Ana içeriğe geç
Sözlük

konsantre ile cümle

konsantre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Petrol, güneş enerji konsantresidir.Basically, oil is solar-energy concentrate.
Odaklanmaya başlıyor. Konsantre olabilir.He's beginning to focus, he can concentrate now.
Ama şimdi elimde ultra saf yüksek konsantre olandan var."You know that Krebiozen that you got, that was a tainted version, not so good.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.You have to really concentrate to pick up any of the changes at all.
Bu yüzden çocukların konsantre olmaları çok güçtü.So, it was hard for students to concentrate inside.
Zaten eğitimli olduğunuz için, konsantre olmama izin verin, gözlerimi kapayım.Now like a Karajan.
"Çok uzaktayız, balıklarımızdan doğan atıklar dağılıyor, konsantre değiller.""We're so far out, the waste from our fish gets distributed, not concentrated."
Neden iyileşmeniz için konsantre olmuyorsunuz?Why don't you concentrate on your recovery?
Sen konsantre olamıyorsun.- You're not concentrating.
Ticari "konsantre" hidroiodik asit genellikle kütlece % 48-57 HI içerir.Commercial "concentrated" hydroiodic acid usually contains 48–57% HI by mass.
Açıldığında ise depolanmış ve konsantre safra duodenuma çıkar.When open, the stored and concentrated bile exits into the duodenum.
Çalışmaya konsantre olmaWorking concentrated
Whey konsantreleri gibi, whey izolatları da hafif süt tadındadır.Like whey protein concentrates, whey protein isolates are mild to slightly milky in taste.
SGN şarapları zengin, konsantre aromalara sahip tatlı şaraplardır.SGN wines are sweet dessert wines with rich, concentrated flavours.
Konsantre HCl'nin eklenmesi, aquo kompleksini bir anasyon işlemi yoluyla tekrar klorüre dönüştürür.Addition of concentrated HCl converts the aquo complex back to the chloride, via an anation process.
Yoğunluktaki artış tipik olarak konsantre optikler (lens, mercek vb.) kullanılarak gerçekleştirilir.The increase in intensity is typically accomplished by using concentrating optics.
1995'te Nancy Wilson, ailesine konsantre olmak için müziğe ara vermeye karar verdi. [1] [2]In 1995, Nancy Wilson decided to take a break from music to concentrate on raising a family.[57][58]
Han kuvvetleri bu noktada dağıldı ve Hiung-nu'yu yakalamak için zamanında konsantre olamadı.The Han forces were scattered at this point, and unable to concentrate in time to catch the Xiongnu.
Anılarını yazmaya konsantre olmaya çalıştı ama hastalığı nedeniyle başarılı olamadı.Er hatte geplant, seine Memoiren zu schreiben, kam aber aus gesundheitlichen Gründen kaum dazu.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Aber ich hätte nicht gedacht, wie sachlich so etwas abläuft.
Konsantre oluyorlardı.Elles se concentraient.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.On se rend compte à quel point nous sommes programmés.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Le joueur doit donc être vigilant quant à la façon d'aborder les suspects.
Bu şekilde elde edilen konsantre >%99,99 saftır.Ce matériau doit être pur à 99,99 %.
Yorgunken konsantre olamıyorum.No puedo concentrarme cuando estoy cansado.
I2O5, SO3 ve S2O6F2 ile iyodil tuzları oluşturur, konsantre sülfürik asit ile ise iyodosil tuzları oluşturur.El I2O5 forma sales yodilo, , con SO3 y S2O6F2, pero las sales yodosil, , con ácido sulfúrico concentrado.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Es importante entender qué tan significativa fue esta idea.
Tom konsantre olmuyor, değil mi?Tom non si sta concentrando, vero?
Konsantre şekilde kaliforniyum üzerindeki ilk deneyler 1958'de yapıldı.Il primo esperimento con utilizzo di californio in forma concentrata fu effettuato nel 1958.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.La persona deve fare attenzione alla guida.
Ticari "konsantre" hidroiodik asit genellikle kütlece % 48-57 HI içerir.L'acido iodidrico che si trova in commercio generalmente contiene dal 48% al 57% di HI.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Non è chiaro quanto sia diffusa questa pratica.
I2O5, SO3 ve S2O6F2 ile iyodil tuzları oluşturur, konsantre sülfürik asit ile ise iyodosil tuzları oluşturur.I2O5 forma il catione , con SO3 e S2O6F2, ed il catione , con acido solforico concentrato.
Etkileyecek olan bakışlarını diğeri üzerinde sabitleştirir, onu etkilemek üzere niyetlerine konsantre olur.Qualcosa stava contenendo i suoi poteri, focalizzandoli su qualcos'altro.
Doğruca oteldeki odama gidip uyuyorum ve sabahleyin bir şeyler yemeye konsantre oluyorum.Vado in cucina e comincio a fare colazione.
Kahveli sütün ana maddesi olan kahve şurubu, tatlandırılmış konsantre kahvedir.Io invece dico: la linea del caffè ristretto, del caffè concentrato...
Onun söylediklerine konsantre oldum.Я сосредоточился на том, что он говорил.
Konsantre olabilecek bir durumda değilim.Я не в состоянии сосредоточиться.
Senin yüzünden konsantre olamıyorum.Ты мешаешь мне сосредоточиться.
2005 Faaliyet Raporu'na göre Şirket 200'den fazla ülkede konsantre, şuruplar ve içecek satıyor.Компания продаёт концентраты, сиропы и напитки более чем в 200 странах.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Трудно представить себе, какая громадная была проделана работа мысли.
Dezavantajı ise konsantre olunmamış benzer borsalarda takas(değiş tokuş) yapılmasıdır.Подобно безумному призраку, который ничего не принимает и не отвергает.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Ведущий должен внимательно следить за этим.
Filme konsantre olmasına rağmen eğitimine başarılı bir şekilde devam etmiştir.وعلى الرغم من تركيزها على الأفلام إلا أنها أتمت تعليمها بشكل ناجح.
İfrikiye'den gelen Berber asıllı göçmenler adanın güneyinde konsantre oldular.وكل مُهاجر خارج شبه الجزيرة يُهجر إلى الغرب.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.إيضاخ الدلالة في وجوب الحذر من أصحاب الضلالة.
Bebek formülleri toz, sıvı konsantre ve yemeye hazır formlarda gelir.تأتي تركيبات الرُضع في شكل مسحوق، سائل مركز، وأشكال جاهزة للتغذية.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.ومن غير المعروف مدى شيوعا حدوث هذه الحالة.
Ticari "konsantre" hidroiodik asit genellikle kütlece % 48-57 HI içerir.O ácido iodídrico comercializado contém geralmente de 48% a 57% de HI.
Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.Por isso, o piloto deve tomar cuidado.
Albay Nakagawa özellikle iç savunma mevzilerine konsantre olmuştu.O Coronel Nakagawa concentrou todas as suas forças no interior da ilha.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Isso garante a intensidade no qual o assunto será recebido.
Bu şekilde elde edilen konsantre >%99,99 saftır.De acordo com a mesma fonte, a precisão desse instrumento era de 99,99%.
Yorgunum ve konsantre olamıyorum.Estou cansado e não consigo me concentrar.
Reeves profesyonel güreşçi olmak için eğitimine 2 yıl boyunca konsantre oldu.Reeves trainde twee jaar om zich te concentreren voor het professioneel worstelen.
Dezavantajı ise konsantre olunmamış benzer borsalarda takas(değiş tokuş) yapılmasıdır.En zo beschouwt hij het als leeg van hetgeen er niet is.
Bu şekilde elde edilen konsantre >%99,99 saftır.De opbrengst uit deze reactie is 99,99%.
Clipse, 2009 itibarıyla solo projelerine konsantre olmak için grup çalışmalarına ara verdiklerini açıkladılar.Epstein vergat echter om zijn plannen eerst met de bandleden zelf te bespreken.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Het is onduidelijk hoe betrouwbaar de bovenstaande opgave is.
Televizyonu kapa. Konsantre olamıyorum.Zet de televisie uit. Ik kan me niet concentreren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod