Arkadaşlarının da desteği ile koloniyi kurmayı başardı.Za pomoci přátel se jim podařilo kapli obnovit.
1810 - ABD, eski İspanyol kolonisi olan Batı Florida'yı ilhak etti.1810: Statele Unite ale Americii au anexat fosta colonie spaniolă Florida de Vest.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Colonizarea Europei este asociată cu o serie de probleme.
Yeni Zelanda Britanyalı kolonisi oldu.Noua Zeelandă devine colonie britanică.
Havana 1607'de İspanyol kolonisi Küba'nın başkenti olur.În 1607 a devenit capitala coloniei spaniole Cuba.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Multe dintre aceste structuri încă stau în picioare.
Bazı yazarlar ayrıca Marslı ifadesini Mars'ı kolonileştiren insanları tanımlamak için kullanmaktadır.Unii scriitori folosesc, de asemenea, cuvântul marțian pentru a descrie un colonist uman al planetei Marte.
Ayrıca Kıbrıs o zaman Britanya kolonisi idi.La acel moment zona era colonie britanică.
MÖ 734 — Sicilya'daki Naxus koloni olarak kuruldu.734 BC: Naxus în Sicilia este fondat ca o colonie de Chalcis , în Eubeea .
Koloni halkı, ayrı, özgür ve bağımsızdır”.Sîntem o națiune liberă și independentă".
George Town, Karayipler'de bir İngiliz Kolonisi olan Cayman Adaları'nın başkentidir.George Town, Grand Cayman, este capitala Insulelor Cayman, un teritoriu aparținând Regatului Unit.
Savaş, Britanya Amerikası kolonilerini Yeni Fransa'nın kolonilerine karşı karşı gelmesiyle başladı.Britanicii au organizat expediții împotriva coloniei Noua Franța.
Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.În practică, țara s-a transformat într-o colonie a puterilor ocupante.
BeyinDostu KSG askerinin koloni teknolojilerini tek başına öğrenmesini sağlar.BrainPal permite soldaților FCA să folosească tehnologia colonială prin puterea gândului.
Koloniler hâlinde yaşamaz.Comuniștii încă nu sunt la putere acolo.
Bir insan kolonisi görürler.Aceasta reprezintă o colonie de indivizi.
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Lăcașul deservește în prezent comunitatea catolică a bulgarilor bănățeni.
Dolayısıyla bu 13 Koloni, ABD'nin kurucu eyaletleridir.Cele 13 colonii au fost cele 13 state fondatoare ale Uniunii.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Cuiburile lor care atârnă în arbori, se află grupate în colonii, o colonie poate cuprinde mii de păsări.
İkinci bölge ise; kolonun üstünde, köpüğün biriktiği köpük bölgesidir.Pe locul 2 ca suprafață se află porumbul.
Trieste'nin, statüsü Jül Sezar tarafından koloni olarak değiştirildi.Trieste a primit statutul de „colonie” din partea lui Iulius Cezar.
Üreme dönemlerinde yoğun koloniler hâlinde toplanırlar.În timpul reproducerii se adună în cârduri mari.
İlk Püriten Protestan kolonilerinden olan kasaba 1692'de yaşanan Salem cadı mahkemeleri ile ünlüdür.Orașul a intrat în istorie prin procesele vrăjitoarelor din Salem care a avut loc în anul 1692.
Yalnız veya koloniler halinde yaşarlar.Trăiesc în colonii sau sunt solitare.
Bu topluluğun üyelerinin çoğu Britanya'dan gelen kolonistlerin torunlarıdır.Majoritatea locuitorilor sunt în marea majoritate descendenți ai colonilor bretoni și normanzi.
Bogdan Tanjević kolon kanseri nedeniyle istifa edecek.Bogdan Tanjevic demisionează din cauza unui cancer la colon.
Ancak ne kolonileşmenin ne de keşif araştırmalarının izine rastlanabilmiştir.Ennek ellenére eddig semmilyen kolonizálásra vagy felfedezésre utaló nyomot nem találtunk.
Bu ordu Panormus (modern Palermo) kolonisinde karaya çıktı.Panormusnál (a mai Palermo) szállt partra.
Bu, kesin olarak bir koloni yerleşimidir.Ez egy hamisítatlan kolóniai település.
Ross Adası üzerinde yaklaşık yarım milyon bireyden oluşan adelie pengueni kolonisi vardır.A Ross-szigeti kolónián mintegy félmillió Adélie él.
İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.Nagy-Britannia megtarthatta gyarmatait.
Sosyaldir, ufak koloniler hâlinde yaşar.Csoportosan, kis kolóniákban élnek.
Fransız kolonilerine yeni anayasayı kabul etmek ile hemen bağımsız olmak arasında bir seçim sunuldu.A francia gyarmatok választhattak az új alkotmány elfogadása és az azonnali függetlenség között.
Havana 1607'de İspanyol kolonisi Küba'nın başkenti olur.1607-től Havanna az ország fővárosa.
Çok sosyaldirler ve 20-30 üyeye sahip koloniler hâlinde yaşarlar.Éjjel aktív; átlagosan 10-20 állatból álló kolóniákban él.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Kolóniákban élő darázsfaj; a kolóniái akár 100 fősek is lehetnek.
George Town, Karayipler'de bir İngiliz Kolonisi olan Cayman Adaları'nın başkentidir.George Town a Brit tengerentúli területekhez tartozó Kajmán-szigetek fővárosa.
Bu iki devletin kalan kolonileri ileriki yıllarda bağımsız oldular.Az ezt következő két évtizedben a legtöbb volt gyarmat függetlenné vált.
12 Kolonide yaşayan bütün halklar Kobol'dan gelen 12 kabilenin torunlarıdır.A Földről mindkét frakció csak annyit tudott, hogy a "Kobol tizenharmadik törzsébe" tartozó emberek otthona.
16. yüzyılda İspanyol kolonisi olmadan önce bu topraklarda oldukça seyrek bir yerli nüfus bulunuyordu.A 16. századi spanyol gyarmatosítás előtt a tartomány lakói indiánok voltak.
İlk başlarda sayıları az olsa da sonradan her kolonide çoğunluğu ele geçireceklerdir.A játék elején nekik van a legtöbb kolóniájuk.
Efsanelere göre bu koloniler uzun ömürlü olmamıştır.A férfi szerint az oszlopok nem véletlen vannak itt.
1907'de son kalan Britanya Kuzey Amerikası kolonisi, Newfoundland, Dominyon statüsünü kazandı.1907 – Új-Zéland, a Brit Birodalom utolsó telepes gyarmataként domíniumi státuszt kap.
Bu koloni MÖ.Ez a Columbia-fennsík.
Almanya vatandaşı olarak bu Fransız kolonisinde düşman kabul edilmekteydiler.Mint ellenséges ország lakója el kellett hagynia a francia fővárost.
Avrupa kolonizasyonu zamanında, Kanarya Adalarının yerlileri Canarians yaşıyordu.Az európaiak letelepedése előtt Canberra területén időszakosan őslakos népcsoportok éltek.
Kölelerin büyük kısmı Karayipler'deki ve Brezilya'daki şeker üreten kolonilere gönderilmekteydi.Egyre több rabszolgát vittek az Újvilágba, főleg a Karib-térségbe és Brazíliába.
Sığırcıklar ayrıca Lord Howe Adası le Norfolk Adası'nda da koloniler oluşturmuştur.A seregélyek meghódították még a Lord Howe-szigetcsoportot és a Norfolk-szigetet.
Koloni halinde yaşarlar.Kolóniákban él.
Haydarababd İngiliz kolonisi ordusu tarafından talana uğradı.A haditudósítók közül egyedül ő jutott be az angol hadsereg sivatagi főhadiszállására.
2002 yılında yakalandığı kolon kanseri sebebiyle iki defa ameliyat geçirdi.Kiprianú 2002-ben hunyt el rákos megbetegedés következtében.
Kuzey Amerika'da Nieuw Amsterdam gibi koloniler kurdular.Amerikában, az Ausztriára hasonlító Vermont államban települtek le.
Yuvalar küçük koloniler hâlinde kurulur.A folyóparti fészkelők, kisebb kolóniákba tömörülnek.
Genelde koloniler halinde bulunur.Általában nagyobb kolóniákat alkot.
Ev kırlangıcı, özellikle üreme döneminde kolonilerde çok gürültü çıkaran bir kuştur.E madár társas lény, a költési időszakban nagy kolóniákat alkot.
1664 - New Jersey, İngiltere Krallığının bir kolonisi oldu.1664 – New Jerseystä tuli Englannin siirtokunta.
Danimarka 1733 yılında da Fransa'dan Aziz Croix kolonisini satın aldı.Tanska osti Saint Croixin Ranskalta 1733.
Bu binalar da İspanyol koloni zamanından kalmadır.Kaupungissa on edelleen nähtävillä rakennuksia Espanjan siirtomaa-ajalta.
1920 yılında Kenya resmen Kraliyet kolonisi olmuştu.Vuonna 1920 Keniasta tuli virallisesti Yhdistyneen kuningaskunnan siirtomaa.
İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.Englanti kiristi siirtokuntien verotusta.