Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.Οι κομβοι αυτων και οι κλαδοι αυτων ησαν εν σωμα μετ' αυτης το ολον αυτης εν σφυρηλατον εκ χρυσιου καθαρου.
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.Топчиците им и клоновете им бяха част от самия него; светилникът беше цял изкован от чисто злато.
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.яблоки и ветви их выходили из него; весь он был чеканный, цельный, из чистого золота.
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.כפתריהם וקנתם ממנה היו כלה מקשה אחת זהב טהור׃
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.كانت عجرها وشعبها منها. جميعها خراطة واحدة من ذهب نقي.
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.球 和 枝 子 是 接 連 一 塊 、 都 是 一 塊 精 金 錘 出 來 的
Tomurcukları, kolları tek parça olan kandillik saf dövme altındı.球 和 枝子 是 接連 一 塊 、 都 是 一 塊 精 金錘 出 來的
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Chúng tôi nghiên cứu 1 nhóm người mà trong tất cả các trường hợp là những người phá luật khôn ngoan.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Identificamos un grupo de personas en todas estas prácticas que denominamos "proscritos astutos".
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Identifichiamo un gruppo di persone in tutte queste pratiche che noi chiamiamo astuti fuorilegge.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Identifikujeme skupinu ľudí medzi všetkými týmito činnosťami, ktorých nazývame mazaní zbojníci.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Identifikujeme sortu lidí ve všech těch profesionálních činnostech, které nazýváme mazaní zbojníci.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.저희는 이런 모든 직업의 사람들 중에서 일명 '영리한 탈선자'들을 발견했습니다.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Noi identificăm o categorie de oameni în toate aceste activități, pe care noi îi numim "haiduci șireți".
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Nós identificamos um conjunto de pessoas em todas estas áreas a que chamamos "foras-da-lei" perspicazes.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Nous identifions un groupe de personnes dans toutes ces pratiques que nous appelons les hors-la-loi malins.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Vi identificerer en slags mennesker i alle disse kutymer som vi kalder kloge lovløse.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.We hebben een groep mensen geïndentificeerd in al deze beroepen die we 'slimme schurken' noemen.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Wir erkennen eine Reihe von Leuten in all diesen Handlungen, die wir als kluge Gesetzlose bezeichnen.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Zidentyfikowaliśmy grupę ludzi wśród osób czynnych zawodowo, których nazywamy sprytnymi banitami.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Αναγνωρίζουμε ένα σύνολο ανθρώπων σε όλες αυτές τις πρακτικές που ονομάζουμε πολυμήχανους παράνομους.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.Мы обнаружили группу людей во всех вышеперечисленных областях, которых мы назвали "осторожные разбойники".
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.וזה לא חייב להיות כך. אנחנו סבורים, קן ואני, שיש סיבות ממשיות לתקוה.
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik.لقد عينا مجموعة من لااشخاص في هذه المهام الذين نصفهم - بأنهم الخارجون عن القانون الماكرون -
Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik."賢明な無法者"と呼べる 人たちが見られます こうした人たちはルール順守を求め
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.A drogfüggők még akkor is találnak vénát a lábujjukban, amikor a karjukban és a lábukban lévők már szétmentek.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Dependentii gasesc vene la degetele de la picioare atunci cand cele din brate si din picioare ii lasa.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Drogenabhängige finden Venen in ihren Zehen, wenn die Venen in ihren Armen und Beinen versagen.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Huumeiden käyttäjät löytävät verisuonia varpaissaan, kun käsivarsien ja jalkojen verisuonet antavat periksi.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.I tossicomani si bucano nelle vene tra le dita dei piedi quando quelle di braccia e gambe cedono.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Junkies vinden aders in hun tenen als die van hun armen en benen stukgaan.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.바보들은 팔과 다리의 혈관이 붕괴될 때 발끝에서 혈관을 찾습니다.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Les drogués trouvent des veines dans leurs orteils quand celles dans leurs bras et leurs pieds sont mortes.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Los drogadictos se buscan las venas en los dedos de los pies cuando
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomaner hittar vener i tårna när de i armarna och benen har kollapsat.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani odnajdują żyły w palcach u nóg, gdy pękają im żyły w nogach i ramionach.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani si nájdu žily v prstoch na nohách, keď im tie na rukách a nohách skolabujú.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani vyhledávají žíly v palcích u nohou, když ty v jejich pažích a nohou zkolabují.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Những kẻ trục lợi kiếm lời từ chỗ này khi những chỗ khác sụp đổ.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Os drogados encontram veias nos dedos do pés quando as dos braços e das pernas já não servem.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Zasvojenci najdejo žile na palcih nog, ko so tiste na rokah in nogah pred kolapsom.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Τα πρεζόνια βρίσκουν φλέβες στα δάχτυλα των ποδιών τους όταν τα χέρια και τα πόδια τους καταρρέουν.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркомани знаходять вени в пальцях ніг, якщо вже не можуть знайти цілі вени на руках і ногах.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркоманите намират вени в пръстите, когато тези по ръцете и краката им станат негодни.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркоманы находят вены в пальцах ног, если уже не могут найти целые вены на руках и ногах.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.מסוממים מוצאים ורידים בבהונות רגליהם, כשאלה
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.يبحث المدمنون عن الأوردة الموجودة في أصابعهم عندما
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.つま先の静脈を探しだします。タールサンドや
Uyuyan Eros'ta figür boylu boyunca uzanmıştı, kollar ve bacakları bize doğru sarkıyordu.Эрот будто поворачивался во сне, его рука и нога свисали с постамента.
Uzatılmış kolları ise ona güvenmek, ona verilen hakmış hissini veriyor.Hij staat er zo dat we geloven dat hij het juist heeft.
Uzatılmış kolları ise ona güvenmek, ona verilen hakmış hissini veriyor.Září z něj důvěryhodnost, že vše zaznamená přesně.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!A ja som hypochonder a pamätám si, že meravá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Als hypochonder herinnerde ik me: gevoelloze arm betekent hartaanval.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!E dato che sono un ipocondriaco, ricordo che il braccio intorpidito è sintomo d'infarto.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Hipochondriás vagyok, és emlékeztem, hogy a zsibbadó kar szívinfarktust jelent.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!저는 심기증 환자(hypochondriac, 자기의 건강에 대하여 필요 이상으로 염려하는 상태)고, 팔 마비는 심근경색을 의미하는걸 기억하고 있습니다.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Iar eu sunt ipohondru, si mi-am amintit ca brat amortit inseamna atac de cord.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jelikož jsem hypochondr, pamatuju si, že zdřevěnělá ruka znamená infarkt.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Jestem hipochondrykiem i pamiętam, że zdrętwiałe ramię może oznaczać atak serca.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!Och jag är en hypokondriak, och jag kommer ihåg att en domnande arm betyder hjärtattack.