Tom kontrol ettirmek için arabasını tamirhaneye getirdi.Tom brought his car to the repair shop to have it checked.
Listeyi kontrol ettim.I checked the list.
Dr. Sadık hastaları kontrol etti.Dr. Sadiq checked on the patients.
Fadıl nihai kontrolü istedi.Fadil wanted the ultimate control.
Fadıl her şeyi kontrol etmek zorunda kaldı.Fadil had to control everything.
Leyla tamamen Fadıl'ın kontrolü altındaydı.Layla was completely under Fadil's control.
Bodrumu kontrol edeceğim.I'll check in the basement.
Fadıl'ın davranışı daha kontrollü ve dengesiz hale geliyordu.Fadil's behavior was becoming more controlling and erratic.
Tom telesekreteri mesajlar için kontrol etti.Tom checked the answering machine for messages.
Tom, ihtiyacımız olan her şeye sahip olup olmadığımıza görmek için kontrol ediyor.Tom is checking to see if we have everything we need.
Tom, onun hayatta olup olmadığını görmek için Mary'nin nabzını kontrol etti.Tom checked Mary's pulse to see whether she was alive or not.
Tom hâlâ onun hayatta olup olmadığını görmek için Mary'nin nabzını kontrol etti.Tom checked Mary's pulse to see if she was still alive.
Sami, Leyla'yı kontrol edemedi.Sami couldn't control Layla.
Tom birinin geride bırakmış olduğu çantanın içeriğini kontrol etti.Tom checked the contents of the bag that someone had left behind.
Kontrolünü kaybetmiş görünüyorsun.You look freaked out.
Durum kontrolümüzü kaybediyoruz.We're losing control of the situation.
Durum kontrolünü kaybediyoruz.We lose control of the situation.
Tom kızgınlığını daha fazla kontrol edemedi.Tom couldn't control his anger anymore.
Duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my emotions.
Keşke duygularımı kontrol edebilsem.I wish I could control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim için zordur.It is difficult for me to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmeyi zor buluyorum.I find it difficult to control my emotions.
Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.Controlling my emotions is not my forte.
Tom robotun kontrolünü kaybetti.Tom lost control of the robot.
İnsan kendi kalbinden başka her şeyi kontrol eder.Man has control over everything but his own heart.
Öfkemi kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my anger.
Leyla kontrolden çıktı.Layla was out of control.
Durum kontrolden çıktı.The situation got out of hand.
Sami hayatını milyon dolarlık anlaşmaları kontrol ederek geçirdi.Sami spent her life controlling million-dollar deals.
Leyla birkaç hafta sonra başka bir kanser kontrolünden geçtiLayla had another cancer check-up a few weeks later.
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.Layla checked Sami's vitals.
Hükümet, şirket çıkarları tarafından kontrol edilir.The government is controlled by corporate interests.
Leyla'nın evi, onun kontrol ettiği tek yerdi.Layla's home was the only place where she had control.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrolden çıktı.Layla's mental state went out of control.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrol dışına çıktı.Layla's mental state went out of control.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Sami çok kontrol ediyordu.Sami was very controlling.
Ses kontrolü solda.The volume control is on the left.
Sami, Ferit'ten Leyla'yı kontrol etmeye gitmesini istedi.Sami asked Farid to go check on Layla.
Sami kontrolsüzce ağlıyordu.Sami was crying uncontrollably.
Sami kontroldeydi.Sami was in control.
Sami kontrol edilmesi gereken bir canavardı.Sami was a beast that needed to be controlled.
Sami çok sahiplenici ve kontrolcüydü.Sami was very possessive and controlling.
Mary telefonunu sürekli kontrol ediyordu.Mary was constantly checking her phone.
Tom geçen hafta gözlerini kontrol ettirdi.Tom had his eyes checked last week.
Lastikleri kontrol etmeyi unutma.Don't forget to check the tires.
Tom bunu kontrol edeceğine söz verdi.Tom promised he'd check on it.
Tom ara kontrolünü bekliyor.Tom is waiting for his check.
Posta kutumu kontrol etmedim.I didn't check my mailbox.
Tom yağı kontrol etti.Tom checked the oil.
Sami, Leyla için doğum kontrol hapları satın aldı.Sami bought contraceptives for Layla.
E-postanızı günde kaç defa kontrol ediyorsunuz?How many times a day do you check your email?
Tom öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor.Tom has difficulty controlling his anger.
Tom bunu kontrol edecek.Tom will check it out.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir duvara çarptı.Tom lost control of his car and crashed into a wall.
Tom sürekli olarak telefonunu kontrol eder.Tom constantly checks his phone.
Bunu hemen kontrol edeceğim.I'll check on that right away.
Tom şimdi bunu kontrol ediyor.Tom is checking it now.
Tom hâlâ kontrol ediyor.Tom is still checking.
Geçen hafta gözlerim kontrol ettirdim.I had my eyes checked last week.