Bu teyp İngilizce öğrenmemizi kolaylaştıracaktır.This tape recorder will make it easier for us to learn English.
Bu işimizi çok daha kolaylaştıracak.This will make our job much easier.
Burada durabilir misin, bu işleri biraz daha kolaylaştıracaktır.This will make it easier.
Çünkü şekillendirmelerde çok zahmetli, gerçekten orada olmaması işleri kolaylaştıracak.It's much easier if it's not really there.
Değişim elektriği daha da kolaylaştıracaktı eğer daha azına ihtiyaç duyarsak.Changing how we make electricity gets easier if we need less of it.
Şekil ve alıştırmalar ışınları ve yansıma olayını kolaylaştıracaktır.Usually people will draw an arrow here, just saying an arbitrary object
Müşterinizin işini veya hayatını kolaylaştıracak olan nedir?And what would make your customer's job or life easier?
Tasarruflarınız için vergi ödemeyeceksiniz. Bu durum, hayatı kolaylaştıracak.That makes life a lot easier.\
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.And it's going to give you a little more ease in your life.
Bu sizin stajınızı daha da kolaylaştıracak. Bir tur daha, tamam mı?It'll make your internship much easier.
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.And the reason this is useful, is that this is really easy to multiply.
Burada göreceğiz ki kuvvet kuralı hayatımızı çok kolaylaştıracak.What we're going to see with the power rule is it simplifies our life.
Varsa, bunu kim kolaylaştıracak?If so, who would facilitate it?
Bu organ, uzlaşmayı kolaylaştıracak." dedi.This body is to facilitate a consensus," said Fule.
Fakat yolsuzluk yapmayı kolaylaştıracak daha pek çok zayıf nokta mevcut.However, too many other avenues for corrupt behaviour remain open.
Muhalefetin koalisyon kuramaması büyük olasılıkla DPS'nin işini kolaylaştıracak.The opposition's inability to form a coalition will probably simplify the DPS's task.
Yatırımı kolaylaştıracak gerçek reformlarla, ekonomiyi canlandırmaları gerekiyor.They need to jump-start the economy with real reforms that would facilitate investment.
Bu yıldızların parlaklığı, konumdaki değişiklikleri ölçmeyi kolaylaştıracaktır.The brightness of these stars would make it easier to measure any changes in position.
Tüm türler balık yakalamayı kolaylaştıracak adaptasyonlar geçirmiştir.Entrambe le caratteristiche sono utili adattamenti per la cattura dei pesci.
Bu aletler mutfakta işinizi kolaylaştıracak.Эти приспособления облегчат вашу работу на кухне.
Gerçek mesajların varlığı hakkında bilinçli bir tahminde bulunmak bile trafik analizini kolaylaştıracaktır.Mesmo a adivinhação informada sobre a existência de mensagens reais facilitaria a análise do tráfego.
Tüm türler balık yakalamayı kolaylaştıracak adaptasyonlar geçirmiştir.Diversas adaptações são necessárias para capturar peixes.
Düzenli olarak rüya günlüğü tutmak rüyaların hatırlanmasını da kolaylaştıracaktır.Ez általában segít meghosszabbítani a tudatos álmot.
Bu genişleme Galya'lıların Roma'yı ele geçirmelerini kolaylaştıracaktı.Tämä helpotti roomalaisten Gallian valloitusta.
Düzenli olarak rüya günlüğü tutmak rüyaların hatırlanmasını da kolaylaştıracaktır.Man kan også skrive en drømmedagbog, så man kan finde gengående ting i sine drømme.
Materyale belirli ölçüde hareketlilik katarak kullanıcıyı rahatlatacak, işini kolaylaştıracaktır.Smart brugerflade gør driften lettere.
Gerçek mesajların varlığı hakkında bilinçli bir tahminde bulunmak bile trafik analizini kolaylaştıracaktır.また、本物のメッセージの存在の有無が推測できるというだけでもトラフィック解析の助けとなる。
Bu genişleme Galya'lıların Roma'yı ele geçirmelerini kolaylaştıracaktı.这次扩张使得高卢人侵略罗马变得容易。
Bu tür isyanlar Nazi işgalini de daha kolaylaştıracaktı.סגנון לבוש גנדרני זה הרגיז את הנאצים עוד יותר.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.A do života to prinesie trochu väčšiu pohodu.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.A do života vám to přidá trochu víc jednoduchosti.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Dan hal ini akan memberikan sedikit kenyamanan dalam hidup Anda.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Da wam też trochę więcej luzu w życiu.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.En het zal je wat rust in je leven geven.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.E rendererà la vostra vita un po" più rilassata.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.És egy kicsit több könnyedséget visz az életedbe.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Et ça vous rendra la vie plus facile.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.E vai trazer-vos maior facilidade nas vossas vidas.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.In malo vam bo olajšalo življenje.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Ja se antaa sinulle hieman helpotusta elämääsi.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.그리고 이것은 당신의 삶에 좀 더 편안함을 주고요.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Och det kommer att leda till större frihetskänsla i livet.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Og det vil give jer en smule mere behagelighed i jeres dit liv.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Și în plus îți va ușura viața.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Und es wird Ihr Leben ein bisschen einfacher machen.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Và nó sẽ đem lại sự thoải mái hơn cho cuộc sống của quý vị.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Y les dará un poco más de versatilidad en sus vidas.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.Και θα απλουστεύσει τη ζωή σας.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.А также это в некоторой степени облегчит вашу жизнь.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.И ще улесни живота ви.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.І це дасть вам трохи більше легкості в вашому житті.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.וזה יתן לכם יותר נוחות בחיים.
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.يضفي على حياتك مزيدًا من الراحة
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.そこで この提案を更に推し進めて
Aynı zamanda hayatınızı da kolaylaştıracak bir şey.而且令你生活有多些悠閒。
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.Det kan vi bruge, for det her er nemt at gange sammen.
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.Je to smysluplné, protože se to teď lépe násobí.
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.쉬운 이유는 우선 곱하기가 쉽고
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.І це дійсно зручно, оскільки так перемножити дуже легко
Bu işlem işimizi fazlasıyla kolaylaştıracak.Причината за това е, че е полезно, че е много лесно за умножение.