Ana içeriğe geç
Sözlük

koltuklar ile cümle

koltuklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aralık 1918 genel seçimlerinde Sinn Féin Westminister'daki İrlanda koltuklarının çoğuna sahip oldu.Vo voľbách v decembri 1918 strana Sinn Féin získala najväčšie zastúpenie pre Írsko v britskom parlamente.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler".Osídľuje doteraz voľné nezalesnené miesta).
1967 Amerikalı araç üreticileri arka koltuklara da emniyet kemeri yerleştirdi.Približne od roku 1967 sa aj starším autobusom pri prelakovaní maľoval biely pás v podokennej časti.
Büyük Orion radar anteni geniş bir ön kesit gerektirdiğinden pilot koltukları yan yana yerleştirildi.Pilota sta sedela eden pleg drugega, ker je velik Orion radar potreboval velik frontalni presek.
Geri kalan koltuklar azınlıklara göre dağıtılmıştır.Preostalo prebivalstvo je razpršeno po manjših mestih in vaseh.
Bazı modellerde çapraz kayan arka yan koltuklar bulunmaktadır.Nekateri modeli vključujejo vzmeten sedež.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.Od leta 1979 je na ogled v stolnični zakladnici.
Favorit'in tüm koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır.V podpornem loku so kipi svetnikov.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1977. aastal liideti Seljakülaga Aasaküla.
500 litrelik geniş bagaj hacmine sahip ve arka koltuklar katlanarak kapasite 1440 litreye kadar çıkarılabilir.Selle pakiruum mahutab 500 liitrit, aga kui tagaistmed alla lasta, mahub sinna 1400 liitrit.
"Boş koltukları doldurmak için geldiler"."Teekond tühjade tünnidega".
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.그렇다지만, 최근의 충돌사고에서 3점식 안전벨트가 카시트보다 도리어 보호효과가 좋았습니다.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Maar inderdaad, in recente crashes doen de driepuntsgordels het zelfs beter dan de autozitjes.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Ma in realtà, negli incidenti recenti le cinture a tre punti fanno perfino meglio dei seggiolini.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.Najświeższe dane pokazują, że pasy 3-punktowe są jeszcze lepsze od fotelików.
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.,אבל בעצם, בתאונות האחרונות דווקא חגורות הכתף-אגן למעשה, משיגות אפילו תוצאות טובות יותר מכיסאות .הבטיחות
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.ولكن في الواقع ، في الحوادث الأخيرة ,حزام الخاصرة والكتف أظهروا نتائج أفضل من مقاعد السيارة
Ama aslında, bu son çarpışmalarda, karın-omuz emniyet kemerleri araç koltuklarından çok daha etkili.チャイルドシートより有効です そんなはずはない と思う人もいるでしょう
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Az amerikai nyugat egyik magániskolájában vagyunk, vörös bársonyszékeken ülünk és pénz van a zsebünkben.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Chúng ta đang ở tại một trường tư tại Phía Tây của Mỹ, ngồi trên những ghế nệm đỏ với tiền trong túi.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Estamos numa escola privada no Oeste americano, sentados em cadeiras de veludo, com dinheiro no bolso.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Jsme na soukromé škole na západě USA, sedíme v sametových křeslech, s penězi po kapsách.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Kita berada di sekolah swasta di barat Amerika duduk di kursi dengan beludru merah dengan uang di saku kita.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.우리는 미국 서부의 사립학교에 있으며 빨간 벨벳 의자에 앉아 있으며, 주머니에는 돈이 들어 있죠.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Siamo in una scuola privata nell'America occidentale seduti in poltroncine rosse, con soldi in tasca.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Sme na súkromnej škole na západe USA. Sedíme na červených zamatových stoličkách a vo vreckách máme peniaze.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Smo na privatni šoli ameriškega zahoda, sedimo na žametnih rdečih stolih, z denarjem v žepu.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Suntem la o şcoală privată în Vestul Americii, stând în scaune de catifea roşie, cu bani în buzunare.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Vi är i en privatskola i västra USA, sittandes i röda sammetsstolar med pengar i våra fickor.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Мы в частной школе на Американском Западе, сидим на красных, бархатных стульях и в наших карманах есть деньги.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.Намираме се в частно училище в американския Запад, седейки в червени кадифени столове, с пари в джобовете си.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.אנו נמצאים בבית ספר פרטי במערב האמריקני, יושבים בכסאות מקטיפה עם כסף בכיסנו.
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.نحن الآن في جامعة خاصة في الغرب الأمريكي، نجلس على مقاعد مخملية حمراء، وكل منا معه من المال ما يكفيه ويزيد،
Amerika'nın batısında bir özel okuldayız; cebimizde paramızla kırmızı kadife koltuklarda oturuyoruz.赤いビロードの椅子に腰かけ ポケットにはお金もあります 我々の生活を見てみると
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."그 쪽하고 소원하게 되면 곤란하지요"라고 하더군요.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Não podemos arriscar aliená-los, ao testar cintos de segurança contra cadeiras auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nie mogą ich zrazić porównując pasy z fotelikami.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Non possiamo rischiare di perdere clienti testandoli contro le cinture."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."No podemos arriesgar alejarlas probando cinturones en relación con asientos de auto'.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nous ne pouvons pas risquer de les perdre en faisant des tests comparatifs entre ceinture et siège auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Nu putem risca să-i îndepărtăm testând centurile de siguranţă versus scaunele auto."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Vi kan inte riskera att stöta oss med dem genom att testa bälten gentemot stolar."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."We willen ze niet voor het hoofd stoten door een test van de gordel ten opzichte van autozitjes. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Wir können nicht riskieren, das Vertrauen der Kunden zu verlieren.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Δεν ρισκάρουμε να ψυχρανθούν συγκρίνοντας ζώνες ασφαλείας και καθίσματα αυτοκινήτου.
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Мы не хотим рисковать и портить с ними отношения, сравнивая ремни безопасности и детские кресла."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."Не можем да рискуваме да ги отблъснем, като тестваме столчета за коли спрямо предпазни колани."
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."אנחנו לא יכולים להסתכן בהברחתם על ידי השוואת ".חגורות בטיחות לכיסאות בטיחות
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."لا يمكننا المجازفة بخسارتهم بسبب اختبار أحزمة الأمان النسبي لمقاعد السيارة. "
Araç koltuklarına bağlı emniyet kemerlerini test ederek işimizi kaybetmeyi göze alamayız."なんとか 匿名を条件に
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.E doar că la urma urmei, scaunele auto nu fac foarte mult.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.È proprio che sostanzialmente i seggiolini non fanno granché.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Es ist eben nur so, dass Kindersitze nicht viel bewirken.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Fundamenteel halen autozitjes niet veel uit.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.아니라는 점을 암시합니다. 근본적으로 카시트가 그리 엄청난 것은 아니라는 거죠.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır. Ve işte çarpışma.No fundo, as cadeiras auto não estão a fazer grande coisa.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.Βασικά, τα καθίσματα δεν ωφελούν και πολύ.
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.מה שמסכן את הילדים. הבעיה היא שכיסאות הבטיחות .לא עושים הרבה מלכתחילה
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.وتعريضهم للخطر , لكن بشكل جوهري مقاعد السيارات لا تفعل الكثير
Aslolan, bu araç koltuklarının esasen pek bir işlevi olmadığıdır.チャイルドシートでは十分ではないのです タイミングをあわせてあります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod