Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.제 옆자리에는 한 십대 고등학생이 앉아 있었습니다. 그 학생은 정말 빈곤한 가정에서 태어났고
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Lúc đó, ngồi cạnh tôi là một học sinh cấp 3, một thiếu nữ, một cô bé xuất thân từ một gia đình rất nghèo.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Na sedadle vedle mě seděla náctiletá studentka střední školy, pocházející z velmi chudé rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.På sædet ved siden af mig sad der en gymnasieelev, en teenager, der kom fra en fattig familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Pe scaunul de lângă mine stătea o adolescentă, o elevă de liceu, ce provenea dintr-o familie foarte săracă.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Poleg mene je sedela dijakinja, najstnica, ki je prihajala iz zelo revne družine.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Sedela vedľa mňa stredoškoláčka, tínedžerka, ktorá pochádzala z chudobnej rodiny.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Und im Sitz neben mir war eine Schülerin, ein Teenager aus einer sehr armen Familie.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Στο διπλανό κάθισμα καθόταν μια μαθήτρια λυκείου, μια έφηβη, η οποία προέρχονταν από φτωχή οικογένεια.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моей соседкой была старшеклассница, подросток, из очень бедной семьи.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.Моєю сусідкою була старшокласниця, піділток, з дуже бідної родини.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.На седалката до мен седеше ученичка, тинейджърка, която идваше от много бедно семейство.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.במושב לידי היתה תלמידת תיכון, בגיל העשרה, והיא באה ממשפחה ממש עניה.
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.وفى الكرسى المجاور لى طالبة فى المدرسة الثانوية، في سن المراهقة جاءت من أسرة فقيرة حقا
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.高校生、10代だったかな 彼女は貧乏な家の生まれで 「何かで成功したい」と打ち明けてきました。
Yanına otur veya yatakta yada koltukta yanına oturmasına izin verirsen yanına oturt.Usiądźcie na podłodze koło niego, lub pozwólcie mu wejść na kanapę koło was jeśli może.
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?(93:20) Станет ли близ Тебя седалище губителей, умышляющих насилие вопреки закону?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Ali bi bil s teboj združen prestol pogube, ki snuje hudobnost pod pretvezo postave?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Du wirst ja nimmer eins mit dem schädlichen Stuhl, der das Gesetz übel deutet.
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Engkau tidak bersekutu dengan hakim-hakim jahat, yang merancangkan kejahatan berdasarkan hukum
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Har vel fordervelsens domstol noget samfund med dig, der hvor de skaper urett under skinn av rett?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Izali z tobą towarzyszy stolica nieprawości tych, którzy stanowią krzywdę miasto prawa?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Kan fördärvets domarsäte hava gemenskap med dig, det säte där man över våld i lagens namn,
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?율례를 빙자하고 잔해를 도모하는 악한 재판장이 어찌 주와 교제하리이까
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Lebo veď či sa spolčí s tebou stolica neprávosti, ten, kto vymýšľa trápenie po zákone?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Les méchants te feraient-ils siéger sur leur trône, Eux qui forment des desseins iniques en dépit de la loi?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Ngôi kẻ ác nhờ luật pháp toan sự thiệt hại, Há sẽ giao thông với Chúa sao?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Ngôi kẻ ác nhờ luật_pháp toan sự thiệt_hại , Há sẽ giao_thông với Chúa sao ?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Onko yhteyttä sinun kanssasi turmion tuomioistuimella, jossa väkivaltaa tehdään lain varjolla,
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Pode acaso associar-se contigo o trono de iniqüidade, que forja o mal tendo a lei por pretexto?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Può essere tuo alleato un tribunale iniquo, che fa angherie contro la legge
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?¿Se aliará contigo el trono de maldad, el que por decreto instituye el abuso
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?står du i Pagt med Fordærvelsens Domstol, der skaber Uret i Lovens Navn?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Te vor pune cei răi să şezi pe scaunul lor de domnie, ei cari pregătesc nenorocirea la adăpostul legii?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Van-é köze te hozzád a hamisság székének, a mely nyomorúságot szerez törvény színe alatt?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Zdaliž se k tobě přitovaryší stolice převráceností těch, jenž vynášejí nátisk mimo spravedlnost,
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Μηπως εχει μετα σου συγκοινωνιαν ο θρονος της ανομιας, οστις μηχαναται αδικιαν αντι νομου;
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?Ще има ли съобщение с Тебе седалището на беззаконието, Което е хитро да върши зло чрез закон?
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?היחברך כסא הוות יצר עמל עלי חק׃
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?هل يعاهدك كرسي المفاسد المختلق اثما على فريضة.
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?那 藉 著 律 例 架 弄 殘 害 、 在 位 上 行 奸 惡 的 、 豈 能 與 你 相 交 麼
Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi Seninle bağdaşır mı?那 藉著 律例 架 弄 殘害 、 在位 上行 奸惡 的 、 豈能與 你 相交麼
Yedi numaralı koltuktaydım.7 자리 했다입니다.
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."As novas cadeiras auto são muito melhores."
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."Die neuen Kindersitze sind viel besser."
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."발견되는 것이 없습니다. 신형 카시트는 훨씬, 훨씬 좋지요.
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."Nowe foteliki wypadają dużo lepiej".
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."וכסאות הבטיחות החדשים הם הרבה, הרבה יותר .טובים
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."لن تشاهد في بيانات الحوادث الأخيرة تقدم الأداء في مقاعد السيارات
Yeni araç koltukları çok, çok daha iyi."しかし 最近の事故でも 三点式ベルトは
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.""As cadeiras auto têm vindo a melhorar com o tempo.
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.""Foteliki samochodowe są coraz lepsze
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.""Kindersitze sind über die Zeit viel besser geworden.
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti."시간이 지남에 따라 크게 발전했다는 얘기겠죠.
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.""Τα καθίσματα έχουν βελτιωθεί με τον καιρό.
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.""Да, но детские сиденья стали со временем гораздо лучше."
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti.".ובכן,שכיסאות בטיחות לרכב השיגו שיפור גדול עם הזמן
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti."تحسن مقاعد السيارة مع مرور الزمن
"Zaman içinde araç koltukları çok çok daha iyileşti."最近の衝突事故に限って数値を見ようとしても