Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Hívjuk át a barátainkat, szomszédainkat is, és évente egyszer ismételjük,
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Invitate amici e vicini e rifatelo ogni anno, forse.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Invită-ţi prietenii şi vecinii şi repetă o dată pe an, poate.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Inviten a sus amigos y vecinos y repitan esto una vez al año, tal vez.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Invitez vos amis et vos voisins faites-le une fois par an, peut-être.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.친구들과 이웃들을 초대하고, 아마도 일 년 한 번씩
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Laden Sie ihre Freunde und Nachbarn ein und wiederholen Sie das Ganze einmal im Jahr, vielleicht.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Mời hàng bạn bè và hàng xóm tới dự và lập lại như vậy mỡi năm, hy vọng là vậy.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Nodig je vrienden en buren uit en herhaal dit eens per jaar, misschien.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Pozvěte přátele a sousedy a zopakujte to jednou ročně, možná.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Pozvite priateľov a susedov a zopakujte to raz za rok, nanajvýš.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Zaproście swoich przyjaciół i sąsiadów i powtórzcie to co roku, może.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Καλέστε στο τραπέζι τους φίλους και γείτονές σας και επαναλάβετε μία φορά το χρόνο, ίσως.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Поканете приятели и съседи и повтаряйте веднъж в годината, може би.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.Пригласите друзей или соседей и повторите раз в год, возможно.
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.הזמינו את חבריכם ושכניכם וחיזרו על כך מידי שנה,
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.أدعو أصدقائك وجيرانك وقم بتكرار هذا ، ربما
Arkadaşlarınızı ve komşularınızı davet edin, ve bunu yılda bir kere tekrarlayın.年に1回行ってください 多分私は食事に
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Amici, vicini, familiari.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Amigos, vecinos, familiares
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Barátok, szomszédok, családtagok.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Des amis, des voisins, des membres de ma famille.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Freunde, Nachbarn, Familienmitglieder.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.제 친구, 이웃, 가족들이죠.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Przyjaciołach, sąsiadach, członkach rodziny.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Друзья, соседи, члены семьи.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.Приятели, съседи, роднини.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.חברים, שכנים, משפחה.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.أصدقاء، جيران، أقرباء.
Arkadaşlar, komşular, akrabalar.私は多文化家族で育ちました
Avrupa kıtasının dışındadır, bazılarıysa bitişik komşularımızdır (3).3 continente europeo, mientras que otros son nuestros vecinos directos (
Avrupa kıtasının dışındadır, bazılarıysa bitişik komşularımızdır (3).3 dehors du continent européen, d'autres sont nos voisins directs (
Avrupa kıtasının dışındadır, bazılarıysa bitişik komşularımızdır (3).3 susedmi (
Avrupa kıtasının dışındadır, bazılarıysa bitişik komşularımızdır (3).3 съседи (
Aynı mahallede komşular olarak tartışmanın anlamı yok.Ce n'est nécessaire pour personne.
Aynı mahallede komşular olarak tartışmanın anlamı yok.Nie ma sensu aby ludzie tutaj już przychodzili
Aynı mahallede komşular olarak tartışmanın anlamı yok.Nu are rost ca oamenii din acelasi cartier sa se certe pana la capat.
Aynı mahallede komşular olarak tartışmanın anlamı yok.Ούτε υπάρχει λόγος να γίνονται οι γείτονες εχθροί.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Abbiamo segnato sulla mappa chiunque venda ai vicini all'ingresso del giardino le proprie uova in eccesso.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.A je na nej každý, kto susedom predáva vajcia z dvora, úplne legálne, to nám zatiaľ stačilo.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Alla som säljer ägg vid grindöppningen, helt legalt, till sina grannar prickade vi in på kartan.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Każdy, kto sprzedawał jaja sąsiadom, został na niej oznaczony.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.자신의 정원에서 합법적으로 이웃에게 남은 계란을 파는 분들은 모두 가능한데요,
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Toți care-şi vindeau ouăle în exces la poarta casei, perfect legal, vecinilor, au fost puși pe hartă.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Vsakega, ki popolnoma legalno pri svojih vrtnih vratih prodaja presežek svojih jajc, smo dali nanj.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Wie zijn extra eieren verkoopt aan het hek, volkomen legaal, aan de buren, zetten we erop.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Любой, кто продаёт лишние яйца, совершенно легально, у своих ворот соседям, указан на карте.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.כל מי שמוכר ביצים עודפות בשער הגינה, חוקי לחלוטין, לשכנים שלהם,
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.أي شخص يبيع بيضه الزائد عند بوابة الحديقة، بشكل قانوني، لجيرانه،
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.売っている人の名前を書いたんです 最初は4人でした
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Abuelas, maestras, tías, primas, vecinas, quienes me enseñaron acerca de la fortaleza y la dignidad.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Avós, professoras, tias, primas, vizinhas, que me ensinaram a força silenciosa e a dignidade.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babičkami, učitelkami, tetami, sestřenicemi, sousedkami, které mě naučily síle a důstojnosti.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Babki, nauczycielki, ciotki, kuzynki, sąsiadki, uczyły mnie ukrytej siły i godności.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bà tôi, các cô giáo, cô bác, em họ, hàng xóm, những người dạy tôi về sức mạnh thầm lặng và lòng tự trọng.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Bunici, profesoare, matusi, verisoare, vecine, care m-au invatat despre putere tacita si demnitate.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Grootmoeders, leerkrachten, tantes, nichten, buren, die me rustige kracht en waardigheid leerden.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Isoäitejä, opettajia, tätejä, serkkuja ja naapureita, jotka opettivat minulle lujuutta ja arvokkuutta.
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.저의 할머니,선생님,이모님,조카와 이웃들은 저에게 조용한 믿음의 힘과 존엄을 가르쳐주었습니다
Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.Mormor, farmor, lärare, fastrar, mostrar, kusiner, grannar, som har lärt mig om tyst styrka och värdighet.