Ana içeriğe geç
Sözlük

konforlu ile cümle

konforlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Modern teknoloji hayatımızı daha konforlu hale getirdi.Modern technology has made our lives more comfortable.
"Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu""Did you like my apartment?" "Yes, it is very comfortable."
Küçük konforlu bir evimiz olacak.We will have a small comfortable house.
Yatak çok konforlu.The bed is very comfortable.
Ben gerçekten konforlu hissederim.I feel really comfortable.
Bu koltuk çok konforlu, ama rengini beğenmedim.This chair is very comfortable, but I don't like the color.
Bu kulaklıklar hem şık hem de konforlu.These headphones are both stylish and comfortable.
Tom'un dairesi küçük ama çok konforludur.Tom's apartment is small, but it's very cozy.
Eviniz çok konforlu görünüyor.Your house looks so cosy.
Çok para olmadan oldukça konforlu yaşayabilirsin.You can live quite comfortably with not much money.
Leyla konforlu bir evde yaşıyordu.Layla lived in a comfortable house.
Bu tasarımlar şık, kullanışlı, doğal renklerde ve konforluydu.The paintings were naturalistic and employed cool, fresh colors.
Körfez içi insan taşımacılığı için en konforlu ve hızlı ulaşım aracıdır.Cycling is the most common and convenient way of traveling within the town.
"Olduğunca konforlu koltuklar olabilir olun; zor, bütün gece sürme.""Make the seats as comfortable as may be; it's hard riding all night."
Bu çok şık ve konforlu değildir.Now, this is not very pleasant and comfortable.
Yurtdışında, Avrupa ve A.B.D.'de, deniyor ki Şili'deki yaşam zengin ve konforlu - böyle mi?Abroad, in Europe and the USA, it's said that life in Chile is rich and comfortable - is that so?
Evlerine kapılar ve konforlu mobilyalar.And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Onlar için konforlu yerler hazırladı. Her birine birer bıçak verdi.Then, while they were cutting and eating the fruit, she signalled Joseph: "Come out to them."
Kadın, onların dedikodusunu işitince onları davet etti. Onlar için konforlu yerler hazırladı.When she heard of their sly whispers, she sent for them and prepared a banquet.
Tesisler küçük olmasına rağmen sıcak ve konforlu.The facilities are small but cozy and comfortable.
Yenilenen hastane hastalara daha konforlu bir ortam sağlıyor. [AFP]The renovated hospital provides a more comfortable environment for patients. [AFP]
Otel; ziyaretçilerine lüks ve konforlu alanlarda konaklama hizmeti sunmaktadır.The Hotel offers its guests accommodation services in luxurious and comfortable spaces.
" Bugün Alman işçiler güzel ceketler giyip konforlu hayatlar sürüyorlar.Today the German working-man leads a comfortable life and wears a well-filled waistcoat.
Yaz ayları Karkaralı'yı ziyaret etmek için yılın en konforlu zamanı olarak kabul edilir.The summer months are considered the most comfortable time of the year to visit Karkaraly.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.Die Einrichtung ist rustikal und gemütlich.
Pilotların yorumu uçağın uçurması kolay ve pilot açısından konforlu olduğu yönündeydi.Das Flugzeug hatte bei den Piloten einen guten Ruf und galt als leicht zu beherrschen.
Konforlu bir sürüş hissi verir.Je suis très à l'aise à son volant.
Yatak çok konforlu.La cama es muy cómoda.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.La nueva casa debía ser lujosa y confortable.
Uzun uçuşlarda son derece konforludur.Increíblemente imprecisa en largas distancias.
Menisküs dokusu oldukça konforlu bir eklem dokusudur.L'aspetto è una proprietà verbale molto precisa.
Yatak çok konforlu.Кровать очень удобная.
"Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu""Тебе понравилась моя квартира?" — "Да, она очень комфортная".
Porsche 928, daha konforlu bir spor/grand tourer otomobil olarak düşünüldü.Покупатели считали 928 чрезмерно дорогим и совершенно другим автомобилем Porsche.
Öngörülemeyen hava koşulları için tünel çadırlar daha konforlu ve güvenli olacaktır.Рокский тоннель станет комфортнее и безопаснее.
Uzun uçuşlarda son derece konforludur.Это очень удобно для длительной погони.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.يستعمل كمطهر وملطف.
Aracın sürüşünün konforlu ancak performans odaklı olması hedeflenmiştir.لا يهم ذلك في سيارات السباق إذا كان الأداء هو فقط الهدف المنشود.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.O ásana deve ser firme e confortável.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.Het huis is ruim, functioneel en comfortabel ingericht.
Körfez içi insan taşımacılığı için en konforlu ve hızlı ulaşım aracıdır.Qua openbaar vervoer is de bus veruit het gemakkelijkste en comfortabelste vervoermiddel om mee te reizen.
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.Przez nieszczęśliwy zbieg okoliczności do spotkania tego nie dochodzi.
1901 -1911 arasında inşa ettiği küçük ve konforlu evleri Prairie Evleri serisi olarak anılmaktadır.Mellan 1900 och 1917 var hans design så kallade präriehus.
Aracın sürüşünün konforlu ancak performans odaklı olması hedeflenmiştir.Bylo rozhodnuto, že vůz by měl být komfortní i přes to, že je orientovaný na výkon.
Konforlu bir sürüş hissi verir.Vůz vyniká skvělým komfortem a jízdními vlastnostmi.
1901 -1911 arasında inşa ettiği küçük ve konforlu evleri Prairie Evleri serisi olarak anılmaktadır.Az 1901 és 1911 között tervezett lakóépületei az úgynevezett Prairie House-ok voltak.
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.Κάποιες είναι μη ταξινομημένες και τελείως απομονωμένες.
Konforlu bir sürüş hissi verir.Samkjøring er bra kjøring.
Pilotların yorumu uçağın uçurması kolay ve pilot açısından konforlu olduğu yönündeydi.Ifølge tilbakemeldinger fra EASA-pilotene var flyet enkelt å fly og komfortabelt for pilotene.
Bu tasarımlar şık, kullanışlı, doğal renklerde ve konforluydu.Fargene var lysende og klare og tegningen fast, naturlig og kraftfull.
Konforlu bir sürüş hissi verir.快適なドライブルートである。
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.そのため、これらが成り立たない状況では適切な結果が出ない。
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.二女皆及笄,稍具姿色。
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.이러한 이유로 안온주(安隱住)를 득하지 못하게 된다.
Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır.הסביבה הפיזית צריכה להיות בטוחה ונוחה.
Konforlu bir sürüş hissi verir.נהג בעצמו מנהג עשירות.
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.מסיבות שונות, לא עלה המשא ומתן יפה.
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.שתיים מהן זהות ואחת צרה וגבוהה.
Pilotların yorumu uçağın uçurması kolay ve pilot açısından konforlu olduğu yönündeydi.On je tako konstruiran kako bi pilot bio siguran i osjećao se ugodno.
Körfez içi insan taşımacılığı için en konforlu ve hızlı ulaşım aracıdır.Najpohodlnejšie a najrýchlejšie je spojenie autom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod