Bu süit benim kondominyumumdan üç kat daha büyüktür.This suite is three times larger than my condominium.
Tom her zaman kondom kullanır.Tom always uses a condom.
Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmazsan bir hastalık kapabilirsin.If you don't use a condom during sex, you can catch a disease.
Sami bu kondomu orada buldu.Sami found this condom in there.
Apartmanların aksine - kalan kişiler tarafından kiralanır - kondominyumlar tamamen sahiplenilir.Unlike apartments, which are leased by their tenants, condominium units are owned outright.
Detroit oteli halen şehir merkezinde durmaktadır, ancak kondominyuma çevrilmiştir.The Detroit Hotel still exists downtown, but has been turned into a condominium.
Belki bazılarınız New York şehri kondomunu duymuştur.Some of you might have heard about the New York City condom.
Ve kondomları da kendimiz tasarladık.And we also designed the condoms themselves.
Eğer birisi neden kondom taşıdığınızı sorarsa, sadece tasarımını sevdim diyebilirsiniz.And if anybody asks why you're carrying a condom, you can just say you like the design.
Bu nedenle de, bağış büroları düşük fiyatlı ya da ücretsiz kondom sağlıyorlar.Which is why, in part, donor agencies provide condoms at low or no cost.
Damien kondomlarla ilgili bilmesi gerekeni biliyor, ama satışını yapmıyor.Now Damien knows all about condoms, but he doesn't sell them.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.It's not surprising, because only three percent of people in the DRC use condoms.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.They name the condoms things like Vive, "to live" or Trust.
Peki bir kondom almadan önce aklınızdan geçen şey nedir?What is it that you think about just before you get a condom?
Ve bu gibi yerlerde kondom satan özel şirketler bunun farkındalar.And the private companies that sell condoms in these places, they understand this.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.So they could supply pills and condoms throughout the country, in every village of the country.
Amcam kondom satın alıyor.Uncle buys a condom.
Amca sarhoş oluyor, kondom kullanmıyor.Uncle gets drunk, doesn't use condom.
Kondomlarla ilgili yarışmalar düzenledik. Kondom şişirme şampiyonası.We had relay races with condoms, we had children's condom-blowing championship.
Ve çok geçmeden kondom, genç kızların en iyi arkadaşı haline geldi.And before long, the condom was know as the girl's best friend.
Sonra, sokakta heryerde herkese kondom dağıtmaya başladık -- herkese, her yerde.And then we gave condoms out everywhere on the streets -- everywhere, everywhere.
Taksiye bindiğinizde, kondom ikram ediliyor.In taxis, you get condoms.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.And also, in traffic, the policemen give you condoms -- our "cops and rubbers" programs.
New York polisinin halka kondom dağıttığını düşünebiliyor musunuz?So, can you imagine New York policemen giving out condoms?
Hayal edin, eğer ellerinde kondom olsaydı her tür insana verebilirlerdi.Imagine if they had condoms, giving out to all sorts of people.
Bizim topluma tanıttığımız kondomlar bunlardı.And these were the condoms that we introduced.
Gördüğünüz gibi bu kondomlar pekçok şeyi başarabilir.And so you can see that condoms can do so many things.
Küresel ısınmayı durdurun: Kondom kullanın.Stop global warming; use condoms.
Gittiğiniz her Starbucks şubesinde kondom da alabildiğinizi düşünebiliyor musunuz?Can you imagine, at every Starbucks that you can also get condoms?
Capuccino ısmarlarken kondom siparişi de verebilirsiniz.You can order your condoms with your with your cappuccino.
Web sitesi ağırlıklı olarak genç, kaslı erkeklerin yalnız ve kondomsuz sahnelerini içermektedir.The website predominantly features young, muscular men in solo and hardcore bareback scenes.
Ancak son yıllarda "ayrık kondominyumlar"ın sayısında bir artış meydana gelmiştir.In den vergangenen Jahrzehnten nimmt der Anteil der sogenannten "Armenbestattungen" wieder zu.
Kondom ve bariyer önlemleri riski azalır, ancak tam olarak koruyucu değildir.Ils permettent de réduire l’incidence et la sévérité des avortements, mais ne protègent pas totalement.
Çoğu alışveriş merkezi birer kondominyumdur.La plupart des rez-de-chaussées sont des commerces.
Kondom kullandın mı?¿Usaste preservativo?
Şorca'nın Kondom ağzı bu yörede konuşulur.El sabor del shiokara persiste en la boca.
Detroit oteli halen şehir merkezinde durmaktadır, ancak kondominyuma çevrilmiştir.Il Detroit Hotel esiste ancora nel centro della città sebbene sia stato convertito in un condominio.
Mundıbaş, Telbes, Kondom akarsuları birbirine katılır.Tomaso Cavallo, Le divergenze parallele.
Ancak son yıllarda "ayrık kondominyumlar"ın sayısında bir artış meydana gelmiştir.فحسب" زادت التحديات الإقتصادية على مستوى الاتصالات في السنوات الأخيرة .
Adanın kondominyum idaresinde olduğu sıralarda ada halkına büyük bir yük düşmemekteydi.Provavelmente os nórdicos não eram o único povo da ilha no momento de sua chegada.
Erkekler tarafından en sık kullanılan ve en güvenli teknik kondom ya da diğer bir deyişle prezervatiftir.Pro kreslení touto technikou je nejvhodnější a nejčastěji používané kótovací nebo jiné popisovací pero.
Fransız hukukuna göre Andorra, Fransa ile İspanya kondominiyomu olarak kabul edilmekteydi.Německo uznalo francouzský nárok na Maroko výměnou za část Francouzského Konga.
Bu kondominiyum 1816'da taraflar arasında imzalanan bir antlaşma ile kurulmuştur.Kondominatet blev dannet ved en aftale i 1816.
Kondom kullanılmadan yapılan anal sekse bareback denmektedir.Seks anal tanpa menggunakan kondom sering disebut sebagai barebacking.
Fransız hukukuna göre Andorra, Fransa ile İspanya kondominiyomu olarak kabul edilmekteydi.Những kẻ bị kết án ở Andorra được tùy thích chọn lựa nơi chấp hành án là Pháp hay Tây Ban Nha.
Fransız hukukuna göre Andorra, Fransa ile İspanya kondominiyomu olarak kabul edilmekteydi.Понастоящем официално кондоминиум е Андора, съвместно управлявана от Франция и Испания.
Fransız hukukuna göre Andorra, Fransa ile İspanya kondominiyomu olarak kabul edilmekteydi.Podobno kot zastava Andore ponazarja navezanost na Francijo in Španijo.
Amcam kondom satın alıyor. Aferim amca, ilerleyebilirsin."삼촌이 콘돔을 샀어요." 하면, 아주 좋습니다, 삼촌, 앞으로 가세요.
Amcam kondom satın alıyor. Aferim amca, ilerleyebilirsin."Wujek kupuje prezerwatywę".
Amcam kondom satın alıyor. Aferim amca, ilerleyebilirsin.דוד קונה קונדומים. טוב מאד, דוד. זוז קדימה.
Amcam kondom satın alıyor. Aferim amca, ilerleyebilirsin.الرجال يشترون الواقي الذكري .. جيد جداً عمي .. تقدم الى الامام
Amcam kondom satın alıyor. Aferim amca, ilerleyebilirsin.叔父さんは酔っ払うとコンドームを使いません スタートに戻る」などです
Amcam kondom satın alıyor."Chú mua bao cao su".
Amcam kondom satın alıyor.El tío compra un condón.
Amcam kondom satın alıyor.Farbror köper kondom.
Amcam kondom satın alıyor.Nagybácsi óvszert vesz.
Amcam kondom satın alıyor.Onkel kauft ein Kondom.
Amcam kondom satın alıyor.Oom koopt een condoom.
Amcam kondom satın alıyor."O tio compra um preservativo.
Amcam kondom satın alıyor.Paman membeli kondom.