Ana içeriğe geç
Sözlük

kolon ile cümle

kolon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.المركبات الغازية التي يجري تحليلها تتفاعل مع جدران العمود والتي هي مطلية بطبقة الطور الثابت.
Ayrı veya koloni halinde yaşarlar.تعيش مفردة أو في مستعمرات.
İspanyol kolonici Antonio de Oro tarafından 1938'de keşfedilmiştir.أسس المدينة المستعمر الإسباني أنطونيو دي أورو في عام 1938 كقاعدة عسكرية.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.واعلنت شركة نيوزيلندا سنة 1839 عن خططها لشراء مساحات كبيرة من الأراضي وإنشاء مستعمرات في نيوزيلندا.
Hollandalılar da Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika ve Güney Doğu Asya'da koloniler kurdular.وقد أسس الهولنديون مستعمرات في أمريكا الشمالية وأمريكا الجنوبية وأفريقيا وجنوب شرق آسيا.
Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.ومنذ حوالي 750 ق.م بدأ اليونانيون 250 سنة من التوسع، وأقاموا مستعمرات في كل الاتجاهات.
MÖ 1200'lü yıllardan önce Fenikeliler burada "Myriandrus" adıyla bir koloni kurdular.الفنيقيين في 1200 قبل الميلاد اسسوا مستعمرة باسم ميرياندروس.
Sağ kolon divertikülleri daha genç yaşta ve erkeklerde sıktır.فإن الأورام اللمفاوية أكثر شيوعا في الشباب والذكور.
Ayrıca Kıbrıs o zaman Britanya kolonisi idi.ثم جاء الاستعمار البريطاني.
Güneş sistemini kolonize etmek ve bir gün daha ileriye gitmek."أعلم أن البشر سيستعمرون النظام الشمسي ويوماً ما سيذهبون إلى أبعد من ذلك>>.
1893'te o dönemde Britanya İmparatorluğu kolonisi olan Yeni Zelanda kadınları oy hakkını elde etti.وفي عام 1893، منحت مستعمرة نيوزيلندا البريطانية المرأة حق التصويت.
Kolonicilerin ölüm oranı son derece yüksekti.معدل الوفاة بين العبيد كان مرتفعاً.
Hoboken'de ilk yerleşim 17. yüzyılda bir Hollanda kolonisi olarak kuruldu.تم استيطان هوبوكين في البدايية كجزء من مستعمرة بافونيا في مستعمرة هولندا الجديدة في القرن السابع عشر.
Proteinler kolondan çıkarken genelde 280 nm dalga boylu ışığı soğurmaları ile tespit edilirler.عادة ما يكشف عن البروتينات أثناء خروجها من العمود بامتصاصها عند 280 نانو-متر.
Bir italyan kolonisi olan Libya'da doğdu.ليبيا تصبح مستعمرة إيطالية.
Özgün süslemelerden günümüze, dört merkez taşıyıcı kolondan üçünün dibindekiler kalmıştır.وخلال التدوير، يرتبط المتبقي 10 بجسر المتبقي 4.
Kaçan 12 kolonililerin hikâyesi, Mısır'dan ayrılan 12 Yahudi kabilesinin hikâyesiyle benzerlik gösterir.لقد قامت بنشر 26 كتابا، نصفهم يدور حول حياة اليهود المصريين.
Portekizliler, Avrupa'nın ilk kolonilerini 16. yüzyılda Güneydoğu Asya'da kurdu.كان البرتغاليون أول الأوروبيين استعماراً لجزر جنوب شرق آسيا عندما وصلوا في القرن السادس عشر.
Fransız Somali'si Afrika Boynuzu’nda bir Fransız kolonisi idi.أرض الصومال الفرنسي (بالفرنسية: Côte française des Somalis)، كانت مستعمرة فرنسية في القرن الأفريقي.
1760 yılında İngilizler Fransızların bu kolonisini ele geçirdi.عام 1797 احتل البريطانيون المنطقة.
Koloni, Britanya'nın dünyanın en büyük gücü olmasını sağlayan gücün en önemli kaynağıydı.وهذه الصادرات كانت مصدر الثروة التي جعلت من بريطانيا العظمى، أغنى دولة في العالم.
Kullanılacak kolon malzemesi (reçine), tipi ve elektrik yüklenme gücüne göre seçilir.يتم اختيار العمود الذي سيستخدم اعتماداً على نوع وقوة الشحنة.
Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.و من ثمَّ تطور هذا النظام لاحقاً إلى نظام القيمة المعتمدة على الخانة.
Aynı dönemde Avrupa ülkelerinin kolonilerinde sömürgecilik karşıtlığı yükselişe geçti.وفي ذات الوقت ظهرت الحركات المناهضة للاحتلال في مستعمرات الدول الأوروبية.
Hollanda kolonizasyonu döneminde, Avrupalı ​​sakinler için popüler bir şehir olmuştur.خلال فترة الاستعمار الهولندي كانت المدينة وجهة سياحية للزوار الأوروبيين.
"Bir Damla Ferahlık Kolonya"."ملعب حمدة العواني".
İngiliz kolonileri toplamda 13 taneydi ve her koloninin başında bir vali vardı.يوجد بالأكاديمية العسكرية الأمريكية ثلاثة عشر قسم أكاديمي، لكل منها رئيس حاصل على رتبة عقيد.
Yoksul bir kolonidir.لأنها قلادة ملعونة..
New Jersey İngiliz yönetimine karşı ayaklanan 13 koloni'den biridir.كانت هذه المستعمرة إحدى من المستعمرات الثلاثة عشر التي ثارت ضد الحكم البريطاني في الثورة الأمريكية.
Kraliyet kolonileri kralın atadığı valiler tarafından yönetilmekteydi.كان يحكم المستعمرات الملكية محافظٌ ينصِّبه الملك الإنكليزي مباشرةً.
1893 - Yeni Zelanda Kolonisi, kadınlara oy hakkı tanıyan ilk ulus oldu.في عام 1893 أصبحت نيوزيلندا البلد الأول في العالم الذي يمنح جميع النساء الحق في التصويت.
Etiketsiz proteinler kolona bağlanmadan geçerler.تمر كل البروتينات غير الموسومة خلال العمود.
1681 yılında Pensilvanya Kolonisi, William Penn tarafından kuruldu.تأسست ولاية بنسلفانيا في عام 1681 كمستعمرة ملكية خاصة من الكويكر وليام بن.
1997 yılında, Artemis Projesi Europa'yı kolonize etmek için bir plan üretmiştir.Em 1997, o Projeto Artemis projetou um plano para colonizar Europa.
Bu kolonistlerin Europa'nın buz örtüsü altında kendilerini radyasyondan korumaları için olanak sağlayacaktır.Isso permitiria que colonos usassem a camada de gelo de Europa para se proteger da radiação.
İlk Courland kolonisi, 1639'da yapılan ikinci girişim gibi yine başarısızlığı uğramıştı.A colônia curlandesa fracassou, como foi a segunda tentativa em 1639.
Law Ağustos 1717'de Mississippi Şirketi'ni Louisiana'daki Fransız kolonisine yardım etmek amacıyla sattı.Em agosto de 1717, ele comprou a Companhia do Mississippi para ajudar a colônia francesa de Louisiana.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.Sarff leva os três para o que parece ser uma estação de espaço.
Yol, güney Balkanlar kolonilerine doğrudan Roma'ya erişim sağlıyordu.O caminho, portanto, deu às colônias dos Bálcãs do sul uma ligação direta até Roma.
Jovian (şu anda oynanabilir bir ırk değildir) ırkı da bir insan kolonisiydi.Os Jovianos (atualmente uma raça não-jogável) eram colonos também.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.A colonização de Europa apresenta inúmeras dificuldades.
Bu yenilgi Fransa koloni imparatorluğuna çok büyük bir darbe indirmiştir.Essa perda maior foi um golpe decisivo para a França e seu império colonial.
Orijinal Kolon Hotel'in üstünde bir tüfekle poz veren Ginestà henüz 17 yaşındaydı.Mostra a garota de 17 anos posando com um rifle no topo do Hotel Colón original.
1867 - Singapur, Birleşik Krallık Kraliyet Kolonisi oldu.1867 — Singapura torna-se uma colônia da coroa britânica.
Koloni halinde yaşarlar.Vivem em colônias.
Çok kalabalık koloniler oluşturular.Apresentam colônias grandes.
Europa'nın düşük yerçekimi kolonizasyon adına zorluklar getirebilir.A baixa gravidade da Europa também poderia apresentar-se como um obstáculo para os esforços de colonização.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.A Baixa de Luanda está situada próximo do porto e tem ruas estreitas e antigos edifícios dos tempos coloniais.
Avrupa'daki cadı avları 17. yüzyılda kolonilere de sıçramıştır.A caça às bruxas também teve espaço durante o século XVII, nas colônias norte-americanas.
Yapıtları, kırk yılı aşkın bir süre kolonileştirme-karşıtı kurtuluş hareketlerine esin verdi.Suas obras foram inspiradas em mais de quatro décadas de movimentos de libertação anti-coloniais.
Otto ilk önce Kolonya ve daha sonra Saksonya'ya geri çekildi.Otão inicialmente fugiu para Colónia e então para a Saxónia.
Uygulamada bu tür ceza kolonileri köle toplumlarında daha fazladır.Na prática, essas colônias penais podem ser pouco mais do que as comunidades de escravos.
Haiti Devrimi Amerika ve İngiliz kolonilerindeki köle isyanları için örnek oluşturmuştur.A Revolução Haitiana sucedeu rebeliões de escravos nos Estados Unidos e nas colônias britânicas.
Uzayı kolonize etmek kaderimizdir.A solução foi a colonização do espaço.
Makaroni penguenleri üreme kolonilerini genellikle nisan ya da mayıs ayınca terkedip okyanusa dönerler.Os pinguins-macaroni deixam a colónia em Abril ou Maio e dispersam-se pelo oceano.
Biyolojiden bir örnek olarak karınca kolonisini alabiliriz.Um exemplo biológico é uma colônia de formigas.
Pek çok memeli ve kanatlı hayvanda solunum yollarında normal flora elemanı olarak kolonizasyon gösterir.Muitas espécies bacterianas colonizam a pele como flora normal.
Falkland'ın keşfedilmesi ve ardından kolonizasyonu Avrupalılar açısından oldukça tartışmalı bir dönemdir.Existe uma grande controvérsia sobre a descoberta e posterior colonização das Malvinas pelos europeus.
Genelde koloniler halinde bulunur.Geralmente, reproduzem-se em colónias.
689 yılında şehre gelen İrlandalı misyonerler Kilian, Kolonat ve Tothan bölgeye hristiyanlığı yaymışlardır.A partir de 686 os missionários irlandeses Ciliano, Colonato e Totnano cristianizaram a região.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kolon ile cümle - Sayfa 13 - kolon kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App