Ana içeriğe geç
Sözlük

kom ile cümle

kom kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne çok komikti?What was so funny?
Bu kadar komik olan neydi?What was so funny?
İşte buna komik denir.Now, that's funny.
Şimdi bu komik.Now that's funny.
Bak bu komikti.Now that's funny.
Ne komik bir yorum!What a ridiculous comment!
El yazısı kompozisyonlar kabul edilmeyecektir.Handwritten essays won't be accepted.
Komşularımız yine tartışıyorlar.Our neighbors are arguing again.
Tom komutan oldu.Tom became the commander.
Komplo inanılmazdı.The plot was unbelievable.
Pizza ve bira kötü bir kombinasyon değil.Pizza and beer aren't a bad combination.
Askerler sorgulamadan komutanlarına itaat etti.The soldiers obeyed their commander without question.
Tom bir tank komutanıydı.Tom was a tank commander.
Ne komik bir karşılaştırma!What a ridiculous comparison!
Tom komşularına hiç "merhaba" demez.Tom doesn't ever say "hi" to his neighbors.
Tom komşularıyla konuşmaz.Tom doesn't talk to his neighbors.
Tüm komşularım çok arkadaş canlısı.All my neighbors are very friendly.
Benim komşumun adı Tom Jackson.My neighbor's name is Tom Jackson.
Tom onun komik olmadığını söyledi.Tom said it wasn't funny.
Bu sadece komik görünüyor.It just seems ridiculous.
O sadece komik görünüyor.That just sounds funny.
Komşularım bana birinin evime girmeye çalıştığı bilgisini verdiler.The neighbors informed me that somebody had tried to break into my house.
Parti söyledi: "Bu gerekli!" - Komsomol cevap verdi: "Yapılacak!"The Party said: "It's necessary!" — The Komsomol answered: "Will do!"
Parti dedi: "Bu yapılmak zorunda!" - Komsomol cevap verdi: "Yapılacak!"The Party said: "It has to be done!" — The Komsomol answered: "Will do!"
Parti dedi: "Bu yapılmalıdır!" - Komsomol cevap verdi: "Bu yapılacak!"The Party said: "It must be done!" — The Komsomol answered: "It will!"
Tom'un komplonun bir parçası olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is a part of the conspiracy.
O yardım çağırmak için komşunun evine koştu.She ran to the neighbor's house to call for assistance.
Bitişik komşudan gelen müzik yüksek ve rahatsız ediciydi.The music coming from next door was loud and annoying.
O şimdiye kadar duyduğun en komik şey.That's the most ridiculous thing I've ever heard.
Komisyon hiçbir eylem yapmadı.The commission took no action.
Doğru koşullar göz önüne alındığında, kompost solucanları olağanüstü bir hızla üretebilir.Given the right conditions, compost worms can reproduce at a phenomenal rate.
Tom kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between charcoal and carbon.
Öyle söylemen gerekmesi komik.It's funny you should say so.
Komiklikten ölmezsin umarım!Hopefully, being ridiculous doesn't kill you !
Umarım komik olmak seni öldürmez!Hopefully, being ridiculous doesn't kill you !
Çok fazla maddecilikle büyüdün ve şimdi komşularını kıskanıyorsun.You grew up with too much materialism, and now you envy your neighbours.
Ted komünistler için oy vermek istedi.Ted wanted to vote for the communists.
Üzgünüm, ben biraz sarhoşum, bu yüzden komik şeyler söylüyor olabilirim.Sorry, I'm a bit drunk, so I may be saying ridiculous things.
Küstahlığın, senin Mesih kompleksinden geliyor.Your insolence comes from your messianic complex.
Bu bir üst orta sınıf komşuluğu olarak düşünülmektedir.This is considered an upper-middle-class neighborhood.
Ne yazık ki komplikasyonlar olabilir.Unfortunately, there may be complications.
Tom'un kompozisyonunda birçok hata vardı.Tom's composition had a lot of mistakes.
Herhangi bir komplikasyon beklemiyorum.I don't expect any complications.
Bu iyi bir kombinasyon değil.That's not a good combination.
O gerçekten komik olurdu.That would be really funny.
Bir komplikasyon vardı.There was a complication.
Komitenin kararıyla ilgili bize henüz bir bilgilendirme yapılmadı.We haven't yet been informed of the committee's decision.
Egoizmin zıddı kominizmdir.The opposite of egoism is communism.
Komik bir kahkahan var.You have a funny laugh.
Tom'un komik bir gülmesi var, değil mi?Tom has a funny way of laughing, doesn't he?
Sen komisyona gitmen gerek.You should go to the commission.
Tom projeyi yok etmek için bir komplo düzenledi.Tom schemed to destroy the project.
Meryem ile Selime arasında kommensalist bir ilişki var.Mary and Sally have a relationship of commensalism with each other.
Eğer onu yaparsan komik görüneceksin.If you do that, you're going to look ridiculous.
Avustralya dünyanın beşinci büyük kömür üreticisi.Australia is the world's fifth-largest coal producer.
Avustralya'da her gün bir milyon tonun üzerinde kömür çıkarılıyor.More than one million tons of coal are mined each day in Australia.
Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.About ten million tons of coal are mined every day in China.
Komşu kadın neredeyse kıskançlıktan öldü.The neighbor woman nearly died of envy.
"Tom, ben senin babanım!" "Mary, kes şunu. Bu komik değil.""Tom, I am your father!" "Stop it, Mary. It's not funny."
Eminim bu komik olacak.I'm sure that it'll be fun!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod