Kollarını sıva ve işe giriş.Roll up your sleeves and get busy.
Kralların uzun kolları vardır.Kings have long arms.
Adam kollarını bağlıyordu ve açıyordu.The man was folding and unfolding his arms.
Küçük çocuk babasının kollarında kendini güvende hissetti.The little boy felt secure in his father's arms.
Genç kadın kollarında bir bebek taşıyordu.The young woman was carrying an infant in her arms.
O çocuk annesinin kollarında güvenli hissetti.That child felt secure in his mother's arms.
Kazağın kolları sökülmeye başladı.The sleeves of the sweater began to unravel.
Kollarını bağlamış olarak Jim tek başına oturuyordu.Jim sat alone with his arms folded.
Ken kollarını indirdi.Ken laid down his arms.
Kolların ve bacakların yeterince güçlendi.Your arms and legs have grown strong enough.
Amazon, çok sayıda kollardan beslenmektedir.The Amazon is fed by a large number of tributaries.
Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.When you talk to others, you're doing it with your arms crossed.
Bir polis, kollarını kavuşturarak izliyordu.A policeman was watching it, with his arms crossed.
Dilinizi kollayın.Watch your language.
Bebeği kollarımda tuttuğum anda ağlamaya başladı.The moment I held the baby in my arms, it began to cry.
Kollarım uyuştu.My arms went numb.
Kollarım katlı durdum.I stood with my arms folded.
Kızlardan her birinin kollarında bir oyuncak bebeği var.Each of the girls has a doll in her arms.
Kız kollarını onun omzuna attı.The girl flung her arms around him.
Küçük kız babasının kollarında eve geri götürüldü.The little girl was carried back home in her father's arms.
Bebeği kollarımda salladım.I rocked the baby in my arms.
Bebek annesinin kollarına sokuldu.The baby nestled in his mother's arms.
Tüm oyuncular kolları bağlanmış olarak orada durdular.All the players stood there with their arms folded.
Kolları bağlı şekilde sadece izledi.He just looked on with his arms folded.
O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.He was holding a large box in his arms.
Onun kollarında büyük bir kutu vardı.He had a big box in his arms.
Onun güçlü kolları var.He has powerful arms.
Kolları bağlı şekilde kanepede oturdu.He sat on the sofa with his arms folded.
Kolları bağlı duruyordu.He was standing with his arms folded.
Kolları katlı orada oturdu.He sat there with his arms folded.
Onlar tutuklunun kollarını ve bacaklarını bağladılar.They bound the prisoner's arms and legs.
O, kendini benim kollarına attı.She threw herself into my arms.
Onun uzun kolları ve bacakları var.She has long arms and legs.
O kollarında bebeğini tutuyor.She is holding her baby in her arms.
O, kollarını onun boynuna sardı.She wrapped her arms around his neck.
O, bebeğini kollarında tuttu.She held her baby in her arms.
O kendini aşk ateşinin kollarına bıraktı.She gave herself to flames of love.
Yaşlı adam kolları katlı oturuyordu.The old man was sitting with his arms folded.
Kollarımın altında terledim.I perspired under the arms.
Senin kollarını sıva ve çalışmaya başla.Roll up your sleeves and get to work.
Gözleriniz, Venüs de Milo'nun kolları kadar güzel.Your eyes are as beautiful as the arms of the Venus de Milo.
Onun kollarının sıcaklığını hatırlıyorum.I remember the warmth of her arms.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Kollarımızdaki pazularımızdan çok daha fazlasına sahibiz,Per.We've got a lot more than just biceps in our arms, Per.
Birçok insan kollarını ya da bacaklarını kaybetmiş.Many had lost their arms or legs.
İki adam rekabet kazasından sonra Taiwan'da kollarını koparttılar.Two men had their arms severed in Taiwan after a tug-of-war accident.
Bebek annesinin kollarında uyuyakaldı.The baby was fast asleep in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarında mışıl mışıl uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
Bebek annesinin kollarında rahat uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
Tom'un kıllı kolları yok.Tom doesn't have hairy arms.
Tom Mary'yi kollarına aldı.Tom took Mary in his arms.
Bebek annesinin kollarında derin bir uykudaydı.The baby was in a deep sleep in his mother's arms.
Uzun kolları ve bacakları olan, çok uzun boylu ve ince idi.He was very tall and slim, with long arms and legs.
Kollajen, dokuların birleştirilmesine yardımcı olan bir proteindir.Collagen is a protein that aids the joining of tissues.
Biz kollarımızı açarak onu kabul ettik.We accepted him with our arms open wide.
Galaksinin Yay ve Kahraman kolları binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years.
Tom Mary'yi kollarında tutuyor.Tom is holding Mary in his arms.
Tom kolları sıvadı.Tom rolled up his sleeves.
Tom kollarını Mary'ye koydu.Tom put his arms around Mary.
Sen şimdiye kadar kollarımda tuttuğum en güzel kadındır.You're the most beautiful woman I've ever held in my arms.