Eziyet, çok komik.고문 이죠, 웃기죠
Eziyet, çok komik.La tortura, muy divertido.
Eziyet, çok komik.Martelen, erg grappig.
Eziyet, çok komik.Mučenie, naozaj veľmi vtipné.
Eziyet, çok komik.Mučení, velmi vtipné.
Eziyet, çok komik. Of, erkekler harika.Uau, vocês são os maiores.
Eziyet, çok komik.Penyiksaan, sangat lucu.
Eziyet, çok komik.Tortură, da, foarte amuzantă.
Eziyet, çok komik.Tortura, molto divertente.
Eziyet, çok komik.Torture, très amusant.
Eziyet, çok komik.Tortury, bardzo śmieszne.
Eziyet, çok komik.Tra tấn, khá là vui.
Eziyet, çok komik.Μαρτύριο, πολύ αστείο.
Eziyet, çok komik.Изтезания, много смешно.
Eziyet, çok komik.Пытки, ага, очень смешно.
Eziyet, çok komik.Тортури, ага, дуже смішно.
Eziyet, çok komik.עינויים - מאוד מצחיק
Eziyet, çok komik.التعذيب، مضحك جدا.
Eziyet, çok komik.皆さん いいセンスをしています
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Aber am Anfang wurde dies als eine moralisch sehr problematische Sache gesehen, lange bevor es lustig wurde.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.De kezdetben ezt egy erkölcsileg erősen problémás dolognak tartották, még mielőtt mulatságossá vált volna.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.하지만 그 시작에서, 이건 도덕적으로 매우 큰 문제가 되었습니다. 그저 재미가 되어버리기 훨씬 전에 말입니다.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Ma all'inizio era vista come una cosa moralmente problematica, molto prima che diventasse divertente.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Maar in het begin werd dit gezien als moreel verwerpelijk, lang voordat het grappig werd gevonden.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Mais au début, c'était vu comme quelque chose de moralement problématique, bien avant que ça devienne drôle.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Men i begyndelsen blev det set som en problematisk moralsk ting, lang tid før det blev morsomt.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Na początku to był duży problem moralny, długo zanim zaczęto się z tego śmiać.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Nhưng ban đầu, nó được xem như là 1 vấn đề về mặt đạo đức, trước khi nó trở nên khôi hài.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Pero en un principio fue visto como un problema ético antes de que se convirtiera en algo divertido.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Αλλά αυτό θεωρούταν αρχικά πολύ προβληματικό, πολύ πριν γίνει αστείο.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.В самом начале все это смотрелось через ракурс морали, задолго до того, как это стало просто забавным.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.И в началото на това са гледали като на нещо неморално, много преди да стане забавно.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.אבל בהתחלה, זה נראה כמו תחום מאוד בעייתי מוסרית, הרבה לפני שזה היה מצחיק.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.لكن في البداية, كانت تعتبر كمشكلة أخلاقية جداً قبل أن تصبح مضحكة بوقت طويل
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.奇妙なことになるずっと以前のことです そして ジョン D ロックフェラーが現れました
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Au lieu de cela, j'ai trouvé des jeunes femmes qui étaient intelligentes et drôles et braves et généreuses.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Ehelyett, fiatal nőket találtam, akik okosak és viccesek és bátrak és nagylelkűek.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Em vez disso, encontrei jovens mulheres inteligentes e engraçadas, corajosas e generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.En vez de eso, encontré a mujeres jóvenes inteligentes y divertidas y valientes y generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.In plaats daarvan ontmoette ik jonge vrouwen die slim, grappig, moedig en genereus waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.În schimb, am găsit tinere inteligente și amuzante, curajoase și generoase.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Invece, ho trovato giovani donne intelligenti e divertenti, coraggiose e generose.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.걱정과는 다르게 전 아주 똑똑하고 용감하며 관대한 여인을 만날 수 있었습니다.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Namun, saya menemukan wanita muda yang cerdas, lucu, berani dan dermawan.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Pravzaprav pa sem spoznala mlade ženske, ki so bistre in zabavne, pogumne in velikodušne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Stattdessen traf ich junge Frauen an, die klug und witzig, sowie mutig und großzügig waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Thay vào đó, tôi tìm thấy những phụ nữ trẻ, những người thông minh và hài hước dũng cảm và hào phóng.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Zamiast tego spotkałam kobiety mądre i zabawne, a także odważne i hojne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Αντιθέτως, βρήκα νέες κοπέλες που ήταν έξυπνες και διασκεδαστικές γενναίες και μεγαλόψυχες.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Але натомість я побачила розумних, дотепних молодих жінок, сміливих і щедрих.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо това, аз открих млади момичета, които бяха умни и забавни, смели и щедри.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо этого, я встретила молодых женщин, умных и с чувством юмора, смелых и щедрых.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.במקום זה גיליתי צעירות פקחיות וכיפיות, ואמיצות ונדיבות.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.بدلا من ذلك، وجدت الشابات كانوا اذكياء ومضحكين وشجعان وكرماء.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.勇敢で寛大でした 思ったことを話してくれ
Feynman onlara bütün gücüyle girişti, tam ortadan gerçekten çok vahşice idi -- ama çok da komikti.Él dejó que recibieran todo el golpe, justo en medio de los dos ojos. Fue bestial. Fue muy cómico.
Feynman onlara bütün gücüyle girişti, tam ortadan gerçekten çok vahşice idi -- ama çok da komikti.Feynman deu-lhes com força, acertou-lhes mesmo em cheio. Foi brutal, foi engraçado — oh, foi mesmo engraçado.
Feynman onlara bütün gücüyle girişti, tam ortadan gerçekten çok vahşice idi -- ama çok da komikti.Feynman gaf ze de volle lading - recht tussen de ogen. Brutaal en grappig - o, zo grappig.
Feynman onlara bütün gücüyle girişti, tam ortadan gerçekten çok vahşice idi -- ama çok da komikti.Feynman hat es ihnen gegeben, mitten ins Gesicht. Es war brutal, es war lustig - oh, es war lustig.
Feynman onlara bütün gücüyle girişti, tam ortadan gerçekten çok vahşice idi -- ama çok da komikti.Feynman i-a lăsat să se desfăşoare -- ţintindu-i chiar între ochi. A fost brutal, amuzant--oh, a fost amuzant.