Ana içeriğe geç
Sözlük

kompleks ile cümle

kompleks kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kuzeydoğusunda kalan Pomerape Volkanı ile beraber Payachata kompleksini oluşturur.Zusammen mit dem Vulkan Pomerape, der nordöstlich von ihm liegt, bildet er den Payachata-Komplex.
Crown Casino and Entertainment Complex, Melbourne, Avustralya'da bulunan bir kumarhane ve eğlence kompleksi.Das Melbourne Sports and Entertainment Centre ist eine Mehrzweckhalle in Melbourne, Australien.
Kraliyet kompleksi 134 hektarlık bir alan kaplamaktadır.Zum königlichen Legat gehörte umfangreicher Landbesitz von 134 Hektar.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.Die wissenschaftliche Auswertung der Funde ist sehr aufwändig.
Franklin D. Roosevelt East River Drive, kompleksin Konferans Binası'nin altından geçer.Der Franklin D. Roosevelt East River Drive (FDR Drive) am East River ist das östliche Ende der 72nd Street.
Rikers Island, New York'ta bir ada ve hapishane kompleksidir.Rikers Island ist eine Gefängnisinsel im East River von New York.
Bu stadyum bir spor kompleksinin içerisinde yer alacaktı.Das Stadion ist Teil eines großen Sportstättenkomplexes.
Grup, örümceklerin kompleksi ağlarla kapladığını öğrenir.Der Tag, als ich lernte die Spinnen zu zähmen.
Yaklaşık 5500 yıllık olan kompleks, dünyanın en eski dini yapılarından biridir.Die beiden 5000 Jahre alten Anlagen gehören zu den frühesten Denkmälern in der Gegend.
Graz'daki Eggenberg Şatosu (Almanca: Schloss Eggenberg), Steiermark'daki en önemli Barok saray kompleksidir.Schloss Eggenberg in Graz ist die größte und bedeutendste barocke Schlossanlage der Steiermark.
Kompleks Rusya devlet başkanı'nın resmi ikametgâh yeridir.Dort befindet sich der Sitz des russischen Präsidenten.
Bu kompleks, doğudaki komşusu IC1805 (Kalp Bulutsusu) ile birlikte "Kalp ve Ruh" olarak anılır.Der Komplex östlich davon ist sein Nachbar IC 1805 der sogenannte Herznebel.
Victoria'da Dadswells Bridge kasabasında dev bir koala şeklinde yapılmış bir turist kompleksi vardır.In Donnersdorf ist ein großer, weithin sichtbare Komplex von Kaufland-Logistik.
Rockefeller Center, New York'un Manhattan semtinde bulunan bir iş merkezi kompleksidir.Das Rockefeller Center ist ein zentral gelegener Gebäudekomplex im Stadtteil Manhattan in New York City.
Koguryo Mezarları Kompleksi, Kuzey Kore'de bulunan bir UNESCO Dünya Mirası Alanı'dır.Koguryo-Grabstätten ist eine von der UNESCO gelistete Stätte des Weltkulturerbes in Nordkorea.
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.Auch soll ein 50-m-Schwimmbecken entstehen.
Moskova'daki fabrikalar hızla askeri endüstri komplekslerine dönüştürüldü.Les usines de Moscou ont été rapidement transformées en complexes militaires.
U4 ve U1 kompleksden ayrılırlar.U4 et U1 quittent le complexe.
Kompleks de 50 metrelik bir yüzme havuzu da bulunmaktadır.Le complexe accueille aussi une piscine de 50 mètres.
Kompleks, 18. yüzyılda Peder Luis Felipe Neri de Alfaro tarafından yaptırılmıştır.Le complexe a été construit au XVIIIe siècle par le Père Luis Felipe Neri de Alfaro.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.L’organisme humain produit un nouvel ensemble d’organes afin de répondre à un tel besoin.
Stadyum, tüm spor kompleksi ile 33 hektarlık üzerinden 3.5 hektarlık bir alanı kaplar.Le stade occupe une superficie de 3,5 hectares sur les 33 hectares du complexe sportif.
Bu kompleks, günümüzde Frank Lloyd Wright Mimarlık Okulu’nun ana kampüsüdür.Elle est actuellement le siège de la Frank Lloyd Wright Foundation.
Bu eser Vermeer'in çalışmaları arasında en büyük ve kompleks eseridir.Il est le plus grand et le plus complexe de tous les tableaux de Vermeer.
Dambulla, Sri Lanka'daki en büyük ve en iyi korunmuş mağara tapınağı kompleksidir.Il s'agit du plus important et du mieux préservé des complexes de grottes du Sri Lanka.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Chaque ville d’importance possède au moins un centre spirite.
Birinci aşamada substrat enzimi tersinir olarak bağlanıp enzim-substrat kompleksini oluşturur.Tout d'abord, les substrats se lient réversiblement à l'enzyme, formant un complexe enzyme-substrat.
Kompleksin yanında iki tenis kortu bulunmaktadır.Deux courts de tennis sont présents à proximité.
Marina Bay Sands, Singapur'da Downtown Core'da Marina Bay'de bulunan bir lüks otel kompleksidir.Marina Bay Sands est un complexe hôtelier de Singapour.
Potasyum ferrosiyanür metal kompleks bileşiğinin 4− potasyum tuzudur.Ordre des Bromeliales Bromeliaceae ?Rapateaceae 4.
Basra Spor Kenti, Irak'ın Basra kentinde yer alan bir spor kompleksidir.Le Basra Sports City Stadium est un stade situé à Bassora, dans le sud de l'Irak.
Lotte World (Korece: 롯데월드 Lotdewoldeu), Güney Kore'nin başkenti Seul'de bulunan bir eğlence kompleksidir.Lotte World est un complexe de loisirs situé à Séoul, en Corée du Sud.
Daha kompleks bebek lateksden yapılır.L'élastique est fabriqué à partir de latex.
Alçak komplekslidir.Système complexe.
Ayrıca Eğitim Kompleksinin içinde 8 daireli lojmanı bulunmaktadır.Un ensemble de 8 postes informatiques est également a disposition pour le travail scolaire.
Fata Morgana sadece kompleks değildir, aynı zamanda da sürekli değişir.La Fata Morgana no solo es compleja, sino también rápidamente cambiante.
Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir.La ciencia detrás de este mecanismo es bastante compleja.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.El organismo del ser humano está produciendo un nuevo complejo de órganos como respuesta a tal necesidad.
Ayırma işlemleri materyal karışımlarının kompleksliğini azaltmak için kullanılır.Los procesos de separación se utilizan para disminuir la complejidad de las mezclas de materiales.
Kısa bir sre sonra Ood'lar kitlesel bir devrime başlar ve kompleks, tahliye edilir.Poco después, los Ood inician una revolución en masa y el complejo debe ser evacuado.
Kataliz sonucu bu kompleks ayrışır, bir ürün (P) ve serbest enzim salınır.En la catálisis, este complejo se rompe para liberar el producto (P) y la enzima (E).
Bu kompleksler yaşam süreçlerinin erken katalizörleri olmuş olabilir.Estos complejos pudieron haber sido importantes como primeros catalizadores en los procesos de la vida.
Göreceli olarak küçük bir ücretle, genel halkın bir üyesi banyo kompleksine girebilirdi.Gracias al relativo bajo coste de la entrada, cualquier miembro del público general podía acceder al complejo.
NatB kompleksinin Nat3 altbirimi bazı kanserlerde yüksek düzeyde ifade edilmektedir.La subunidad hNat3 del complejo hNatB se ha encontrado a elevados niveles en algunos tipos de cáncer.
İnsan NatB kompleksi hücre döngüsü ile ilişkilidir.El complejo NatB humano se ha asociado al ciclo celular.
Bu dönemde iki evreli bir saray kompleksi bulunmuştur.Se conservan en ella las ruinas de dos complejos palaciegos de esta época.
Kompleks, determinstik moleküler nanoteknolojinin rüyası anlaşılmazlığını sürdürecektir.El sueño de un complejo, la nanotecnología molecular determinista sigue siendo difícil de alcanzar.
NGC 6979 ise Peçe kompleksinin merkezî kısmıdır.NGC 6979 (la parte central del complejo) es el Triángulo de Pickering.
EIS kompleksi katalitik olarak inaktiftir.El complejo EIS es catalíticamente inactivo.
Sadece piyasa kapitalizminin kompleks ve modern bir ekonomi yaratacağını söylemişlerdir.Mises y Hayek argumentaron que solo el capitalismo de mercado podía manejar una economía moderna y compleja.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Cada ciudad tenía al menos un foro de tamaño variable.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.La psicología individual es una teoría psicológica ideada por Alfred Adler.
11 Eylül saldırıları sırasında kompleks ağır zarar görmüştür.Sufrió graves daños en los atentados del 11 de septiembre de 2001.
Franklin D. Roosevelt East River Drive, kompleksin Konferans Binası'nin altından geçer.Franklin D. Roosevelt East River Drive o FDR Drive, autovía de la ciudad de Nueva York.
La Caja Mágica Spor kompleksini Fransız mimar Dominique Perrault tasarlanmıştır.El complejo deportivo fue diseñado por el arquitecto francés Dominique Perrault.
Buna en önemli iki istisna Kocatepe Camii ve TBMM Camii Kompleksi’dir.Se desempeña principalmente como segunda base y campocorto.
DNA ligaz IV, XRCC4 adlı yardımcı protein ile kompleksleşir.La ADN ligasa IV se une a una proteína reparadora de ADN, XRCC4.
57 büyük kompleks yapmış, yönetmiş ya da devlete devretmiştir.O domina el mercado o lo hace el Estado...
Kromozomlarda bulunan DNA, yapısal proteinlerle beraber kompleksler oluşturur.En los cromosomas, el ADN se encuentra formando complejos con proteínas estructurales.
Chiron,kuyrukluyıldıza benzerliğiyle bilinen ve en kompleks görünen centaurdur.Quirón, centauro con actividad cometaria conocida, parece ser el más complejo de todos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod