konuş ile cümle
konuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, fazla İngilizce konuşamaz.He can't speak much English.
O, neredeyse hiç İngilizce konuşamaz.He can hardly speak any English.
Sadece biraz İngilizce konuşabilir.He can speak just a little English.
Sir William fazla konuşmadı.Sir William did not say much.
Gerçekten başka bir şey konuşmuyorum.I speak nothing but the truth.
Almanlar salatalık yememeleri konusunda uyarıldı.Germans have been warned not to eat cucumbers.
Protesto sesleri gittikçe yükseldiği için onun konuşması duyulamadı.Because the voices of protest grew louder and louder, his speech couldn't be heard.
Tom patronuyla o şekilde konuşarak işini kaybetmeyi göze alıyordu.Tom was risking losing his job by talking to his boss that way.
Ne hakkında konuşuyorsun?What are you referring to?
Letonca konuşabiliyor musunuz?Do you speak Latvian?
Lütfen daha yavaş konuşun!Please speak more slowly!
Burada İngilizce konuşan biri var mıdır?Is there someone here who speaks English?
Tom, Bill'den daha yavaş konuşur.Tom speaks slower than Bill.
Derste başkalarıyla konuşma!Do not talk to others during class!
Erkek kardeşim çok çabuk konuşur.My brother speaks very quickly.
Babam gerçekten çok konuşmaz.My father doesn't really talk much.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Eğer cevabım olmasaydı konuşmazdım.If I wouldn't answer, I wouldn't talk.
Tony senin kadar iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English as well as you do.
Güneylilerin yumuşak karakteriyle konuştu.He spoke with a softness characteristic of southerners.
Kısa sürede konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech on short notice.
Acilen bir konuşma yapmamı rica ettiler.They asked me to make a speech on short notice.
Neden onunla konuşmak istediğini sorabilir miyim?May I inquire why you wish to speak to him?
Sanırım biraz Japonca bilmeme rağmen İngilizce konuşsak iyi olur.Even though I know a little Japanese, I think we'd better speak in English.
Ben seninle daha uygun bir zamanda konuşacağım.I'll speak to you at a more convenient time.
Kore'de hangi diller konuşulur.Which languages are spoken in Korea?
Çok konuştu.She talked a lot.
Konuşma diğer konulara geçti.The conversation moved on to other topics.
Arnavutça konuşabiliyor musunuz?Do you speak Albanian?
Makedonca konuşuyor musunuz?Do you speak Macedonian?
Makedonca konuşabilir misin?Do you speak Macedonian?
Savahilii konuşuyor musunuz?Do you speak Swahili?
Çok hızlı konuşuyorsun.You speak tremendously fast.
İyi Fransızca konuşuyorsun!You speak good French!
Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.I've never met anyone who is agnostic about the existence of Zeus.
Oğlumun okulundaki tüm İngilizce öğretmenleri, anadil konuşurudurlar.All the English teachers at my son's school are native speakers.
Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?Can we really learn to speak a foreign language like a native?
Kedilerinle konuşur musun?Do you talk to your cats?
Köpeğinle konuşur musun?Do you talk to your dog?
Bitkilerinle konuşur musun?Do you talk to your plants?
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?Do you think it's possible for me to ever sound like a native speaker?
Ne hakkınızda konuştuğunu bilmiyorum.I don't know what you're talking about.
Bir yerli gibi konuşacağımı sanmıyorum ve gerçekten konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker and I don't really think I need to.
Onun bir yerli konuşur gibi sesletim yapacağını sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker.
Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.I don't need to sound like a native speaker, I just want to be able to speak fluently.
Ben seninle konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you.
Seninle konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you.
Ana dilini konuşan bir sürü arkadaşım var.I have many friends who are native speakers.
Akıcı olarak konuşan çok arkadaşım var fakat hâlâ yerliler gibi ses çıkaramıyorlar.I have many friends who speak fluently, but still don't sound like native speakers.
Evleneceğim kadın olduğun konusunda aklımda hiç şüphem yok.I have no doubt in my mind you are the woman I'm going to marry.
Sadece seninle biraz konuşmak istiyorum.I just want to talk with you a little while.
Kaza hakkında konuşmanın hoş olmayacağını biliyorum.I know it's going to be unpleasant to talk about the accident.
Ben konuşma şeklini seviyorum.I like the way you talk.
Bugün bu konu hakkında konuşacağımızı asla düşünmedim.I never imagined we'd be talking about this topic today.
Yerli bir konuşurla dört yıl İngilizce çalıştım.I studied English for four years with a native speaker.
Yerli bir konuşur ile dört yıl İngilizce çalıştım.I studied English for four years with a native speaker.
Yerli bir konuşmacı gibi konuşmayı öğrenmek istiyorum.I want to learn to sound more like a native speaker.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Sadece hangi dilleri konuşabildiğinizi merak ediyordum.I was just wondering what languages you can speak.
Keşke bir yerli gibi İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English like a native speaker.
İlgili Sayfalar