dil konuşabilirsin?Скількома мовами ти розмовляєш?
Ben konuşabilirim.Я можу говорити.
Tom'la konuşabilir miyim?Чи можу я поговорити з Томом?
Tom Fransızca konuşabilir mi?Том уміє говорити французькою?
Onunla konuşabilir miyim?Чи можу я поговорити з ним?
Onunla konuşabilir miyim?Чи можу я поговорити з нею?
Bay Sato'yla konuşabilir miyim?Можу я поговорити з паном Сато?
Biz trende konuşabiliriz.Ми можемо поговорити в поїзді.
Biz trende konuşabiliriz.Ми можемо поговорити в потязі.
Onlar Fransızca konuşabilirler.Вони вміють говорити французькою.
Hasta ayrıca tedavi esnasında istediği takdirde terapist ile konuşabilir.Pokud je to potřeba, může s terapeutem komunikovat.
Ayrıca konuşabilir.Nemůže ani mluvit.
Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir.Velmi brzy si najde ve škole přátele.
Sadece bazen İngilizce konuşabilir.Příležitostně překládá z angličtiny.
Fransızca konuşabilir.Hovoří francouzsky.
Akıcı bir şekilde İspanyolca konuşabilir.Mluví plynule španělsky.
Wirt ve Greg'in eve dönmelerine yardım eden mavi bir kuştur ve konuşabilir.Beatrice - Beatrice e pasărea albastră care îi ajută pe Wirt și Greg să-și găsească drumul spre casă.
Fransızca konuşabilir.Vorbește limba franceză.
Sadece bazen İngilizce konuşabilir.Acesta poate vorbi și limba engleză.
Rodos'ta filozofi eğitimi almış ve bu sayede Yunanca'yı iyi seviyede konuşabilir hale gelmişti.A studiat filosofia la Rodos sub îndrumarea lui Archelaus și a învățat să vorbească fluent în limba greacă.
Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler.Personajele nu se mișcă și nici nu vorbesc...
Tom bile Fransızca konuşabilir.Chiar şi Tom poate vorbi franceza.
Ya Çince ya da Rusça konuşabilir misin?Poți vorbi sau limba chineză, sau limba rusă?
Tom'la saatlerce konuşabilirim.Pot vorbi cu Tom ore în şir.
Tom'la saatlerce konuşabilirim.Pot vorbi cu Tom ore întregi.
Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler.Nem mozdul, nem beszél.
Bu yüzden bununla ilgili tam bir güvenle konuşabilirim.Ennyi az, amit egész bizonyossággal mondhatok.
Fransızca konuşabilir.Beszél franciául.
Kuşların ve bütün hayvanların dillerini bilir ve onlarla konuşabilir.Értette a természet nyelvét, tudott beszélni az állatokkal.
Almanca konuşabilir.Beszéljünk németül!
Rodos'ta filozofi eğitimi almış ve bu sayede Yunanca'yı iyi seviyede konuşabilir hale gelmişti.Piaf ezt az egy szót tudta görögül, ezért ezt választotta neki.
Sadece bazen İngilizce konuşabilir.Gyakran használ angol szavakat is.
Batılı tarihçi bu konuda istediği gibi konuşabilir. ^ a b Renan, Ernest.Az eredeti cikk szerkesztőit annak laptörténete sorolja fel. ↑ Bird: Bird, Eric.
1.↑ Türkçe: Almanca konuşmuyorum, ama istersen konuşabilirim.Beklager, jeg snakker ikke norsk = Sajnálom, nem beszélek norvégul Kan du hjelpe meg = Segítene?
Kim İngilizce konuşabilir?Ki tud angolul?
Çince konuşabilirim.Tudok kínaiul.
Çok hızlı konuşabilir ve kimse onun dediğini anlamaz.Joskus hän puhuu niin nopeasti, ettei hänen sanojaan ymmärretä.
Peri hayvanlarla özel bağ kurabilir ve onlarla konuşabilirler.Eläinten kanssa voi jutella ja niille voi suorittaa palveluksia.
Hasta ayrıca tedavi esnasında istediği takdirde terapist ile konuşabilir.Terapeutti sopii potilaan kanssa milloin hän on tavoitettavissa.
Tom Fransızcayı benden daha iyi konuşabilir.Tom osaa ranskaa paremmin kuin minä.
Tom Fransızcayı neredeyse İspanyolcayı iyi konuştuğu kadar iyi konuşabilir.Tom puhuu ranskaa melkein yhtä hyvin kuin espanjaa.
Konuşabilir miyiz?Voimmeko me puhua?
Konu hakkında seninle özel olarak konuşabilir miyim?Voinko puhua tästä asiasta kanssasi kahden kesken?
Fransızcayı ne okuyabilirim ne de konuşabilirim.En osaa lukea ranskaa enkä puhua sitä.
Çok hızlı konuşabilir ve kimse onun dediğini anlamaz.Μιλάει με ατάκες και κανείς δεν τον καταλαβαίνει τι λέει.
Rodos'ta filozofi eğitimi almış ve bu sayede Yunanca'yı iyi seviyede konuşabilir hale gelmişti.Σπούδασε φιλοσοφία στη Ρόδο υπό τον Αρχέλαο, ενώ μιλούσε πολύ καλά την ελληνική γλώσσα.
Bu dillerden birini bilen, diğer dili de ufak bir pratikle konuşabilir.Μερικοί από τους κρατούμενους απλώς γνώριζαν τη γλώσσα ή κάποιες λέξεις της.
Çinceye ek olarak, teyzem İngilizce konuşabilir.Εκτός από τα κινεζικά, η θεία μου μπορεί να μιλήσει και αγγλικά.
Bütün arkadaşlarım Fransızca konuşabilir.Όλοι μου οι φίλοι μπορούν να μιλήσουν Γαλλικά.
Bu yüzden bununla ilgili tam bir güvenle konuşabilirim.Derfor kunne de føle sig helt sikre.
O, hem İngilizce hem Fransızca konuşabilir.Han kan tale både engelsk og fransk.
Birçok Filipinli İngilizceyi, Filipince'yi ve yerel dillerini anlayabilir, yazabilir ve konuşabilir.De fleste filippinere forstår, skriver og snakker engelsk, tagalog og deres respektive lokale språk.
1822 yılında, en az yirmi beş dili ve lehçeyi çok iyi bir şekilde konuşabilir duruma gelmiştir.I 1822 skal han ha kunnet minst tjuefem språk og dialekter, og ha studert mer enn det dobbelte.
İngilizceden baska Japonca da konusabilir.Han kan også gjøre seg forstått på japansk.
Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler.Den kan ikke trekke seg tilbake eller flytte til siden.