Ana içeriğe geç
Sözlük

koloni ile cümle

koloni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Kolonijinio laikotarpio metu miestas pasižymėjo didesne baltųjų populiacija.
Çok kalabalık koloniler oluşturular.Sudaro įvairias kolonijas.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.MGB atstovai suima Štirlicą ir laivu persiunčia į TSRS.
Van Diemen's Land 1825'te ayrı bir koloni hâlini almıştır.Van Dymeno Žemė tapo atskira kolonija 1825 m., tad pasikeitė pietinė Naujojo Velso siena.
1810 - ABD, eski İspanyol kolonisi olan Batı Florida'yı ilhak etti.1810 – USA annekteeris Hispaania koloonia Lääne-Florida.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.Samal ajal kasvasid kolooniate vastased liikumised Euroopa riikide asumaades.
Son olarak Yunan koloniciler tarafından MÖ 657'de Megara kenti ortaya çıkarıldı.Byzantioni rajasid 657. aastal eKr kreeka linna Megara kolonistid.
Romulus burada bir Roma kolonisi inşa etmiştir.Pompeist sai Rooma koloonia. ...
Lee'nin ailesi Kore Japon kolonizasyonu sırasında Japonya'ya göç etmiştir.Lee vanemad olid emigreerunud Jaapanisse ajal, mil Korea oli Jaapani poolt okupeeritud.
Kigali, 1907 yılında bir Alman kolonisi olarak kuruldu.Kigali asutas 1907 Saksa koloniaalvõim.
Bu kolonide daha da çok sıkı bir disiplin uygulanmaktaydı.Selle range distsipliini saavutamiseks kehtisid sõjaväes ka väga ranged reeglid.
1808 yılında Sierra Leone, azat edilen köleler için resmî Britanya kolonisi olarak belirlendi.Sierra Leone määrati 1808. aastal ametlikult orjadest vabaks kolooniaks.
Yeni Dünya’daki en eski şehirlerden birisi olup, koloni Brezilya’sının ilk başkenti unvanını da taşımaktadır.Kõigi Pühakute lahe kõrgele kaldale rajati Brasiilia esimene pealinn.
Böylece İngiltere de Kuzey Amerika'daki kolonilerinin büyük bir bölümünü kaybetti.Ameerika iseseisvussõja tõttu kaotati siiski suur osa Põhja-Ameerika kolooniaid.
40 yıl sonra Saylonlar 12 koloniye baskın yaptı.Pärastpoole olevat neist 40 koloniseerinud Sardiinia.
Oyun Amerika'nın Avrupa milletleri tarafından kolonileştirilmesini konu alır.Ameerika koloniseerimine skandinaavlaste poolt Mälumäng.
Geceleri etkinlik gösterir ve buldukları böcek kolonilerini yağmalarlar.Mõjutatud on öösiti õitsevad lilled, keda tolmeldavad ööliblikad.
Genellikle koloni hâlinde yaşarlar.Ta pesitseb peaaegu alati kolooniatena.
1907'de koloni, Yeni Zelanda Dominyonu olmuştur.1907 sai Wellingtonist Uus-Meremaa dominiooni pealinn.
Yahudi Kolonizasyon Birliği Kıbrıs konusunda küçük yardımlar yapmaya devam etti.Ta lasi tappa kõik juudisoost väiksed poisslapsed Petlemma ümbruses.
Mevsimsel olarak tekeşli yaşayan fregat kuşları koloni hâlinde yuva yaparlar.Selle vältimiseks kuivatavad mõned linnukasvatajad külmemal perioodil lindudel pead.
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.A II. világháború után Európa romokban hevert, de még mindig hatalmas tengerentúli gyarmatai voltak:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Dopo la seconda guerra mondiale, l'Europa era devastata, ma ancora deteneva grandi domini coloniali:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.După al 2-lea război mondial Europa era devastată, dar totuși deținea largi colonii peste ocean:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Nach dem Zweiten Weltkrieg war Europa am Boden, hatte aber noch große Überseekolonien
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Na de Tweede Wereldoorlog was Europa verwoest, maar nog altijd in het bezit van grote overzeese kolonies:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Po drugiej wojnie światowej Europa była zniszczona. ale wciąż utrzymywała duże zamorskie kolonie:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Sau Thế Chiến Thứ Hai, Châu Âu bị tàn phá, nhưng vẫn nắm giữ một số lượng lớn các thuộc địa:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Tras la Segunda Guerra Mundial Europa quedó devastada, pero aún mantenían extensas colonias en ultramar:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Μετά το Δεύτερο Παγκόσμιο Πόλεμο η Ευρώπη ήταν κατεστραμμένη, αλλά είχε ακόμη πολλές υπερπόντιες αποικίες:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.После Второй Мировой войны Европа была разгромлена, но она все еще владела обширными колониями:
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.C'est plutôt quelque chose dans l'organisation qui change avec les années.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Dev'essere piuttosto qualcosa nell'organizzazione che cambia man mano che la colonia invecchia.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.En vez de eso, algo sobre la organización debe cambiar a medida que envejece la colonia.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Er moet iets aan de organisatie veranderen naarmate de kolonie ouder wordt.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.În schimb, ceva legat de organizare trebuie să se schimbe pe măsură ce colonia îmbătrâneşte.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.I stedet handler det om at organisationen må ændre sig som kolonien bliver ældre.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.대신, 조직구성에 대한 어떤 것이 서식지가 늙어감에 따라 분명 변화하고 있습니다.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Musi zmieniać się coś w organizacji, gdy kolonia staje się starsza.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Stattdessen liegt es irgendwie an der Organisation, etwas ändert, während die Kolonie älter wird.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.А нещо в организацията трябва да се променя с остаряването на колонията.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.Напротив, что-то в самой организации должно меняться с возрастом колонии.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.אלא, משהו בארגון חייב להשתנות ככל שהמושבה מתבגרת.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.بدلا من ذلك ، شيئا يتعلق بالمنظمة يجب التغير لطالما تقدمت المستعمرة في السن.
Aksine, daha yaşlanan koloniler için... ...organizasyonla ilgili bazı şeyler değişiyor olmalıdır.コロニーが古くなるにつれて変わるに違いありません 明らかに変化しているのはコロニーの大きさです
Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.여전히 해외 식민지를 거느리고 있었죠.
Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.אבל עדיין החזיקה מושבות גדולות מעבר לים:
Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.لكنها مازالت تملك كثير من المستعمرات الكبيرة في الخارج :
Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.フランス領西アフリカ 英国領東アフリカ 南アジア 等々です
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Când am auzit de albinele care dispar, de dispariția roiurilor de albine, asta m-a motivat să fac ceva.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Když jsem slyšel o mizení včel, o syndromu hroucení včelstev, podnítilo mě to k činu.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Keď som počul o miznúcich včelách, o syndróme kolapsu včelstiev, motivovalo ma to niečo urobiť.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.벌집 군집 붕괴 현상과 사라져가는 벌들에 대해 들었을 때, 저는 행동을 취할 동기를 얻었습니다.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Lorsque j'ai entendu parler du Syndrome d'effondrement des colonies d'abeilles, j'ai décidé d'agir.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.När jag hörde talas om att bin försvinner, bidöden, så motiverade det mig att agera.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Sapere della scomparsa delle api, Disturbo del Collasso della Colonia, mi ha motivato ad agire.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Wiadomość o masowym ginięciu pszczoły miodnej, zmotywowała mnie do działania.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Звістка про зникнення бджіл, про синдром раптового зруйнування колоній спонукала мене діяти.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.Когда я узнал об исчезновении пчёл, о синдроме разрушения колоний, это стало для меня сигналом к действию.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.כאשר שמעתי על היעלמות הדבורים, "הפרעת התמוטטות המושבה", זה הניע אותי לנקוט פעולה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod