Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.O museu continuou a aumentar sua coleção com doações e aquisições de grandes obras.
Lanier, bir klasik müzik bestecisi ve nadir çalgı koleksiyoncusu olarak da bilinir.Lanier é também conhecido como compositor de música clássica e colecionador de instrumentos raros.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.Em seu testamento, Caillebotte doou uma grande coleção ao governo francês.
Bu seri koleksiyonerlere yönelik üretilmiştir.Esta foi a única série feita para colônias.
Ozzy Osbourne Under Cover isimli koleksiyonu için şarkıyı 2005 yılında yorumlamıştır.Ozzy Osbourne fez o cover dessa música para a coletânea de 2005 Under Cover.
1986’da sunulan Dancer koleksiyonu da aynı başarıyı yakalar.A coleção Dancer, lançada em 1986, obtém o mesmo sucesso fulgurante.
1906 yılında National Gallery adına Ulusal Sanat Koleksiyonları Vakfı'nca satın alındı.Em 1906, a pintura foi comprada pelo Fundo Nacional de Coleções de Arte para a National Gallery.
Koleksiyona değer bir araçtır.Formava uma coleção valiosa.
Young Woman with Flower Basket, özel koleksiyon.Jovem mulher com um cesto de flores, Colecção Privada.
Modellik kariyerine tasarımcı Song Hye Myung'un "2010 Seoul Koleksiyonu" parçası ile başlamıştır.Lee foi modelo para a coleção ''2010 Seoul Collection'' do designer de moda Song Hye Myung.
Ama şirket onu bir Japon koleksiyoncuya satar.A qual mais tarde vendeu para um grupo de investidores europeus.
Bu tablo National Gallery koleksiyonundadır.Esta obra está agora na coleção do National Portrait Gallery.
Aynı sene içerisinde Eşeğin Kuyruğu koleksiyonunun Moskova'daki bir sergisinde yer aldı.No mesmo ano, participou da exposição colectiva Rabo do burro, em Moscovo.
Eser, şu anda özel bir koleksiyondadır.Ele está atualmente em uma coleção particular.
Ayrıca kendi elmas mücevherat koleksiyonunu tasarlamıştır.Disse que ele também deu suas jóias .
Konulu koleksiyonlar yarışma ve sergilerde kabul edilen bir kategoridir.A filatelia temática é oficialmente reconhecida como uma categoria para as exposições e concursos.
Küba Devlet Koleksiyonu, Havana.Letras Cubanas, La Habana.
Kısa zamanda hatırı sayılır bir resim koleksiyonuna sahip oldu.Ele voltou com uma coleção ainda mais valiosa.
Müzenin kalıcı koleksiyonu, 20.000'den 63.000 esere, üç kattan fazla bir artış gösterdi.A coleção permanente do museu mais que triplicou de tamanho, passando de 20 mil obras para 63 mil.
Varsayılan görünüm, tarihe göre sıralanmış Koleksiyon'dur.A aparência inacabada sugere tratar-se de uma pré-forma.
Özel koleksiyon.Coleção Particular.
E, Eminem'in kliplerinin bulunduğu bir DVD/VHS koleksiyonudur.E é uma coleção em DVD/VHS de videoclipes do rapper Eminem.
Koleksiyon ve sergi olmak üzere iki bölümden oluşur.É composto por duas seções de exposições e coleções.
Hatay Arkeoloji Müzesi koleksiyonu sekiz sergi salonu ve bahçesinde sergilenmekteydi.No noite do sacrifício, foram oferecidas ao Orochi oito jarras de sakê.
Koleksiyonu hızla büyüyormuş.A coleção aumentou rapidamente.
Said, 1981'de ilk kısa öykü koleksiyonunu yayınladı.Em 1900, publicou sua primeira coleção de histórias curtas.
Bütün koleksiyon ise set halinde ADV Films tarafından 17 Temmuz 2007'de piyasaya çıktı.Uma coleção completa foi lançada pela ADV 17 de julho de 2007.
Bu ressamların eserleri koleksiyonun önemli parçalarıydı.Estas grandes coleções de documentos eram uma fração de sua produção.
İsviçre'nin en önemli sanat koleksiyonlarından biridir.É considerada como uma das mais importantes biblioteca de Arte da Suíça.
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.A maior parte do património atual provém de doações feitas nessa altura.
Şu an sadece koleksiyoncular tarafından kullanılır.Na atualidade só o utilizam os nômades.
Satranç figürlerinin koleksiyonu ilk gösterimden sonra dağılmıştır.A resposta dos críticos foram divididas desde a primeira exibição.
Complice firması, süet ve deri koleksiyonları tasarlamak üzere Versace’yi işe aldı.O governo norte-americano contratou a Archer para produzir Duck and Cover.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Hoje são itens difíceis de serem encontrados por colecionadores.
Soyutlamacılık, koleksiyonda farklı akım ve trendlerde bolca temsil edilmektedir.O Abstracionismo encontra-se fartamente representado na coleção, em diferentes correntes e tendências.
MAC'in Brezilya modern sanatı koleksiyonu, Anita Malfatti dışavurumcu Tarsila do Amaral için de geçerlidir.A coleção de arte moderna brasileira do MAC é das mais emblemáticas, traduzindo várias estéticas e fases.
Pullar, pul koleksiyoncularına ve tüccarlara Paris'te 1924 yılında satıldı.De postzegels werden dan maar verkocht aan verzamelaars en handelaars in Parijs in 1924.
Paraguay, bir dergi koleksiyonunu geliştiriyor.Paraguay is eveneens begonnen om een tijdschriften collectie te ontwikkelen.
Karmaşık yüksek saatçilik ürünleri, Black Tie adı altında, aynı koleksiyon içerisinde sunulur.De complexe haute-horlogerie modellen worden samengebracht in eenzelfde collectie, Black Tie.
Özel koleksiyon.Particuliere collectie.
Bugün Millî Kütüphane'nin koleksiyonu ülkenin en büyük arşivlerinden biridir.Vandaag de dag zijn de collecties van de Nationale Bibliotheek een van de grootste van het land.
1986’da sunulan Dancer koleksiyonu da aynı başarıyı yakalar.Ook de Dancer collectie, die in 1986 gepresenteerd wordt, heeft veel succes.
Şu anda Houston, Teksas'taki Menil Koleksiyonu'nda sergilenmektedir.Het is momenteel een deel van de Menil Collection in Houston, Texas.
Koleksiyon Saarland eyaletinde, Kirkel'de bulunmaktadır.De collectie bevindt zich in Kirkel in het Saarland.
Kısa zamanda hatırı sayılır bir resim koleksiyonuna sahip oldu.Hij kwam spoedig met een mooi schilderij terug.
Julie Manet (14 Kasım 1878 - 14 Temmuz 1966), Fransız ressam ve sanat koleksiyoncusu.Julie Manet (Parijs, 14 november 1878 - 14 juli 1966) was een Frans kunstschilder en kunstverzamelaar.
After The Ball, özel koleksiyon.Attendant l'audience, privécollectie.
Koleksiyonun büyük bölümü güney-batı İngiltere'den toplanmıştır.Het gebied van de groep omvatte het zuidwesten van Engeland.
Bu koleksiyon gittikçe genişledi.Deze collectie groeit nog steeds aan.
Bu mektuplar, Fransa'da özel bir koleksiyonda korunmaktadır.Het werk bevindt zich thans in een particuliere collectie te Frankrijk.
Bu kütüphaneye kendi koleksiyonundan 5.000 kadar kitap bağışlamıştır.De bibliotheek ging met zijn 5000 boeken geheel ten onder.
1906 yılında National Gallery adına Ulusal Sanat Koleksiyonları Vakfı'nca satın alındı.In 1906 werd het verworven door de National Gallery met geld van het 'National Art Collections Fund'.
Satranç figürlerinin koleksiyonu ilk gösterimden sonra dağılmıştır.De schaakstukken zijn al snel na die eerste tentoonstelling opgedeeld.
1736 yılında Clarke, kitapları ve el yazmalarından oluşan büyük bir koleksiyonu koleje bağışladı.In 1736 liet Clarke (later Sir George) zijn grote verzameling boeken en manuscripten na aan het college.
Koleksiyonu dünyanın en büyüğüdür.De collectie behoort tot de grootste ter wereld.
Fin Mimari koleksiyonları yurtdışında da sergi turlarına çıkmaktadır.Succesvollge trilogieschrijvers in het buitenland zijn o.a.
Günümüzde koleksiyoncular tarafından aranan bir otomobildir.Tegenwoordig is de auto zeer geliefd bij verzamelaars.
Bu seri koleksiyonerlere yönelik üretilmiştir.Deze serienummers zijn interessant voor de verzamelaars.
Eserleri halen çeşitli koleksiyonlarda ve müzelerde yer almaktadır.De meeste van deze auto's bestaan nog, en zijn in handen van verzamelaars en musea.
Smith’in kendi koleksiyonu da Dernek tarafından korunmaktadır.Tevens wordt de plantencollectie van Smith zelf beheerd.