Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Ce-ar fi dacă am plăti oameni în care tu ai încredere să supravegheze fauna sălbatică?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Čo ak zaplatíme ľudom, ktorým dôveruješ, aby sa starali o divú zver?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?'E se noi pagassimo gente di cui ti fidi perché si prenda cura degli animali?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Et si on payait des gens en qui vous avez confiance pour prendre soin des animaux sauvages?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?"야생동물을 돌보고 보호하는 분들께 사례를 하면 어떻겠습니까?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Nếu tôi trả tiền cho người ông tin tưởng để bảo vệ động vật thì sao?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?"Que tal se pagarmos às pessoas em quem você confia, "para tomarem conta da vida selvagem?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?¿Qué tal si le pagamos a la gente en quien confías para cuidar a la vida salvaje?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Τι θα 'λεγες να πληρώναμε τους ανθρώπους που εμπιστεύεσαι για να προσέχουν την άγρια πανίδα;
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Ами ако плащаме на твои доверени хора, за да се грижат за дивата природа?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?Как насчёт того, чтобы люди, которым ты доверяешь, получали деньги за охрану дикой природы?
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?אבל אז, האנשים מ-IRDNC הציעו לג'ושוע: מה אם נשלם לאנשים, שעליהם אתה סומך
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?ماذا لو قمنا بدفع المال لأناس تثق بهم ليقوموا برعاية الحياة البرية؟
Doğal hayatı kollamanız için güvendiğiniz insanlara para versek?よく知っている人は いないのか?
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ad Efraim io insegnavo a camminare tenendolo per mano, ma essi non compresero che avevo cura di loro
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.A ja som učil Efraima chodiť (Bral ich na svoje ramená); ale nepoznali, že som ich uzdravil.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.C`est moi qui guidai les pas d`Éphraïm, Le soutenant par ses bras; Et ils n`ont pas vu que je les guérissais.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ich nahm Ephraim bei seinen Armen und leitete ihn; aber sie merkten es nicht, wie ich ihnen half.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jaz pa sem učil Efraima hoditi; vzel sem si jih na rame, a niso spoznali, da sem jih hotel zdraviti.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jeg lærte dog Efraim at gå og tog ham på Armen; de vidste ej, det var mig, der lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.그러나 내가 에브라임에게 걸음을 가르치고 내 팔로 안을지라도 내가 저희를 고치는 줄을 저희가 알지 못하였도다
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ma też Pan poswarek z Judą, a nawiedzi Jakóba według dróg jego, według spraw jego odda mu.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Og det var da jeg som lærte Efra'im å gå og tok dem på mine armer; men de skjønte ikke at jeg lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Şi totuş Eu am învăţat pe Efraim să meargă, şi l-am ridicat în braţe; dar n'au văzut că Eu îi vindecam.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Todavia, eu ensinei aos de Efraim a andar; tomei-os nos meus braços; mas não entendiam que eu os curava.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.При това, аз научих Ефрема да ходи Като го хващах за мишците му; Но не познаваха, че аз ги лекувах.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Я Сам приучал Ефрема ходить, носил его на руках Своих, а они не сознавали, что Я врачевал их.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.ואנכי תרגלתי לאפרים קחם על זרועתיו ולא ידעו כי רפאתים׃
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.وانا درّجت افرايم ممسكا اياهم باذرعهم فلم يعرفوا اني شفيتهم.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教 導 以 法 蓮 行 走 、 用 膀 臂 抱 著 他 們 、 他 們 卻 不 知 道 是 我 醫 治 他 們
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教導 以法 蓮 行走 、 用 膀臂 抱著 他 們 、 他 們卻 不知道 是 我 醫治 他 們
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Če človek razširi svoje roke, hoče povedati: "Bila je tako velika."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Dacă cineva își întinde larg brațele, spune: A fost atât de "mare".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Een persoon met zijn armen wijd zegt dat iets 'groot' is.
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Ha egy személy szélesre tárja karjait, azt mondja: "Ilyen nagy volt."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Jika orang itu merentangkan kedua tangannya, orang itu berkata, "Benda itu sebesar ini."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Jos ihminen levittäisi kätensä sivuille, hän sanoo: "Se oli näin iso."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Když člověk doširoka roztáhne ruce, ukazuje "bylo to takhle VELKÉ".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.만약 사람이 두 팔을 활짝 벌리면 그 사람은 "크다"라고 말하고 있는 거죠. [클 대]
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Nếu một "người" dang rộng tay ra, "người" này nói, "Nó to chừng này."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Om en person sträcker armarna brett, säger den här personen, "Den var så här stor."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Osoba z rozpostartymi ramionami mówi nam: "To było takie duże".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Roztiahnutými pažami povieme "Bolo to také VEĽKÉ"
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Se uma pessoa abrir completamente os seus braços, esta pessoa está a dizer: "Era tão grande como isto."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Se una persona allarga le braccia, sta dicendo "era grande così".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Si una persona estira sus brazos, esta persona está diciendo "era así de grande".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Si une personne ouvre grand les bras, alors cette personne dit, "C'était grand comme ça."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Wenn ein Mensch seine Arme weit ausstreckt, dann sagt dieser Mensch: "Es war so 'groß'."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Αν ένας άνθρωπος απλώσει τα χέρια του, είναι σα να λέει, "ήταν τόσο μεγάλο".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Ако човек изпъне ръце широко, този човек казва: "Беше толкова голямо."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Если человек вытянул руки в стороны, он говорит: "Это было таким большим".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.Людина широко розставила руки в сторони, кажучи: "Ось таке велике".
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.אם אדם פורש את זרועותיו, הוא אומר, "זה היה כזה גדול."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.وإذا كان هناك رمز لشخص يفتح ذراعيه على اتساعهما، فهذا الشخص يقول، "لقد كان بهذا الحجم."
Eğer bir insan kollarını genişçe açmışsa o kişi "İşte bu kadar büyüktü." diyordur.こう言っているのでしょう 「こんなにも大きいんだ」 人が口の中に入れば その人は囚われの身
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ich hätte dieses Gespräch nicht, wenn sie nicht hier wäre, denn ich weiß, sie passt auf mich auf."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Ik zou dit gesprek niet hebben als zij hier niet was, omdat ik weet dat zij me steunt."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."알다시피 그녀가 여기 없다면 이런 대화는 없었을 꺼에요. 왜냐하면 나는 데보라가 나를 지지한다는 것을 알고 있기 때문이지요."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Non avrei questa conversazione se lei non fosse qui, perché so che lei mi guarda le spalle."
"Eğer o burada olmasaydı bu konuşmayı yapmazdım, çünkü arkamı kolladığını biliyorum." dedi."Stii, nu as avea aceats aconversatie daca ea nu ar fi aici, pentru ca stiu ca ea imi e alaturi."