Sally bir gün önce aldığı kontak lensleri kaybetti.Sally lost the contact lenses she had bought the day before.
Kontak lenslerimi arıyorum.I'm looking for my contact lens.
Kontak lenslerle uyuyakaldım.I fell asleep with my contacts in.
Kontak lenslerini buldun mu?Have you found your contact lenses?
Kontakt lens kullanıyorum.I wear contact lenses.
Ben işimde her çeşit insanla kontak kurarım.I come into contact with all kinds of people in my work.
O, gözlüğünü çıkardı ve kontak lenslerini taktı.She took off her glasses and put her contacts in.
Kontakt kullandığımda gözlerim kuruyor ve kızarıyor.When I use contacts, my eyes feel dry and become red.
Kontakt lens takmaya ne dersin?How about wearing contact lenses?
Biz varır varmaz sizinle telefon vasıtasıyla kontak kuracağız.We'll contact you by phone as soon as we arrive.
Tom kontak lenslerini masanın yanında buldu.Tom found his contact lens near the table.
Tom bir kontakt lens kaybetti.Tom lost a contact lens.
Kontakt lenslerim gözlerimi kurutuyor. Damla mı kullanmam gerekiyor?My contact lenses make my eyes dry. Should I use drops?
Burada Kontaktlos ile ödeme yapabilir miyim?Can I pay here via Kontaktlos?
Sen senin kontakt lenslerini buldun mu?Did you find your contact lenses?
Kontak lenslerle, gözlükle elde edeceğinden daha doğru görüşü elde edersin.With contact lenses, you have more accurate vision than you would with glasses.
Tom arabayı düz kontak yapmaya çalıştı.Tom tried to hotwire the car.
Biz başka gemiyle kontak kurmayı denedik.We tried to contact the other ship.
Tom'la daha fazla kontak kurmak istemiyorsan, benim için hava hoş.If you don't want to have any more contact with Tom, that's fine with me.
Kontaktlarınıza beni eklediğiniz için teşekkürler.Thank you for adding me to your contacts.
O kafadan kontaktır.He's nuttier than a fruitcake.
Ben senin bizimle kontak kurmayı denediğine inanırım.I believe you've been trying to contact us.
Kontak lenslerimi hâlâ bulmadım.I still haven't found my contact lens.
Tom kontakt lenslerini bulamazdı.Tom couldn't find his contact lens.
Tom bir arabayı düz kontak yaparken yakalandı.Tom was caught hot-wiring a car.
Tom'a seninle kontak kurmasını söyleyeceğim.I'll tell Tom to contact you.
Yarın benimle kontak kur.Establish contact with me tomorrow.
Tom anahtarlarını kontakta bıraktı.Tom left his keys in the ignition.
Tom benim onun kontak lenslerini bulmasına yardım etmemi istedi.Tom asked me to help him find his contact lens.
Kontakt lensimi bulmama yardım edin.Help me find my contact lens.
Tom benim kontakt lensimi buldu.Tom found my contact lens.
Tom Mary ile telefonla kontak kuramadı.Tom hasn't been able to contact Mary by phone.
Tom'la kontak kuramadık.We haven't been able to get in touch with Tom.
Tom'la nasıl kontak kuracağımızı bile bilmiyoruz.We don't even know how to contact Tom.
Tom'la kontak kurmak mümkün olabilir.It might be possible to contact Tom.
Yardıma ihtiyaçları olursa bizimle kontak kurmalarını söyledim.I told them to contact us if they needed help.
Tom kafadan kontak.Tom is as nutty as a fruitcake.
Gelmeden önce seninle kontak kurmamız gerektiğini Tom'a söylemeye çalıştım.I tried to tell Tom we should've contacted you before coming.
Tom'la nasıl kontak kuracağını biliyor musun?Do you know how to contact Tom?
Onunla kontak kurmaya çalıştım.I've tried to contact him.
Belki de onunla kontakt kurmamız gerekir.Perhaps we should contact her.
Tom kontakt lensleri takılıyken uyumaya gitti.Dan went to sleep with his contact lenses in.
Tom anahtarı kontakta bıraktı.Tom left the key in the ignition.
Ne tür bir kafadan kontak, böyle bir şey söyler?What kind of a madman would say something like that?
Ne kadar süredir kontak lens takıyorsun?How long have you been wearing contacts?
Ne zaman kontak lens takmaya başladın?When did you start wearing contacts?
Tom'un kontak lenslerini bulamadık.We couldn't find Tom's contact lens.
Onlar bizimle şimdi kontak kurmalıydı.They should've contacted us by now.
Ne zaman kontak lens kullanmaya başladın?When did you start using contact lenses?
Anahtarları kontakta bıraktım.I left the keys in the ignition.
Anahtarları kontakta bıraktı.I left the keys in the ignition.
Gözlükler benim için kontakt lenslerden daha kullanışlıdır.Glasses are more convenient for me than contact lenses.
Anahtarı asla kontakta bırakma.Never leave the key in the ignition.
Renkli kontak lensler takmaya başlamam gerektiğini düşünüyor musun?Do you think that I should start to wear coloured contact lenses?
Anahtarlar kontakta.The keys are in the ignition.
Kontakt lensleri olmadan açıkça göremez.Without her contact lenses, she can't see clearly.
Tom'la kontak kuracağım.I'll contact Tom.
Kafadan kontak biri.She is a wacko.
P337 Göz tahrişinin geçmemesi halinde: P338 Kontakt lens, varsa ve çıkarması kolaysa, çıkarın.P337: If eye irritation persists: P338: Remove contact lenses if present and easy to do.
Altın kolay oksitlenmemesi sebebiyle elektriksel kontaklarda kullanılır.Gold is commonly used in electrical contacts because it does not easily corrode.