konfüçyüs ile cümle
konfüçyüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Pokud chcete pocítit budoucnost, pokud chce ochutnat budoucnost, vyzkoušejte Čínu - tady je starý Konfucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se quisermos sentir o futuro, se quisermos saborear o futuro, temos a China, temos o velho Confúcio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se volete sentire il futuro, se volete provare il futuro, provate la Cina -- c'è il vecchio Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Si quieren sentir el futuro, si quieren probar el futuro, vayan a China; ahí tienen al viejo Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Αν θέλετε να νιώσετε το μέλλον, αν θέλετε να γευτείτε το μέλλον, δοκιμάστε την Κίνα--να ο Κομφούκιος.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Если вы хотите ощутить будущее, почувствовать его вкус, попробуйте Китай - там старый Конфуций.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin제 할머니는 유교가 사회적 규범이고
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Bà lớn lên trong thời kì mà đạo Khổng là chuẩn mực xã hội và quan lại địa phương có quyền sinh quyền sát.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Gdy dorastała, konfucjanizm był normą społeczną, i lokalny Mandaryn tym, kto się liczy.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ia tumbuh pada saat ajaran Konghucu menjadi norma sosial dan orang Mandarin lokal adalah orang terpandang.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ő akkoriban nőtt fel, amikor a konfucianizmus volt a társadalmi norma, és a helyi mandarin volt a kiskirály.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Odrasla je v času ko je bilo konfucijanstvo socialna norma in je bil lokalni mandarin zelo pomemben.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Vyrástla v čase, keď konfucionizmus bol spoločenskou normou a najdôležitejšou osobou bol miestny mandarín.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Vyrostla v době, kdy Konfucianismus byla společenská norma a místní Mandarin byl člověk, na kterém záleželo.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ze groeide op in een tijd dat Confucianisme de sociale norm was en de lokale Mandarijn de persoon van belang.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişininהיא גדלה בעידן שבו הדת של קונפוציוס היתה הנורמה
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişininكبرت في فترة من الزمن كانت في الكونفوشيوسية هي المعيار
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin儒教が社会の規範でした 地元では上級官僚が一番偉く
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atA 18 ten 1911 október, amikor a A Yankee történt zavargások völgy nem tudták elnyomni 5 héttel később
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atConfucian politické myslenie rozpúšťanie melódiu
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atConfucian politické myšlení rozpouštění melodii
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz at유교 정치 사상 노래를 해소
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atVid arton års
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atהקונפוציאנית המחשבה הפוליטית המסת המנגינה
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz atالكونفوشيوسية الفكر السياسي حل لحن
Konfüçyüsçü siyasal düşünce tune çözme diyorlarsa çince verilen isim shut salladı iki katına onsekiz at政治思想 曲を溶解 彼らはそれを呼ぶ中国の特定の名前日付 シャットスイング
Konfüçyüs değerleri vs. Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Toate lucrurile acestea vin din perioada statului-civilizaţie.
Konfüçyüs değerleri vs.Confuciaanse waarden en ga zo maar door.
Konfüçyüs değerleri vs.유교 가치 등을 들 수 있습니다.
Konfüçyüs değerleri vs.les valeurs confucianistes, etc. .
Konfüçyüs değerleri vs.los valores confucianos, etc.
Konfüçyüs değerleri vs.Конфуциански ценности и др.
Konfüçyüs değerleri vs.Цінності конфуціанства і таке інше.
Konfüçyüs değerleri vs.ערכים קונפיוציים וכך הלאה.
Konfüçyüs değerleri vs.مفاهيم الحكيم " كونفوشيوس "
Konfüçyüs değerleri vs.これらすべては
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.[Jane Eyre] Aprendi a ser eficaz com este livro. [À dúzia é mais barato]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.저는 제 역할 모델을 이 독립적인 여성에서 찾았어요. 유교적 전통이 순종을 요구할 때 말이죠. ["제인 에어"]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.Löysin itsenäisen naisen roolimallin, kun kungfutselainen perinne vaatii tottelevaisuutta.
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.Našla sem svojo vzornico v obliki samostojne ženske, medtem ko konfucijanska tradicija zahteva ubogljivost.
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.Tôi tìm thấy hình mẫu của một người phụ nữ độc lập khi truyền thống Khổng Tử đòi hỏi sự vâng lời ["Jane Eyre"]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.Намерих модела си за подражение на независима жена, когато традицията на Конфуций изискваше покорство.
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.Я знайшла для себе рольову модель жінки, тоді як традиція Конфуція вимагає покори. ["Джейн Ейр"]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.מצאתי את המודל שלי לחיקוי של אישה עצמאית בזמן שהמסורת הקונפוציאנית דורשת ציות.["ג'יין אייר"]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.لقد وجدت نموذجا يحتذى به من امرأة مستقلة عندما تتطلب التقاليد الكونفوشيوسية الطاعة [جين اير]
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.喺《簡愛》裏面 我搵到獨立自強嘅女性模範 而唔係孔子儒家所要求嘅三從四德
Konfüçyus geleneği itaat gerektirirken, ben örnek alacağım bağımsız kadın rol modelini "Jane Eyre" da buldum.自立した女性像を示してくれたのは この本 [『ジェーン・エア』] そして効率の大切さを学んだのは この本 [ 『一ダースなら安くなる』 ]
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.הוא תיעל את המחשבות שלי על החיים, על רפואה ועל קונפוציוס.
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.غيرت من مناحي تفكيري فيما يخص الحياة والطب وكونفوشيوس !
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.그는 제 생각을 삶과 약, 공자(孔子)로 돌렸습니다.
Konfüçyüs hakkındaki bütün görüşlerimi bir çırpıda toparlayıvermişti.孔子の教えに関する私の考えを まとめてくれたように感じました 移植が嫌なのは同じでしたが
Yoon. Bir bilginin sanat geleneği, ... ...Konfüçyusla ilgili tekrar çalışıyor.És ő újraértelmez egy konfuciánus művészi tradíciót, a tanuló köveket.
Yoon. Bir bilginin sanat geleneği, ... ...Konfüçyusla ilgili tekrar çalışıyor.Ten přepracovává konfucianské tradiční umění pohledových kamenů.
Yoon. Bir bilginin sanat geleneği, ... ...Konfüçyusla ilgili tekrar çalışıyor.И той преработва Конфуциевата традиция в изкуството от ерудирани камъни.