Ana içeriğe geç
Sözlük

kontrolü ile cümle

kontrolü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Senin kalite kontrolünden çok etkilendim.I'm very impressed with your quality control.
Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.It is essential to keep calm in a time of crisis and avoid going haywire.
Bagaj kontrolüne ne zaman başlarsınız?What time do you start check-in?
Büyük Britanya artık dünya politikalarının kontrolünde değil.Great Britain is no longer in control of world politics.
Ben işlerin kontrolünü aldım.I got control of the works.
Kontrolümü kaybetmeye başlarım.I begin to lose control of myself.
Enflasyon kontrolün dışına çıkıyor.Inflation is getting out of control.
Sonunda, o, kontrolünü kaybetti.Finally, he lost his temper.
Geçen yıl sağlık kontrolü yaptırdın mı?Have you had a thorough medical checkup within the last year?
Ben bir sağlık kontrolü yaptırdım.I had a physical checkup.
Biz sosyal bilgiler sınıfında silah kontrolünü tartıştık.We discussed gun control in social studies class.
Durum onların kontrolünden çıktı.The situation got out of their control.
Kontrolümü kaybettim.I'm out of control.
Enflasyon belli bir düzeye ulaştığında Hükümetler genellikle fiyat kontrolüne başvururlar.Governments usually resort to price control when inflation has reached a certain level.
Sanayideki büyük firmalar kontrolü ellerinde tutarlar.The large firms in the industry call all the shots.
İsyancılar başkentin kontrolünü ele geçirdiler.The rebels took control of the capital.
O kolayca kontrolünü kaybeder.He loses his temper easily.
Öfkesi benim kontrolümden çıktı.Her anger has gone out of my control.
O, onun kontrolü altında.He has her under his thumb.
Ben doğum kontrolü kullanıyorum.I use birth control.
Doğum kontrolü için bir prezervatif kullandın, değil mi?You used a condom for birth control, right?
O, haberi duyduğunda kontrolü kaybetmişti.She freaked out as she heard the news.
Doktor ona kapsamlı bir sağlık kontrolü yaptı.The doctor gave her a thorough check-up.
O, bacaklarının kontrolünü kaybetti.He lost control of his legs.
Japonya Mançurya'nın kontrolünü istiyordu.Japan wanted control of Manchuria.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Japonya ordusu 1931 yılının sonlarında Tokyo hükümetinin kontrolünü ele geçirdi.Japan's army took control of the government in Tokyo in late 1931.
Franko'nun güçleri İspanya'da kontrolü ele geçirdi.Franco's forces took control in Spain.
Anlaşma, İngiltere'ye Mısır'ın kontrolünü verdi.The agreement gave Britain control over Egypt.
Kral George 1752'de koloninin kontrolünü aldı.King George took control of the colony in 1752.
Batı Berlin, Sovyet kontrolü olmadan kalacaktı.West Berlin would remain free of Soviet control.
Batı Berlin Sovyet kontrolünden çıkacaktı.West Berlin would remain free of Soviet control.
Batı Berlin Sovyet kontrolünden muaf kalacaktı.West Berlin would remain free of Soviet control.
Tom'la ilgili özgeçmiş kontrolü biraz şüpheli çıktı.The background check on Tom turned up suspiciously little.
Tom kesinlikle bu şirketin kontrolüne sahip.Tom definitely has control of this company.
Tom kontrolü kaybetti.Tom has lost control.
Tom silah kontrolünün lehinde.Tom is in favor of gun control.
Tom sınıfın kontrolünü kaybetti.Tom has lost control of the class.
Bu üs artık bizim kontrolümüzde.This base is now under our control.
Her şey kontrolümüz altında.We have everything under control.
Olanlar Tom'un kontrolünün dışındaydı.What happened was out of Tom's control.
Olanlar kontrolüm dışındaydı.What happened was out of my control.
Robotlar bir gün kontrolü ele alacak, bundan emin ol.The robots will gain control one day, be sure of that.
Tom kontrolünü kaybetti.Tom lost control.
Kontrolü kaybettim.I lost control.
Kontrolü kaybediyorum.I'm losing control.
Tom kontrolü kaybediyor.Tom is losing control.
Sen kontrolünü kaybettin, değil mi?You freaked out, didn't you?
Benim durum üzerinde hiçbir kontrolüm yoktu.I had no control over the situation.
Her şey kontrolüm altında.I've got things under control.
Bunun üzerinde hiç kontrolüm yok.I have no control over it.
Onun üzerinde kontrolüm yok.I have no control over that.
Bizim kontrolümüz ötesindeki koşullar nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.Due to circumstances beyond our control, we had to postpone the meeting.
Pilot kontrolü kaybetti ve uçağı dalışa geçti.The pilot lost control and the plane went into a dive.
Tom durumun kontrolünü eline aldı.Tom took control of the situation.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti.Tom lost control of his car.
O benim kontrolümde değil.It's out of my hands.
O bizim kontrolümüzde değil.It's out of our hands.
Bu benim kontrolümde değil.This is out of my control.
Ben kontrolü kaybetmek üzereyim ve sanırım bunu seviyorum!I'm about to lose control and I think I like it!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod