Justin Bieber: Never Say Never' 2011 yapımı sanatçı Justin Bieber'a ait olan 3D konser filmi.Justin Bieber: Never Say Never è un film del 2011 diretto da Jon Chu.
Festivals and other miscellaneous performances A Bu konser "Summerfest" kapsamında yapılmıştır.Il discorso musicale di And Then Nothing proseguì, invece, con il successivo Summer Sun.
Rotterdam Konservatuvarı'nda ders verdikten sonra emekliye ayrıldı.Si è laureato al conservatorio di Rotterdam.
Konser ve sosyal aktiviteler için de kullanılır.L'impianto viene anche utilizzato per l'organizzazione di concerti ed altre manifestazioni pubbliche.
Konser, Çin'deki 'Fransa Yılı' kutlamalarında yapılmıştır.L'SSO ha fatto un tour dell '"Anno della cultura franco cinese in Europa"..
Los Angeles'taki beş konser, 27 Ocak 1989'da son buldu.Il tour si concluse a Los Angeles il 27 gennaio 1989.
Joseph bar ve kabarelerde piyanistlik yaparken, Olga ise konservatuvara gidiyordu.Joseph è pianista di bar e di cabaret, Olga canta al conservatorio russo.
Orkestranın asıl konser salonu Kulturforum'dur.La sua sala concerti principale è la Music Hall.
Britanyalı elektronik müzisyeni Andi Fraggs, "Wow"ın uyarlamasını konserlerinde icra etti.Il musicista di musica elettronica britannico Andi Fraggs, che la ripropone anche dal vivo.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.È un giocatore molto amato dai tifosi.
İstanbul'da ise 4 konser verildi.In Italia vennero distribuiti soltanto quattro episodi.
Bir müzik grubuyla konserler veren Günsür, dört yıl boyunca restoran işletmiştir.Il suo lavoro è suonare i piatti in un'orchestra, per quattro volte in tutto.
Who's That Girl World Tour, Amerikalı sanatçı Madonna'nın 1987 yazında çıktığı konser turnesi.Who's That Girl è un brano della cantante statunitense Madonna uscito nel 1987.
Dünyadaki en büyük ve akustik olarak en ileri konser salonlarından biridir.È una delle sale di concerto più grandi ed acusticamente avanzate a livello mondiale.
Konserlerinden sonra grup arkadaşları ve hayranlarıyla konuşmayı sever.Adora le lunghe chiacchierate con amici e conoscenti.
New York'taki konserde "Jewels n' Drugs" söylenirken T.I. da sahneye çıkarak Gaga'ya eşlik etti.Durante la performance a New York, il rapper T.I. si è unito a Gaga sul palco per eseguire Jewels N' Drugs.
1957'de Erivan Devlet Konservatuvarı'na girdi ve müzik yeteneği keşfedildi.Si iscrisse al Conservatorio Statale di Erevan nel 1957 e il suo talento canoro divenne subito chiaro.
Konsere geçen yıllarda katılan on beş ülkenin şarkıcıları katılmıştır.I musicisti che hanno partecipato al progetto nel corso degli anni sono stati una cinquantina.
Gökhan Semiz şarkıyı konser turnesine de dahil etmiştir.Anche Vasco Rossi vi ha tenuto un concerto.
Albüm sadece solo konserlerde sattı.L'album è disponibile solo nei concerti nel dal suo negozio online.
2001'de New York'un ünlü konser salonu Carnegie Hall'de bir resital verdi.Nel 1990 appare in un concerto indipendente al Carnegie Hall di New York.
Bu albümler büyük başarı kazandı ve Yeni Türkü yurtdışı ve yurtdışında konserler verdi.Artisti popolari, tuttavia, viaggiarono all'estero e riportarono nuovi stili e tecniche.
Şu anda Kazakistan'ın başkenti Astana'da ulusal konservatuvar ile yarışmaktadır.La capitale cinese ha vinto la concorrenza della città kazaka di Almaty.
Øyvind konserlerde grupta yer alır ancak hiçbir stüdyo kaydında bulunmamıştır.Tuttavia, partecipò solo ad esibizioni live, non registrando alcun materiale in studio.
1990-91 seneleri konserler geçti.In quell'anno tennero circa 180 concerti.
İlk halk önünde çalışını 1896'da Collone Konserleri'nde Beethoven'ın 3. Piyano konçertosu'nu çalarak yaptı.Debuttò al Concerts Colonne nel 1897, suonando il Terzo Concerto per pianoforte di Beethoven.
17-18-19 Ekim'de ilk solo konserleri 'THE RED BULLET'i gerçekleştirdiler.Tra il 18 e il 20 agosto hanno tenuto il loro primo concerto, intitolato The Red Room.
Türkiye'de ve Almanya'da çok sayıda konser verdi, televizyon programlarına katıldı.Quello stesso anno viaggio a Cuba e in Messico, partecipando a una serie di programmi televisivi.
1949 yılında Batı’da ilk konserini Helsinki'de verdi.Nell'ottobre del 1949 diede il suo primo concerto in Occidente, suonando il Concerto di Sibelius a Helsinki.
16 Eylül 2011'de yaklaşık 50.000 kişinin katıldığı büyük bir konser verildi.Il 20 aprile vi fu una dimostrazione anti-governativa a cui parteciparono in 50 000.
Ve Anna burada 20,000 kişilik bir konser verdi.Lepa Brena ha tenuto un concerto davanti a 60.000 persone.
Paris ve Londra'daki aristokratların evindeki resitallerde, konser salonlarında olduğu kadar başarılı değildi.Tuttavia, non ha trascorso tanto tempo nei salotti e nei club di Parigi come molti dei suoi personaggi.
Madonna, 1990-2009 arasında mekânda biletleri önceden tükenen 19 konser verdi.Tra il 1990 ed il 2001 la SF aveva già prodotto 12 episodi.
Bunları çeşitli konserlerde icra etti.Cantò anche in diversi concerti.
Konser için iki bilet aldım.Я купил два билета на концерт.
Bu gece bir konsere gitmeyi planlıyorum.Сегодня вечером я планирую пойти на концерт.
Konser başlamak üzeredir.Концерт вот-вот начнётся.
Konser alanı o kadar geniş bir seyirci kitlesiyle doluydu ki, ayakta duracak yer bile yoktu.Зал был забит таким большим количеством слушателей, что даже негде было встать.
Berbat bir konserdi.Концерт был ужасен.
Amsterdan konserinin tamamı 1998 yılında "The Night Watch" ismiyle yayınlanmıştır.Полная запись с концерта в Амстердаме была выпущена в 1998 году под названием The Night Watch.
Okulun pedagojik personeli çoğunlukla Rusya konservatuarlarının mezunlarıydı.Педагогический состав училища в основном состоял из выпускников русских консерваторий.
Bu dönemde Barrett ve Gilmour beraber akustik konserler veriyorlardı.Также в это время Барретт и Гилмор иногда давали совместные акустические концерты.
Hong Kong, 27-28 Aralık’ta grup ilk konserleri Super Junior-M Show’u düzenledi.27 и 28 декабря группа провела концерты Super Junior-M Show в Гонконге.
Super Junior tüm dünyada 100 konser vermiş ilk Koreli sanatçıdır.Super Junior стали первыми артистами из Корея, отыгравшими 100 концертов по всему миру.
Madonna tek bir konserde 7 kez kostüm değiştirdi.7 костюмов сменила Мадонна за время выступления.
Salzburg Mozarteum Orkestrası özel konseri, Salzburg, Avusturya (22 Temmuz 2000).Концерт зальцбургского оркестра Моцартеум, Зальцбург, Австрия (22 июля 2000).
TAGO Golden Yıldönümü konseri, Londra, Birleşik Krallık (Temmuz 1997).Концерт, посвященный Золотому юбилею TAGO, Лондон, Великобритания (июль 1997 г.)
2010 yazında Ermenistan Filarmoni Orkestrası ile konser vermiştir.Летом 2010 году группа выступила с филармоническим оркестром Армении.
22 Temmuz'da EXO üçüncü solo konser turları The Exo'rdium'a başladı.22 июля стартовал третий концертный тур Exo Planet 3 — The Exo’rdium.
İkinci bir konser albümü, Alive II, 14 Ekim 1977'de yayınlandı.В 1977 году был также выпущен и второй концертный альбом — Alive II, а именно 14 октября 1977 года.
Eminem Ağustos 2013'te Avrupa'da dört konser verdi.В августе 2013 года Эминем дал четыре концерта в Европе.
Ramzi Yassa özel konseri, Seattle, ABD (Mayıs 1994).Частный концерт Рамзи Яссы, Сиэтл, США (май 1994 г.).
İlk konser için biletler 12 Nisan'da satışa çıktı ve 20 dakika içerisinde tükendi.Первая часть билетов поступила в продажу 12 апреля, и всё было распродано менее чем за 20 минут.
Mick Jagger, aynı zamanda Tina Turner'la birlikte Philadelphia'da konser verdi.Помимо этого, Джаггер выступил с Тиной Тёрнер на концерте в Филадельфии.
Konser yaklaşık üç saat sürdü.Концерт длился более трёх часов.
Bu kullanımı kolay tasarım, en popüler konserve açacağı modellerinden biri haline gelmiştir.Этот простой в использовании дизайн стал одним из самых популярных в моделях консервных ножей.
Bu konserler Live 8 olarak adlandırıldı.Он назвал её Live 8.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.Его музыка, как и его политическая деятельность, обрекала его концерты на успех.
1984 yılında tamamlanan yeniden yapım sonrasında tiyatro bir konser salonu haline gelmiştir.После окончания в 1984 году реконструкции он стал Концертным залом.
Lady Gaga bir konsere giderken trenle Springfield'tan geçer.Леди Гага проезжает через Спрингфилд на собственном поезде.