Ana içeriğe geç
Sözlük

konferans ile cümle

konferans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yılın TED Konferansı'nın konusu Tam Spektrum (Full Spectrum).オックスフォード英英辞典によれば
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.Az idei TED Konferencia szellemében azt gondoljuk, hogy ez egy erőteljes, világmegváltó találmány.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.Dalam semangat Konferensi TED tahun ini, kami pikir ini adalah penemuan hebat yang mengubah dunia.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.Dans l'esprit de la conférence TED 2009, nous pensons que cette invention changera le monde.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.I andan av det här årets TED-konferens, tycker vi att detta är en kraftfull, världsförändrande uppfinning.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.In spiritul conferintei TED din acest an, credem ca aceasta este o inventie importanta, care va schimba lumea.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.Nello spirito del TED di quest'anno pensiamo che questa sia una grande invenzione, che può cambiare il mondo.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.No espírito da Conferência TED deste ano, pensamos que esta é uma invenção poderosa, que pode mudar o mundo.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.올해 TED 강연회의 정신에 따라, 우리는 이 발명이 세상을 바꿀 강력한 발명이라고 생각합니다.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.W duchu tegorocznej konferencji TED, Uważamy, że jest to potężny wynalazek, który może zmienić świat.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.В дусі конференції TED в цьому році, ми вважаємо, що це могутній винахід, який змінить світ.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.В духе конференции TED в этом году, мы считаем, что это могучее изобретение, которое изменит мир.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.ברוח כנס TED של השנה הזו, אנחנו חושבים שזו המצאה רבת עוצמה ומשנת עולמות.
Bu yılkı TED Konferansı'nın ruhunda bizce bu güçlü, dünyayı değiştiren bir buluş.私たちはこの強力な発明が世界を変えると思っています クリスのおかげで皆さん、そして世界に
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Estoy sentado en Cambridge, Massachussets, en la Conferencia para el Desarrollo de la Asistencia Sanitaria.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Ich sitze in Cambridge, Massachusetts, auf einer Konferenz zur Entwicklung der Gesundheitsvorsorge.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Sedím v Cambridge, Massachussetts na Konferencii o rozvoji zdravotnej starostlivosti.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Siedzę w Cambridge, Massachusetts podczas Konferencji na temat Rozwoju Opieki Zdrowotnej.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Sono seduto a Cambridge, Massachusetts ad una conferenza sullo sviluppo sanitario.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Βρίσκομαι στο Κέμπριτζ της Μασαχουσέτης στο συνέδριο Ανάπτυξης των Υπηρεσιών Υγείας.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Седя в Кеймбридж, Масачузетс на конференцията на Министерството на здравеопазването.
Cambridge, Massachusetts'de, Sağlık hizmetleri Gelişim Konferansında oturuyorum.Я сижу в Кембридже, штат Массачусетс, на конференции по развитию здравоохранения.
CA: Vay canına, seni TED konferansına almak büyük bir onur.C: 윌리엄, TED에 당신을 초대하게 되어 영광입니다.
CA: Vay canına, seni TED konferansına almak büyük bir onur.Erg bedankt om te komen.
CA: Vay canına, seni TED konferansına almak büyük bir onur.כ.א: וואו. וויליאם, זהו כבוד גדול לארח אותך בוועידת TED.
CA: Vay canına, seni TED konferansına almak büyük bir onur.ك.أ.: واو. ويليام، لقد كان شرفا حقيقيا حضورك في مؤتمر تيد
CA: Vay canına, seni TED konferansına almak büyük bir onur.来てくれてほんとうにありがとう
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans. Bunu batırabilmek için çok ciddi hatalar yapman lazım.""Chris, TED es en realidad una gran conferencia, tendrás que cagarla en serio para echarla a perder".
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, il TED é davvero una conferenza grandiosa.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, o TED é realmente uma grande conferência.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED adalah konferensi yg hebat.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED e cu adevărat o conferință pe cinste.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED est vraiment une conférence géniale.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED is een fantastische conferentie.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED ist wirklich eine tolle Konferenz.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans.크리스 (Chris), TED는 정말 대단한 컨퍼런스야
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED thực sự là một hội thảo tuyệt vời.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Chris, TED to świetna konferencja"
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Крис, TED - великая конференция.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."Крис, TED е наистина страхотна конференция.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans..כריס, טד הוא כנס ממש מיוחד"
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans."كريس، تيد فعلاً مؤتمر عظيم.
"Chris, TED gerçekten mükemmel bir konferans.本当にひどいことをしなければダメにはならないよ」
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Andai, molto entusiasta, a vederla perché -- avevo atteso molto questa conferenza.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Iar eu am mers, foarte dornic, să o văd, deoarece - Ei bine, și cu gândul la această conferință.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Ik ging ze heel gretig bekijken, omdat - nou, ook, met het oog op deze conferentie.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.TED 컨퍼런스를 염두에 두었기에 열정적인 마음을 가지고 갔습니다.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Tôi rất háo hức tới đó, bởi -- cũng để chuẩn bị cho buổi hội thảo này.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Und ich ging sehr neugierig hin, um sie mir anzusehen, weil -- Auch, nun, mit einem Auge auf diese Konferenz.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Y fui muy emocionado a verla porque -- Bueno, estaba ya pensando en esta conferencia.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Z wielką ochotą się tam wybrałem, ponieważ -- głównie ze względu na temat tej konferencji.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.И нямах търпение да отида да я видя, бях хвърлил око на тази конференция.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Я з великим задоволенням її відвідав, зокрема, з огляду на цю конференцію.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.Я очень хотел посмотреть, частично по причине этой конференции.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.והלכתי, בציפיה גדולה, לראות אותו -- ובכן, גם, עם מחשבה על הועידה הזו.
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.وذهبت بفضول كبير لأرى، لأنه.. حسناً، لسبب يتعلق بهذه المحاضرة
Çok istekli bir şekilde gittim sergiye çünkü - tabi, bir de, aklımda bu konferans vardı.注目していました 興味深い事に展示は4つのパートに別れており
Çünkü o sırada Man Adası'nda bir konferansımız vardı. Ama sürekli onlara e-posta attım veEles ficaram a dormir durante meses, porque tínhamos uma conferência na Ilha de Man.
Çünkü o sırada Man Adası'nda bir konferansımız vardı. Ama sürekli onlara e-posta attım veVe skutečnosti jim to tam leželo měsíce jen proto, že jsme měli konferenci na Manu.
Çünkü o sırada Man Adası'nda bir konferansımız vardı.Au stau cu ea luni de zile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod