Bu kompleksin içerisinde tapınak ve kütüphane de bulunmaktadır.Het complex omvat ook een bibliotheek en een kerk.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Centraal in het tempelcomplex is de Hathortempel.
Kompleks 25 Eylül 1971 tarihinde açıldı.Het station is op 25 september 1977 geopend.
Ekiplerin komplekse girmesi ile çıkması arasındaki süre 36-38 dakika kadardı.De crew heeft 38 minuten om het probleem op te lossen.
Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var.In de voorrand bevindt zich een zeer diepe en brede trog.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Hij bevindt zich in het interieur van het tempelcomplex.
Keangnam Hanoi Landmark Tower, Vietnam'ın başkenti Hanoi'de bulunan üç gökdelenden oluşan bir komplekstir.Keangnam Hanoi Landmark Tower is een wolkenkrabber in Từ Liêm, een van de districten in Hanoi, Vietnam.
Bu sebeple, bir spor kompleksi içerisinde yeni bir stadyum inşası için çalışmalara başlandı.Om het fort een nieuwe bestemming te geven, is erbinnen een sportcentrum gebouwd.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ludzki organizm produkuje nowy układ organów w odpowiedzi na takie zapotrzebowanie.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.Budynek został poważnie uszkodzony w zamachach z 11 września.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Każde większe miasto miało co najmniej jedną firmę rowerową.
Kompleksin yanında iki tenis kortu bulunmaktadır.Na terenie parku znajdują się także dwa korty tenisowe.
Ayrıca Büyük Kremlin Sarayı ile aynı kompleks içinde yer almaktadır. ^Jest częścią kompleksu Wielkiego Pałacu Kremlowskiego.
H-II yörünge uçuşları Yoshinobu kompleksinde gerçekleştirimektedir.Wszystkie starty H-IIA odbywają się na kompleksie Yoshinobu w Centrum Lotów Kosmicznych Tanegashima.
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.Najlepiej zachowanym zabytkiem na terenie Dendery jest świątynia Hathor.
Basra Spor Kenti, Irak'ın Basra kentinde yer alan bir spor kompleksidir.Basra Sports City – kompleks sportowy w mieście Basra, w Iraku.
Bu zaman ve mekanın aşıldığı devirde organlar kompleksi zaman ve mekanın aşılmasıyla alakalıdır.W czasach wykraczania poza czas i przestrzeń, układ organów dotyczy wykraczania poza czas i przestrzeń.
Aynı zamanda bu kompleksler içinde gece hayatına yönelik birçok mekan bulunmaktadır.W ciągu tego wieczoru wiele się wydarzy w życiu tych ludzi.
Tapınak girişinin kompleksin içinden görünümü.Imponujące jest wnętrze świątyni.
Doğu Kanadı, Beyaz Saray Kompleksi'nin bir parçasıdır.Biela Púť jest częścią kompleksu Jasná.
Tarxien Tapınakları, Malta, Tarxien'de yer alan bir arkeolojik komplekstir.Świątynie w Tarxien – ruiny maltańskich świątyni megalitycznych w Tarxien.
Kompleks 1979'da tamamlandı ve 19 Mayıs 1980 günü açıldı.Budowa hali została ukończona w 1979 roku, natomiast otwarcie nastąpiło w dniu 19 maja 1980 roku.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Tak w chmurach molekularnych rodzą się gwiazdy.
Wiener Stadthalle, Avusturya'nın Viyana şehri'nde bulunan spor kompleksidir.Wiener Stadthalle – wielofunkcyjna hala sportowa znajdująca się w Wiedniu w Austrii.
Lugnet, Falun İsveç'teki büyük spor kompleksidir.Lugnet – kompleks sportowy w szwedzkim mieście Falun.
Ikspiari - alışveriş, yemek ve eğlence kompleksi.Oferuje zakupy, zakwaterowanie, biznes, jedzenie i rozrywkę.
Bu yapılar kompleksi etrafında çok iyi bakılı güzel bahçeler bulunmaktadır.Wokół zamku roztaczają się pięknie prowadzone ogrody.
Kompleks sayılar 2 × 2 reel matrisinde yorumlanırsa matrisler (bkz.Istnienie logarytmów rzeczywistych macierzy rzeczywistych 2 x 2 matryc jest rozważane w dalszej części.
Bu kompleks iyonlar diğer metal iyonlarla pozitif olarak yüklü diğer metal iyonlara bağlıdır.Złoto z łatwością tworzy stopy z innymi metalami.
Kompleks, "hasta, yaşlı ve çocukların hareketini kolaylaştırmak için" tek katlı olarak inşa edilmiştir.Komplexet är uppfört i ett plan, "för att underlätta förflyttandet av de sjuka, gamla, och barnen".
Uzay merkezinin Yoshinobu ve Osaki olmak üzere iki fırlatma kompleksi bulunmaktadır.De två uppskjutningskomplexen heter Yoshinubi och Osaki.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Stjärnor bildas ur stora molekylmoln.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Varje kommun hade åtminstone en folkskola.
Arena Armeec, Bulgaristan'ın Sofya şehri'nde bulunan spor kompleksidir.Arena Armeec är en inomhusarena i staden Sofia i Bulgarien.
Rikers Island, New York'ta bir ada ve hapishane kompleksidir.Rikers Island är en ö och ett centralfängelse som upptar hela ön i New York.
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Proteinkedjor kan ibland gå ihop och ge upphov till proteinkomplex.
U4 ve U1 kompleksden ayrılırlar.Här stannar linjerna U1 och U2.
Kompleksin yanında iki tenis kortu bulunmaktadır.Hon har många intressen vid sidan av tennisen.
Firavunlar ayrıca, kendi anıtsal mezar kompleksleri ve yerel tapınaklara da arazi vermiştir.Faraonerna lät bygga monument och gravkammare åt sig själva, och stora tempel åt gudarna.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.Observera att det här komplexet är inte ett protein.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Організм людської істоти виробляє новий комплекс органів у відповідь на таку потребу.
Daha kompleks bebek lateksden yapılır.Якісніші ляльки зроблені з латексу.
Kompleks 1979'da tamamlandı ve 19 Mayıs 1980 günü açıldı.Комплекс був завершений в 1979 році і відкритий 19 травня 1980 року.
Napolyon kompleksi, kısa boylu insanlarda görülen teorik bir durumu anlatan bir terimdir.«Комплекс Наполеона» — це термін, що описує теоретичний стан, який зустрічається в людей низького зросту.
Uzay merkezinin Yoshinobu ve Osaki olmak üzere iki fırlatma kompleksi bulunmaktadır.Космодром має два стартові комплекси: Йосінобу і Осакі.
Aşağılık kompleksi).Кошмарний факт).
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.У місті є стадіон та критий 50-метровий плавальний басейн.
Şubat 1990'da Dnipropetrovsk Oblast Agro-Sanayi Kompleksinin başkanlığına seçildi.У лютому 1990 року обраний головою ради агропромислового комплексу Дніпропетровської області.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Соціальний інтерес — один з концептів індивідуальної психології, запропонованих Альфредом Адлером.
30 yaşındayken Kiev İnşaat Kompleksi'nin sorumlu başkanlığına getirilmiştir.У 30 років став керуючим трестом «Київміськбудкомплект».
Tom çok kompleks.Том дуже складний.
Kompleksin ortasında Yamabuki Kalesi kuruldu.Uprostřed komplexu byl postaven hrad Jamabuki.
Doğal kompleks sistemler genellikle böyle topolojilere sahiptirler.Přírodní komplexní systémy často ukazují takové topologie.
Kompleksin yanında iki tenis kortu bulunmaktadır.Vedle budovy se nachází dva tenisové kurty.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.Celý komplex je obklopen obrannou zdí.
Bu çoğunlukla onların kompleks yapısından kaynaklanmaktadır.Je to dáno jejich složitou konstrukcí.
Stadyum, Lujniki Olimpik Kompleksi'nin bir parçasını oluşturur.Stadion je součástí Olympijského komplexu Lužniki.
Kennedy Uzay Merkezi Kalkış Kompleksi 39, Kennedy Uzay Merkezi'ne ait bir roket fırlatma alanıdır.Letecký pohled na Kennedyho vesmírné středisko a odpalovací komplex 39.
Microprocessor complex) adlı bir protein kompleksi tarafından gerçekleştirilir.První úpravy obstarává u živočichů proteinový komplex známý jako Microprocessor complex.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.Teorie vychází z principů a myšlenek individuální psychologie, jejímž zakladatelem byl Alfred Adler.