Arkanı kolla.Watch your back.
Arkamı kollayın.Watch my back.
O kollarını bana sardı.He wrapped his arms around me.
Kollarını onun beline doladı.He wrapped his arms around her waist.
Bu paltonun kollarının uzatılması gerek.The sleeves of this coat have to be lengthened.
Mary Tom'a sokuldu ve kollarını onun boynuna attı.Mary snuggled up to Tom and put her arms around his neck.
O onu kollarına aldı.He took her in his arms.
Onun çok güçlü kolları var.He has very strong arms.
O, kollarını sıvadı.He rolled up his sleeves.
O bütün gece onun kollarında yatıyordu.She lay in his arms all night.
Tom Mary'yi kollarında tuttu.Tom held Mary in his arms.
Arkanı kollayacağım.I'll watch your back.
Tom kollarını salladı.Tom waved his arms.
O, kollarını kavuşturdu.She crossed her arms.
Kollarını göğsünde kavuşturdu.He folded his arms over his chest.
Kollarını göğsünün üzerine katladı.She folded her arms over her chest.
Tom birini görmeyi umarak etrafını kolladı.Tom looked over his shoulders, expecting to see someone.
Tom kollarını kavuşturdu.Tom crossed his arms.
Sen beni kollarsan ben de seni kollarım.If you scratch my back, I'll scratch yours.
Sen beni kolla ben de sen, kollayayım.If you scratch my back, I'll scratch yours.
Seni kollarımda taşıyabilirim.I can carry you in my arms.
Seni kollarımda taşıyabilir miyim?May I carry you in my arms?
Dün kollarında bir tavşan tutan bir adam gördüm.I saw a man holding a rabbit in his arms yesterday.
Adam, kollarında bir havluya sarılmış bir tavşan taşıyordu.The man carried a rabbit wrapped in a towel in his arms.
Tom, Maria'yı kollarına aldı ve ona yanağından bir öpücük verdi.Tom took Maria in his arms and gave her a kiss on the cheek.
Kollarıyla onu kaldırdı ve yatağına taşıdı.He lifted her in his arms and carried her to her bed.
Onu kollarında taşıdı.He carried her in his arms.
Kollarımda öldü.He died in my arms.
Kollarında öldü.She died in his arms.
Onun kollarında öldü.She died in his arms.
O, onun kollarında öldü.She died in his arms.
O, kollarında öldü.She died in his arms.
Tom Mary'yi kollarında taşıdı.Tom carried Mary in his arms.
Senin kollarında öldü.He died in your arms.
Sizin kollarınızda öldü.He died in your arms.
O, senin kollarında öldü.He died in your arms.
O, sizin kollarınızda öldü.He died in your arms.
Onların kollarında öldü.He died in their arms.
O, onların kollarında öldü.He died in their arms.
Tom Mary'nin kollarında öldü.Tom died in Mary's arms.
Kollarımı bırak.Let go of my arms.
Kollarınızı sıvayın.Roll up your sleeves.
Tom Mary'yi kollarında sıkıca tuttu.Tom held Mary tightly in his arms.
Tom bebeği kollarında tuttu.Tom held the baby in his arms.
Tom kollarını sallıyor.Tom is waving his arms.
Gömleğinin kollarını sıvadı.Tom rolled up his shirt sleeves.
Kollarımı onun beline sardım.I wrapped my arms around his waist.
Kolla kendini.Brace yourself.
Tom bir merdivenden düştü ve kollarının her ikisini de kırdı.Tom fell off a ladder and broke both of his arms.
Tom'un kollarında dövmeleri var.Tom has tattoos on his arms.
Tom benim kollarımda öldü.Tom died in my arms.
Tom kollarını çıkardı.Tom put his arms out.
Tom, sevgilisinin kollarındayken Mary'yi şaşkına çevirdi.Tom took Mary by surprise while she was in the arms of her lover.
Mary korktu, beni tutmak için kollarını uzattı.Mary, frightened, stretched out her arms to hold me.
Birbirlerinin kollarında uyuyakaldılar.They fell asleep in each other's arms.
Sen beni kolla ben de seni kollayayım.Scratch my back and I'll scratch yours.
Tom kollarının her ikisini kırdı.Tom broke both of his arms.
Tom kollarında bir bebek tutuyor.Tom is holding a baby in his arms.
Tom'un güçlü kolları var.Tom has powerful arms.
Onun kolları ve bacakları uzundur.Her arms and legs are long.