Kollarında Fındıkkıran ile uykuya dalar.Теперь он хочет уснуть в её объятиях.
Hapishane iş kollarındaki işleri bittikten sonra hepsi hücrelerine geri döndüler.Заключённые, поняв, что всё кончено, вернулись в свои камеры.
V, Evey'in kollarında ölür.Погибает от руки Иви.
Kolları çok güçlüdür.Руки их сильны.
Kollar ve omuzlar için ağırlık egzersizlerinde kullanılır.Упражнения для приобретения силы рук и плеч.
Şiîler ise kollarını rahat pozisyonunda yanlara sarkıtırlar.Посиди — как будто между делом, Руки на колени положа.
Gönül'ü her zaman koruyup kollamaktadır.Тор вынужден всегда его защищать.
Mest olmuş bir halde Homer, Marge'ı kollarına alır.Позже Гомер решает сделать это для Мардж.
Kolların, bacakların ve vücudun birlikte ahengi ritmik olmalıdır, hareketli bir yürüyüşte olduğu gibi.Движения рук, ног, бёдер и тела являются ритмичными и такими же, как в ходьбе.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Греки отрывали младенцев от материнской груди и сбрасывали со скал.
Bazılarında sırt damarından kollar da çıkar.Сзади за плечо его хватает чья-то рука.
"Harika çocuklar var ama onları kollayan yasa yok".Наркотики существуют везде, и я не хочу, чтобы они захватили детей».
Erkek ve kadın kimonoları arasındaki en dikkat çekici fark kollardadır.Сейчас главное отличие между женским и мужским кимоно заключается в расцветке ткани.
Onları kollar ve korur.Всячески оберегает её и защищает.
Köstebekgillerden farklı olarak kollarını çevirerek değil, tırnaklarıyla kazarak ilerlerler.Причём, женщины не вспарывали свой живот подобно мужчинам, а перерезали себе горло.
Koruyucu zırh seti bōgu başı, kolları ve vücudu korumak için kullanılır.Защитная экипировка надевается для защиты определённых зон на голове, руках и теле.
Protestan Hristiyanlığın liberal kollarında kadın halen din adamı olabilmektedir.В либеральных ответвлениях протестантизма женщины могут быть членами духовенства.
Kolları dizlerine kadar gelir.Ноги оперены до когтей.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Расправь слегка руки и ноги!
Rus uçakları da yürüyüş kollarına saldırdı.Российские военно-воздушные силы осуществляли удары по боевикам.
Hemen altından obi geçeceği için erkek kimonolarının kolları daha az geniştir.У женских кимоно рукава не касаются оби именно из-за своей длины.
Gerekli olmadıkça kolla kayanın itilmesi akıllıca olmaz.Наложение жгута без крайней необходимости.
Bölgede yüzlerce nehir ve kolları mevcuttur.На территории района протекает много рек и ручьёв.
Dövüşçü, uzayan ayak ve kolları ile uzak dövüşte avantaj sağlamaktadır.Она оказывается очень хорошей платформой, прежде всего для ударов руками или ногами с дальней дистанции.
Boyutuna oranla kollarının gücü, kendisini dünyanın en güçlü canlısı yapmaktadır.Его размер делает его физически самым сильным в своем роде.
Kont zindana gelince Leonara'yı rakibinin kolları arasında ölmüş bulur.Вошедший граф ди Луна находит только что ставшую его женой Леонору мёртвой в объятиях врага.
6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı.4 октября они, будучи по другую сторону фронта, отправили почтового голубя с неточными координатами.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.استولى اليونانيون على الرضع من ثدي أمهم وحطموهم في الصخور.
Hem kafa bölümü (özellikle yanak) hem de ayak bölümü (kıkırdak) bol miktarda kollajen içermektedir.وفي الترغيب والترهيب وأصول الآخرة، فمعظمه من التذكرة للقرطبى، والعاقبة لعبد الحق.
Askerî sistem değişikliği için ise, uygun fırsatı kolladı.الجيش تجربته حاليا بدائل ممكنة.
2002 yılında, Carlos Santana için kolları sıvadı.وفي عام 2002 فقد شرعت باطلاق اغانى من أجل كارلوس سانتانا.
Evli bayanların kimonolarının kolları kısadır.وتختلف أكمام الكيمونو الخاص بالسيدات المتزوجات عن ذلك الذي يخص السيدات العزباوت.
Kollar oldukça kısadır.عنق الأوراق قصير جداً.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.توفي ريتشارد في السادس من أبريل عام 1199 في أحضان والدته.
Bir "buz patenci", ekvator üzerinde yörüngede ve dönerek yıldızlara göre dinlenme, kollarını uzatır.إن "متزلجا جليديا" ، في مدار فوق خط الاستواء و تدويريا في راحة بالنسبة للنجوم ، يمد ذراعيه.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.وتكون اليدين والذراعين للامام.
Jace, Nefilim'deki en iyi savaşçılardan birisidir ve daima ailesini kollamıştır.ويعتبر جيس أفضل محارب بين مجموعة النفيليمز ومستعداً للدفاع عن عائلته.
Kollarını arkada bekletir, yüzünü sola döndürür ve çenesini yukarıda dik vaziyette tutar.ثم يضع كف يده اليمنى على ظهر كف يده اليسرى فوق صدره.
Onları kollar ve korur.حاميها وحراميها.
Ve Gelmir'in kollarını ve bacaklarını kesip,orada bıraktılar.فقتل أبناء ثيتيس وطبخهم، واحتفظ بأيديهم وأقدامهم.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.وكانوا يربطون رؤوسهم بالعِصَابة البيضاء التي تميزهم عن غيرهم من الناس، أي من غير الإخوان.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.فالقردة مثلاً تستخدم أيديها وأرجلها للإمساك بغصون الأشجار.
Shane'in Rick'in kollarında öldüğü sahne Berthal'ın dizide yer aldığı son sahne oldu.Morte Shane nas mãos de Rick foi a última cena que Bernthal filmado para o show.
Başlıca kolları soldan aldığı Scarpe ve Leie'yle sağdan aldığı Rupel ve Dender (Dendre) nehirleridir.Na ponta, são colocadas a bacia de arroz (à esquerda) e a de sopa (à direita).
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Uma marcante característica das Kokeshi é a ausência de braços e pernas.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de lutar contra seus sentimentos por mais tempo, ela cai em seus braços.
Ancak olayların ardından Amy, kız kardeşi Andrea'nın kollarında ölürken diğerleri de bu vahşeti izlemektedir.Na sequência, Amy morre nos braços de Andrea, enquanto todos assistem, aterrorizados.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Onu koruyup kollar.Ele a protegeu.
O günden bu yana, kentteki yüksek teknolojili sanayi kolları daha da gelişmeye devam etti.Desde então,a indústria na área de alta tecnologia de Tel Aviv tem vindo a desenvolver ainda mais.
Vali, Meghan'ı kollarına alır ve ona hiçbir şeyin zarar vermesine izin vermeyecğini söyler.O Governador promete a Meghan que ele vai mantê-la a salvo de qualquer coisa que possa prejudicá-la.
Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı.Subitamente, estende os braços.
Bu kategoride iki ayrı bölünmüş kollara sahip sarmal galaksiler yer alır.Esta categoria contém galáxias espirais com braços divididos em duas partes distintas.
Yapının planı Latin haçı biçimindedir, haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunur.Tem a planta em forma de cruz latina e é coberto por uma cúpula.
Küçük bir diske ve diskten ayrılan, beş geniş, sivrileşen kollara sahiptir.Possuem o disco central pequeno e cinco braços longos e achatados.
Kolları ve bacakları bağlıydı ve yarı çıplaktı.Ela tinha seus braços, mãos e pés amarrados por uma meia calça.
Diğer maymunlardan farklı olarak - insanın dışında - tüm insansılarda kollar bacaklardan daha uzundur.Como todos os grandes primatas, com exceção dos seres humanos, seus braços são maiores que as pernas.
Kolla çevrilir.Olhe em volta.
Sıvadık kolları..."Mas, sem os braços...
Kollarının içinde gizli dikenli kırbaçlar bulunur.Há também marcas de corte auto-infligidas em seus braços.