Alice, baktı ve kollarını katlanmış, önlerinde Kraliçe orada durdu bir fırtına gibi çatık.Аліса підняла очі, і там стояла королева перед ними, схрестивши руки, хмурячись, як гроза.
Alice, baktı ve kollarını katlanmış, önlerinde Kraliçe orada durdu bir fırtına gibi çatık.אליס הרימה את מבטה, ושם עמד מלכת לפניהם, בזרועות שלובות,
Alice, baktı ve kollarını katlanmış, önlerinde Kraliçe orada durdu bir fırtına gibi çatık.أليس حتى بدا ، وهناك وقفت الملكة أمامهم ، مع ذراعيها مطوية ،
Alice, baktı ve kollarını katlanmış, önlerinde Kraliçe orada durdu bir fırtına gibi çatık.雷雨のような渋面の。 "微日、陛下!"公爵夫人
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.그러나 마침내 그녀는 팔을까지 그들이 이동하는 것처럼 그것을 원형 늘어, and 파산 각각의 손으로 가장자리의 약간.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Avšak, nakoniec natiahla ruky okolo nej, ak by ísť, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Azonban végül ő kinyújtotta karját körül, amennyire csak mennek, és tört le egy kicsit a széle minden kézzel.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.Nicméně, nakonec natáhla ruce kolem ní, pokud by jít, a zlomil z trochu okraje s každou rukou.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.עם זאת, סוף סוף היא מתחה את זרועותיה מסביב ככל ילכו, ושברו את קצת קצה בכל יד.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.ومع ذلك ، في الماضي انها امتدت ذراعيها حولها ، بقدر ما سوف تذهب ، وكسرت الخروج قليلا من حافة مع كل يد.
Ancak, sonunda o kadar gittikleri gibi kollarını yuvarlak gergin ve kırdı her elin kenarına biraz kapalı.それぞれの手でエッジの少しオフ。 "そして今、その区別がつかない"と彼女はつぶやきました、との右少しかじった
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Aí, ataram as minhas pernas e braços à cama de metal com cintas grossas de couro.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Apoi mi-au legat picioarele și brațele de patul de metal cu curele groase de piele.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Aztán vastag bőrszíjakkal hozzákötözték a fémágyhoz a karjaimat és a lábaimat.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Dann banden sie mir Arme und Beine mit Ledergurten am Bett fest.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar."그리고는 그들은 내 팔과 다리를 가죽끈으로 철제침대에 묶었다." "그리고는 그들은 내 팔과 다리를 가죽끈으로 철제침대에 묶었다."
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Me ataron las piernas y brazos a la cama de metal con gruesas correas de cuero.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Pak mi připoutali nohy a ruce k posteli silnými koženými řemeny.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Poi mi legarono gambe e braccia al lettino con spesse cinghie di cuoio.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Potem grubymi pasami ze skóry przywiązali mi nogi i ręce do metalowego łóżka.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Puis ils ont attaché mes jambes et des bras sur le lit en métal avec des lanières de cuir épais.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Sau đó họ buộc chặt chân và tay tôi vào chiếc giường kim loại đó bằng một chiếc đai bằng da rất dày.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Sedan spände de fast mina ben och armar vid metallbritsen med tjocka läderband.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Vervolgens bonden ze mijn armen en benen vast aan het metalen bed met dikke leren riemen.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Έπειτα έδεσαν τα χέρια και τα πόδια μου στο μεταλλικό κρεββάτι με χοντρούς δερμάτινους ιμάντες.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.Затем они привязали меня к койке толстыми кожаными ремнями.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.След това те завързаха краката и ръцете ми на метално легло с дебели кожени каишки.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.ואז הם כבלו את רגלי וזרועותי אל מיטת המתכת ברצועות עור עבות.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.ثم ربطوا ساقي وذراعي بالسرير المعدني بأشرطة من الجلد السميك.
Ardından kollarımı ve bacaklarımı kalın deri kayışlarla metal yatağa bağladılar.そして太い革の紐で 手足を 金属ベッドに縛り付けました 聞いたこともない声が 自分の口から出ました
Arkadaşınızdan kapı eşiğinde durup kollarını yaklaşık 30 saniye boyunca kapının kasasına dayamasını isteyin.당신의 친구를 현관에 세우고 30초동안 팔로 문 프레임에 힘을 주라고 하세요.
Arz kollarına ek olarak공급을 조절하는것과 함께, 우리가 기억해야 할 것은
Arz kollarına ek olarakנוסף על מנופי האספקה שעליהם אנו יכולים ללחוץ,
Arz kollarına ek olarakبالإضافة لمُحسنات التزويد التي نستطيع تحريكها
Arz kollarına ek olarak我々には大量のエネルギーが必要なことを お忘れなく
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Cách học tốt nhất là qua kinh nghiệm thực sự thực tế cái đưa tôi ra ngoài lớp học.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Cea mai bună metodă prin care învăț este experiența practică, ceva care mă poate scoate din sala de clasă.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Il modo migliore per imparare è l'esperienza concreta, pratica, qualcosa che mi tiri fuori dall'aula.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.저는 실제 체험이나, 저를 교실 밖으로 이끄는 것들을 통해 가장 잘 배웁니다.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Mi mejor manera de aprender es con experiencias reales, prácticas, algo que me pueda sacar del aula.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Najlepiej uczyć się przez praktykę, poprzez rzeczy, dzięki którym wynosi się coś poza klasę.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Лучший способ обучения для меня - практический опыт, что-то, что влечёт меня за пределы класса.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.Най-добрият начин да се уча е чрез реален, практически опит, нещо, което може да ме изведе от класната стая.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.הדרך הטובה ביותר בה אני לומדת היא נסיון מעשי, משהו שיכול להוציא אותי מחוץ לכיתה.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.أفضل طريقة لكي أتعلم هي، التدريب العملي على الخبرة، وهو الأمر الذي يمكنه أن يبعدني عن الفصل.
Aslında öğrendiğim en iyi yol, kolları sıvayıp işe girişmektir beni sınıfın dışına çıkarabilecek bir şey.教室の外へと 私を連れ出してくれるものです 最高の教育というのは
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ak je oheň v tvare osoby s rukami po stranách, ako by zúfalo kričala: "Pomoc! Horím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Dacă focul e de forma unei persoane cu brațele ridicate de parcă ar striga frenetic: "Ajutor!" Sunt în foc!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --만약 불의 모양이 사람 두 팔에 불 붙은 거라면, 마치 그녀가 급하게 큰소리로
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Kształt ognia jest jak osoba z ramionami po bokach, gorączkowo krzycząca: "Pomocy! Palę się!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Nếu đám lửa có hình dạng của một người với hai cánh giơ lên, và khi người đó hét lên, "Cứu! Tôi đang bị cháy"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Obliko ognja lahko vidimo kot človeka z roko na vsaki strani. Videti je, kot da kriči: "Na pomoč!
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Tvar OHNĚ je člověk s rukama po stranách, jakoby zoufale křičel: "Pomoc! Já hořím!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --Ако формата на огъня е човек с 2 ръце от двете страни, сякаш пищи истерично "Помощ, горя!"
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --אם צורת האש היא של אשה עם שתי זרועות משני הצדדים, כאילו צורחת בטירוף,
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --إذا كان شكل النار يبدو كامرأة لها ذراعان بكلا الجانبين، كما لو أنها تصرخ باهتياج قائلة،
Ateşin şekli, kollarını iki yana açmış ve sanki delice "İmdat, yanıyorum!" diye bağıran bir insan. --両側に広げている人のようなら まるで取り乱して こう叫んでいるようです 「助けて!火事なの!」
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.저것은 미생물들의 분자들을 모방해서 필터에 내장시켜놓았습니다. 폐수에서 금속을 얻기 위함이죠.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.Sie ahmen Moleküle von Mikroben nach und bauen sie in Filter ein um Abfallflüsse zu nutzen.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.שמטמיעה חיקויים של מולקולות של מיקרובים על גבי פילטרים על מנת לכרות מתוך זרמי פסולת.