Ana içeriğe geç
Sözlük

konsept ile cümle

konsept kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.Ao olhar para esse conceito, precisamos ter a mente aberta, mas não tanto.
Bu konsept Simon Anholt tarafından geliştirilmiştir.O conceito e o índice foram desenvolvidos por Simon Anholt.
Bu konsept daha yüksek boyutlara da uygulanabilir.Esta ideia pode ser estendida para dimensões mais altas.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Madonna reconheceu mais tarde que ela não tinha entendido o conceito de sua mãe morrer.
Bölümün orijinal konsepti, George Meyer tarafından yazılan dizi fikirlerindeki birkaç replikten ortaya çıktı.O conceito original do episódio veio de algumas ideias para o seriado escritas num caderno de George Meyer.
Roddenberry'nin orijinal konseptinde kahraman "S.S. Yorktown" kaptanı Robert April'di.Em seu conceito original, o protagonista era o Capitão Robert April da nave estelar SS Yorktown.
Matt Groening'e göre, şov, komedi şovu SCTV'den geniş bir yardımcı oyuncu konseptini benimsedi.De acordo com Matt Groening, o show adotou o conceito de um grande elenco de apoio de uma sitcom.
Bu konsept Japonya'da meşhur olan kız grubu Morning Musume çok benziyordu.Este conceito de formação rotativo seria inspirado no girl group japonês Morning Musume.
"Üst düzey bir konsept ya da diziyi kendisi gibi olmaktan çıkaracak bir şey" istemiyorlardı.Eles não queriam fazer "algo de elevado conceito ou levar a série para fora da série".
Uzay gemileriyle yıldızlar arası yolculuk konsepti bilim kurgunun temel öğelerinden biridir.O conceito de viagem interestelar em espaçonaves é uma matéria-prima básica da ficção científica.
The Guardian'dan Dorian Lynskey'ye göre klibin konsepti "üst düzey erotik"ti.De acordo com Dorian Lynskey do The Guardian, o grupo parece "positivamente régio" na capa do álbum.
1981'de ilk Porsche 911 cabriolet konsept otomobili Frankfurt motor fuarında tanıtıldı.Em 1981 um concept car cabriolet foi apresentado no Salão de Frankfurt.
Sanatçı, konseptin albüm adına bir gönderme olduğunu belirtti: "insanın kendisinden çıkan iyi ve kötü şeyler".Em seu livro Súplicas de Um Necessitado, afirma que "é uma arte sentir-se pobre e necessitado.
Bir süre bu konsept sanatının animasyon projesi için olduğu düşünüldü.Acreditava-se por um tempo que existia um conceito de arte para a animação.
Bu Güneş sisteminin konseptidir.Vistas do Sistema Solar.
Ancak, ilk olarak yıldızlararası uzay konseptinin temelini kabullenmek zorundadırlar.Há uma necessidade de você cuidar primeiro do seu astral.
Gaga, ilk albümüyle bu çalışmasını Yin ve yang konseptiyle karşılaştırır.Gaga comparou a sensação de seu álbum de estreia e The Fame Monster com o conceito Yin e yang.
Oyunun hikâyesi ise Amerikan istisnacılığı konsepti üzerinden anlatılmaktadır.Um dos temas dentro do destino manifesto é a ideia do excepcionalismo americano.
Ayna evresi, Jacques Lacan'ın psikanaliz teorisinde bir konsepttir.A reflexão de Jacques Lacan provém da psicogênese da loucura.
Filmin konsepti, Ölüler Günü adlı Meksika tatiline dayanmaktadır.De film heeft als thema het Mexicaanse feest Dag van de Doden.
Renault Captur'un Konsept arabası Renault tarafından 2011 yılında Cenevre Otomobil Fuarında açıklanmıştır.Een concept model met de naam Captur werd door Renault getoond op de Autosalon van Genève in 2011.
AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.De neogrammatische stelling is tegenwoordig vrij algemeen geaccepteerd.
2004 Opel Astra Yüksek Performanslı Konsept - 2005 Opel Astra H OPC'nin bir versiyonu.2004 Opel Astra High Performance Concept - Een studiemodel van de latere Astra (H) OPC.
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.In de loop van het verhaal is dit handig.
'Sleep'in konsepti de buna benziyordu.Coué's standpunt is als volgt:
Bu Güneş sisteminin konseptidir.Dit komt door het gebruik van het solerasysteem.
Videonun tüm konsepti Spears'a aittir.Het idee voor de clip kwam van Spears zelf.
Ayna'nın konsepti 1964'lere kadar geri gitmektedir.De historie van het museum gaat terug tot 1965.
Şu an ikinci sezonu yeni üyeler ve yeni konsept ile devam etmekte.Het eerste seizoen in de First Division begon met een nieuwe manager en een nieuw tenue.
Fransız Roland Moreno 1974'te hafıza kartı konseptini patentledi.De chipkaart is uitgevonden door de Fransman Roland Moreno in 1974.
Etkinliğin konsepti olarak maçlarda masa, merdiven ve sandalye kullanılması serbest olmuştur.In deze wedstrijden maken worstelaars gebruik van tafels, ladders en stoelen om een tegenstrever te verslaan.
Tüm binominal opsiyon modellerinin hepsi, bu orijinal konseptten köken almıştır.Alle incarnaties van de Transformers zijn gebaseerd op dit kernconcept.
Dinin ana konsepti Japonca'da johrei olarak geçen şifa ritüeline dayanır.Japan daarentegen, accepteert meer dat schattigheid onderdeel is van de mode.
Daha sonra Bahrain’e taşınarak Mövenpick ve Marriott hotels için aşçılık konseptleri geliştirmiştir.Następnie przeniósł się do Bahrajnu, gdzie kreował kulinarne koncepty dla hoteli Mövenpick i Marriott.
New York dergisi video konseptinin Beyoncé'nin Gaga'yı hapisten kurtarması olduğunu yazdı.Magazyn New York napisał, że koncepcja teledysku zakłada, iż Beyoncé uwolni z więzienia Gagę.
Video ardından "Let's Make a Sandwich" adlı televizyon programı konseptine dönüyor.Wideo ukazuje kolejno scenę zwaną "Let's Make a Sandwich".
Albüm bir savaş yüzünden parçalanan bir ailenin öyküsünü anlatan konsept bir albümdü.Jest to zarazem album koncepcyjny opowiadający historię rodziny rozdzielonej przez wojnę.
'Sleep'in konsepti de buna benziyordu.Uczucia Sonei były podobne.
Grubun beyni Gildenlöw 1996'dan beridir kafasında belli bir konsept oluşturmaya çalışıyordu.Daniel Gildenlöw dopracowywał swój pomysł już od 1996 roku.
AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.Pogląd Tannery'ego jest jednak obecnie szeroko odrzucany.
Konsept Apple Macintosh'a taşındı.Wykorzystywany był głównie na platformie Apple Macintosh.
Bu Güneş sisteminin konseptidir.Opierał się na systemie słonecznym.
Markanın ilk konsepti "İnce ve yumuşak keten için" ilkesine dayanıyordu.Projekt krzesła stanowił odpowiedź na zapotrzebowanie na tanie i proste krzesło.
Etkinliğin ardından ArtRave'in konseptini alarak ArtRave: The Artpop Ball turnesini ortaya çıkardı.Wykonywana była podczas trasy koncertowej ArtRave:The ARTPOP Ball.
Üretimde bu konsept kanban olarak anılır.Tę wersję uznaje się za kanoniczną.
Aynı konseptteki Year Zero albümü de 2007'de yayınlandı.W 2007 ukazał się album Year Zero.
Araç, 1993 yılındaki aynı adlı konsepte dayanmaktaydı.Nazwa apelu została przejęta przez założoną w 1993 r.
1981'de ilk Porsche 911 cabriolet konsept otomobili Frankfurt motor fuarında tanıtıldı.W 1983 roku Porsche zaprezentowało pierwszy model 911 w wersji kabriolet.
Ancak genellikle nesnenin açısal hızı değişmemektedir ( bu konsept fizikte tork olarak adlandırılır).Ponadto często zmienia kolor włosów (jest to jego przyzwyczajenie po ucieczce a nie cecha biologiczna).
Bu konsept, şu durumda yararlıdır.Taka polityka jest więc w tym wypadku skuteczna.
Konsept albüm formatındaki çalışma, fantastik öğeler içeren bir öyküye dayanmaktadır.Jednak zawarte w formie tekstu opowieści związane z fantastyką czynią z niego album koncepcyjny.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Konceptet med hästkrafter har utvecklats i många av varumärkets annonser under cirka tjugo år.
Amerikan Rüyası ve materyalizm temalarını tekrarlayan bir konsept albüm olarak ortaya çıktı.Det kan betraktas som ett konceptalbum med amerikanska drömmen och materialism som återkommande teman.
Bu nedenle, Boyle’ın 1660’daki yayımı mekanik bir konsept hakkındadır: Havalı susta körüğü.På grund av detta beskrev Boyle 1660 istället ett mekaniskt koncept, något han kallade en luftfjäder.
Esasen karakter, Ronald Reagan'dan ilham alınmıştı fakat sonradan bu konsepten vazgeçildi.Från början var hans figur inspirerad av Ronald Reagan, men de liknelserna kom senare att upphöra.
Elektrik alan konsepti Michael Faraday tarafından oluşturuldu ve tanıtıldı.Konceptet elektriskt fält introducerades av Michael Faraday.
'LoveGame' tamamen New York konseptli bir klip.Yeah Yeah Yeahs är ett New York-baserat indierockband.
Nükleer paylaşım, NATO'nun nükleer caydırıcılık politikasında bir konsept.Kärnkraftsfrågan är en politisk debatt om hur kärnkraft ska användas.
Tüm binominal opsiyon modellerinin hepsi, bu orijinal konseptten köken almıştır.Alla moderna bildförstärkare arbetar enligt denna princip.
Hikâyeyi ilk olarak yazıya dökmek, genel hatlarıyla konsepti belirlemek için kullanılır.Den används främst för att markera slutet av en mening.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod