Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Hänen ruumiinsa jäseniä kalvaa, hänen jäseniänsä kalvaa kuoleman esikoinen.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Het onheil vreet aan zijn huid. De dood zal hem verslinden.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.그의 백체가 먹히리니 곧 사망의 장자가 그 지체를 먹을 것이며
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Kulitnya dimakan penyakit parah; lengan dan kakinya busuk bernanah
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Mădularele îi sînt mistuite unul după altul, mădularele îi sînt mîncate de întîiul născut al morţii.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Megemészti testének izmait, megemészti izmait a halál zsengéje.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Pojeda ude telesa njegovega, pojeda mu jih smrti prvenec.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Pożre żyły skóry jego, pożre członki jego pierworodny śmierci.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.São devorados os membros do seu corpo; sim, o primogênito da morte devora os seus membros.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Under hans hud frätas hans lemmar bort, ja, av dödens förstfödde bortfrätas hans lemmar.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Un malanno divorerà la sua pelle, roderà le sue membra il primogenito della morte
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Zžíře žily kůže jeho, zžíře oudy jeho kníže smrti.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Πρωτοτοκος θανατος θελει καταφαγει το καλλος του δερματος αυτου το καλλος αυτου θελει καταφαγει.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Първородният на смъртта ще пояде членовете на тялото му. Да! ще пояде членовете му.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.Съест члены тела его, съест члены его первенец смерти.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.יאכל בדי עורו יאכל בדיו בכור מות׃
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.ياكل اعضاء جسده يأكل اعضاءه بكر الموت.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.他 本 身 的 肢 體 要 被 吞 喫 、 死 亡 的 長 子 要 吞 喫 他 的 肢 體
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.他 本身 的 肢體 要 被 吞喫 、 死亡 的 長子 要 吞喫 他 的 肢體
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Diciamo che il ragazzo sembra qualcosa di simile a questo ed egli ha... queste sono le sue spalle.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Digamos que el chico se ve algo como esto y él es --Esto es sus hombros.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Digamos que este homem seria, mais ou menos, assim e teria os ombros deste jeito.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları. İşte bu adamımız. İşte tamam.J'ai toujours les sinus bouchés donc je doit souvent me débrouiller avec ma bouche.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Katakanlah orang itu terlihat seperti ini dan dia punya - ini adalah bahunya.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.이렇게 생겼다고 치고- 어깨도 그려줘야겠어요.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Povedzme, že vyzerá niečo ako toto a má ... toto sú jeho plecia.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Řekněme, že vypadá nějak takhle, tady má ramena.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Să zicem că arată cam aşa, şi aici are-- aceştia sunt umerii
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Ten facet wygląda jakoś tak i ma -- -- to są jego ramiona.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Нека да кажем, че той изглежда така и има -- това са му раменете.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.Скажімо, він виглядає ось так, а це його плечі.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.אז באוא ניכנס לתוך תוכו.
Diyelimki bu adam böyle görünüyor ve.. bu da onun kolları.لنفل أن شكل الشخص يشبه شيئا كهذا وأن لديه..... كتفين
Dizlerini ve kollarını görüyoruz.Vidíte kolena a ramena.
Dizlerini ve kollarını görüyoruz.Widać kolana i ramiona.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Desenele sale se inspiră din natură, din tatuajele de pe braț și de pe bluza sa.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Elle tire son inspiration de la nature, des tatouages sur ses bras et des couleurs vives de sa blouse.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Se inspira en la naturaleza, en los tatuajes de sus brazos y en los colores vivos de su blusa.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Tugas rutin pagi hari, membawa ternak ke pada rumput.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Αντλεί έμπνευση από τη φύση, τα τατουάζ που έχει στα χέρια της και τα φωτεινά χρώματα της μπλούζας της.
Doğadan, kollarındaki dövmelerden ve bluzunun parlak renklerinden ilham alıyor.Она черпает вдохновение из природы, рисунков на её руках и ярких цветов на блузке.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ad Efraim io insegnavo a camminare tenendolo per mano, ma essi non compresero che avevo cura di loro
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.A ja som učil Efraima chodiť (Bral ich na svoje ramená); ale nepoznali, že som ich uzdravil.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.C`est moi qui guidai les pas d`Éphraïm, Le soutenant par ses bras; Et ils n`ont pas vu que je les guérissais.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ich nahm Ephraim bei seinen Armen und leitete ihn; aber sie merkten es nicht, wie ich ihnen half.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jaz pa sem učil Efraima hoditi; vzel sem si jih na rame, a niso spoznali, da sem jih hotel zdraviti.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jeg lærte dog Efraim at gå og tog ham på Armen; de vidste ej, det var mig, der lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.그러나 내가 에브라임에게 걸음을 가르치고 내 팔로 안을지라도 내가 저희를 고치는 줄을 저희가 알지 못하였도다
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ma też Pan poswarek z Judą, a nawiedzi Jakóba według dróg jego, według spraw jego odda mu.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Og det var da jeg som lærte Efra'im å gå og tok dem på mine armer; men de skjønte ikke at jeg lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Şi totuş Eu am învăţat pe Efraim să meargă, şi l-am ridicat în braţe; dar n'au văzut că Eu îi vindecam.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Todavia, eu ensinei aos de Efraim a andar; tomei-os nos meus braços; mas não entendiam que eu os curava.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.При това, аз научих Ефрема да ходи Като го хващах за мишците му; Но не познаваха, че аз ги лекувах.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Я Сам приучал Ефрема ходить, носил его на руках Своих, а они не сознавали, что Я врачевал их.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.ואנכי תרגלתי לאפרים קחם על זרועתיו ולא ידעו כי רפאתים׃
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.وانا درّجت افرايم ممسكا اياهم باذرعهم فلم يعرفوا اني شفيتهم.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教 導 以 法 蓮 行 走 、 用 膀 臂 抱 著 他 們 、 他 們 卻 不 知 道 是 我 醫 治 他 們
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教導 以法 蓮 行走 、 用 膀臂 抱著 他 們 、 他 們卻 不知道 是 我 醫治 他 們
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Če človek razširi svoje roke, hoče povedati: "Bila je tako velika."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Dacă cineva își întinde larg brațele, spune: A fost atât de "mare".