Ana içeriğe geç
Sözlük

konsa ile cümle

konsa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.A planta que pica era um indicador de elevados níveis de concentrações de nitrogénio no solo.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Das war kein Zufall, denn die Brennnessel ist ein Indikator für eine hohe Stickstoffkonzentration im Boden.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Då växte de runt en komposthög som också användes som upplagringsplats för hönsgödsel.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ešte z detských čias má v živej pamäti, ako rástla v susedovej záhrade.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.La «lluvia ácida» se forma cuando el aire contiene altos niveles de óxidos de azufre y nitrógeno.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Luftforurening kender ingen landegrænser, og derfor skal
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.„Ploile acide” se formează atunci când în aer există oxizi de sulf şi de azot în cantităţi mari.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Silloin nokkosia kasvoi kompostin ympärillä, jonne myös kananlanta kärrättiin.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.To ni bilo naključje – pekoče rastline so pokazatelj visoke koncentracije dušika v prsti.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Toutefois, un excès d'azote peut entraîner de graves problèmes environnementaux et sanitaires.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Ze heeft levendige herinneringen aan deze planten, die ze als kind in de tuin van de buurman zag.
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Τον Ιανουάριο του 2008, η Ευρωπαϊκή Επιτροπή πρότεινε δέσμη μέτρων για το κλίμα και την ενέργεια ώστε να:
Bu dikenli bitki, topraktaki yüksek azot konsantrasyonlarının göstergesi niteliğindedir.Това не е случайно – парещата коприва е индикатор за висока концентрация на азот в почвата.
Bu direktif ilk kez olarak 2015 yılında ulaşılmak üzere PM konsantrasyonlarıEbben első alkalommal határoztak meg jogilag kötelező határértékeket a PM
Bu direktif ilk kez olarak 2015 yılında ulaşılmak üzere PM konsantrasyonlarıktoré sa majú dosiahnuť do roku 2015.
Bu direktif ilk kez olarak 2015 yılında ulaşılmak üzere PM konsantrasyonlarıPo raz pierwszy określa ona prawnie obowiązujące wartości graniczne stężeń PM
Bu direktif ilk kez olarak 2015 yılında ulaşılmak üzere PM konsantrasyonlarıSiinä asetetaan päästörajat neljälle ilman epäpuhtaudelle: rikkidioksidille
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.Aj v našom prípade sa molekuly roztiahnu v smere od miesta s vysokou koncentráciou k miestu s nízkou.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.Dalam hal ini, molekul akan menyebar di arah dari konsentrasi tinggi ke rendah konsentrasi daerah.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.In questo caso, le molecole si diffondono da un'alta concentrazione a una zona a bassa concentrazione.
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.이 경우에는 분자들이 고농도에서 저농도가 되려는 경향에 의해 운동하게 됩니다
Bu durumda, moleküller yayılmaya devam etmektedir bir düşük bir yüksek konsantrasyon yön konsantrasyon alanı.低密度なところへ 広がっていく。 でも、こう思ったんじゃない? Sal、「密度」って何だよ?って。
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Das ist, wo das Wort herkommt. Diese Idee von eindringendem Wasser durch Membranen
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Denna idé vatten sipprar genom membran att försöka göra koncentrationer mer lika.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Esta idea de agua se filtre a través de membranas para intentar hacer concentraciones más iguales.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Gagasan air merembes melalui membran untuk mencoba membuat konsentrasi lebih setara.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Het idee dat water door membranen sijpelt om concentraties gelijk te maken.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Je to predstava, vody vtekajúcej cez membránu, s cieľom vyrovnať koncentrácie.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.물이 막을 지나서 농도를 같이 마추는거죠
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Osmóza je to pronikání vody přes membránu s cílem vyrovnat koncentrace.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Questo concetto che l'acqua passa attraverso le membrane per cercare di rendere più uguali le concentrazioni.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.Woda przedostająca się przez błony w celu wyrównania stężeń.
Bu fikir denemek için membranlar yoluyla sızan su konsantrasyonları daha eşit olun.密度を同じにしようとする働きだ。 なので、ここが高密度で
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Am depășit demult limita de concentraţie de CO2 pe care planeta a avut-o sute de mii de ani.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Chúng ta đang thải ra vượt quá nồng độ CO2 của Trái Đất trong hàng triệu năm qua.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Kita berada di luar batas karbon dioksida yang telah ada di planet ini selama ratusan ribu tahun.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.우리는 이산화탄소 농도의 한계점을 넘어 가고 있어요. 이런 한계는 지구가 수십만년 동안 경험해온 것이에요.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Pracujeme mimo obmedzení koncentrácie CO2, ktoré existujú už stovky tisícok rokov.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Takiego stężenia CO2 jak dziś nie było od setek tysięcy lat.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.Ми працюємо поза межами допустимої концентрації СО2, яка на планеті спостерігається сотні тисяч років.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.אנחנו פועלים מחוץ לגבולות ריכוזי CO2 שחווה כדור הארץ במשך מאות אלפי שנים.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.نحن نتصرف خارج حدود تركيز غاز ثاني أكسيد الكربون الذي شهده الكوكب لمئات الآلاف من السنين.
Bu gezegenin yüz binlerce yıldır gördüğü CO2 konsantrasyonu sınırlarının dışında faaliyet gösteriyoruz.活動しているからです さらに重要なことは ただ生き残るためでなく
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.그리고 그렇게 생긴 농도차는 ATP를 실제로 생성하는 데 사용됩니다
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Dan kemudian gradien yang digunakan untuk benar-benar menghasilkan ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.I właśnie ten gradient koncentracji jest używany do produkcji ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Tento gradient je využit k produkci ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.Y entonces ese gradiente se usa para producir realmente ATP.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.А потім енерго-перепад застосовується для вироблення АТФ.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.И тогава този градиент се употребява да произвежда всъщност АТФ.
Bu işlemin sonucunda oluşan konsantrasyon farkı da ATP üretmek için kullanılıyor.ومن ثم يستخدم هذا التدرج فعلا إنتاج ATP.
Bu kadar avantajlı ve bilge bir desen sahibi değiliz Biz bu rasgele pigment konsantrasyondayız-Nous ne sommes pas à ce design vraiment avancé, sophistiqué en ce moment.
Bu kadar avantajlı ve bilge bir desen sahibi değiliz Biz bu rasgele pigment konsantrasyondayız-Siamo a questo insieme casuale di pigmenti che si nota
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Dimana harfiah, jadi di sini Anda memiliki konsentrasi besar proton hidrogen.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Donde literalmente, así que aquí tienes una enorme concentración de protones de hidrógeno.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Gdzie dosłownie macie dużą koncentrację protonów wodoru.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .여기 말 그대로, 수소 양성자가 엄청나게 집중되어 있습니다 여기 말 그대로, 수소 양성자가 엄청나게 집중되어 있습니다
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Където буквално е налице висока концентрация на водородни протони.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .Тут скупчується сила силенна протонів водню.
Burada çok büyük bir hidrojen protonu konsantrasyonu farkımız var. .حيث حرفيا، حتى هنا لديك بتركيز كبير من البروتونات الهيدروجين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod