kolaylıkla ile cümle
kolaylıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.J'ai conduit l'autre à 100 km/h, exactement la même vitesse, et en suis clairement sorti sans casse.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.Saya mengemudi mobil lain dengan kecepatan yang sama, 60 mil per jam, dan menjauh dari tiang itu.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.Yo conduje el otro a 96 kilómetros por hora, exactamente la misma velocidad, y salí airoso de eso.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.Карах другата с 60 мили в час (96,6 км.), точно със същата скорост, и явно съм излязъл жив от нея.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.Я управлял второй машиной на той же скорости 100 км/ч и, как видите, жив и здоров.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.אני נהגתי במכונית השנייה ב90 קמ"ש, בדיוק אותה המהירות, ובבירור יצאתי מזה בריא ושלם.
Dİğerini saatte 100km, tamamen aynı hızla ben sürdüm ve kolaylıkla üzerinden geçtim.無事 怪我もしませんでした 車の横転にも技術が使われています
DR. DEAN SIDELINGER: Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.DEAN SIDELINGER: esta es una enfermedad muy fácil de transmitir, si alguien la tiene, de persona a persona.
DR. DEAN SIDELINGER: Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.Dies ist eine Krankheit die sehr leicht von einer infizierten Person auf die nächste übertragen werden kann.
DR. DEAN SIDELINGER: Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.Dit is een ziekte die gemakkelijk van de ene persoon op de andere wordt overgedragen.
DR. DEAN SIDELINGER: Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.Questa è una malattia che se qualcuno la ha molto facilmente viene trasferita da una persona all'altra.
Eğer HG ve FG'nin uzunluğunu bilseydik alanı kolaylıkla bulabilirdik. .FGH. И така, ако знаехме тази дължина HG и ако знаехме FH, можехме лесно да намерим, колко е това лице.
Eğer HG ve FG'nin uzunluğunu bilseydik alanı kolaylıkla bulabilirdik. .만약 HG와 FH의 길이를 알았다면 이 삼각형의 넓이를 아주 쉽게 구했겠죠
Eğer HG ve FG'nin uzunluğunu bilseydik alanı kolaylıkla bulabilirdik. .Pokud bychom znali tuto délku HG a pokud bychom znali FH, snadno bychom zjistili, jaký ten obsah je.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Alles wat gebeurde op het scherm moest zeer gemakkelijk te begrijpen zijn door een gemiddelde kijker.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Alt hvad der skete på skærmen skulle være meget nemt at forstå for en typisk tilskuer.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.화면에 나오는 모든 것은, 일반적인 시청자가 쉽게 이해할만한 것이어야 합니다.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Minden, ami a képernyőn történik, könnyen érthető kell legyen egy átlagnéző számára.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Segala sesuatu yang terjadi di layar haruslah dimengerti dengan mudah oleh penonton biasa.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Tất cả những gì xảy ra trên màn hình phải rất dễ hiểu với một người xem điển hình.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Todo lo que sucedía en pantalla tenía que ser entendido muy fácilmente por un espectador típico.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Tot ce se intampla pe ecran trebuia sa fie foarte usor de inteles pentru privitorul obisnuit.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Tout ce qui apparaissait à l'écran devait pouvoir être compris facilement par le spectateur type.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Tudo o que acontecesse no ecrã teria de ser facilmente compreendido pelo espetador comum.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Tutto quello che si vedeva sullo schermo doveva essere facile da capire per lo spettatore medio.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Všechno, co se děje na obrazovce, musí být velmi snadno pochopitelné typickému divákovi.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Wszystko dziejące się na ekranie miało być zrozumiałe dla typowego widza.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Ό,τι συνέβαινε στην οθόνη θα έπρεπε να γίνεται πολύ εύκολα κατανοητό από oποιοδήποτε θεατή.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Всё, что происходит на экране, должно быть понятно рядовому зрителю.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Все, що відбувається на екрані, повинно бути легко зрозумілим для пересічного глядача.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.Всичко, което се случваше на екрана трябваше да бъде разбрано много лесно от типичния зрител.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.כל מה שקרה על המסך היה צריך להיות מובן בקלות על ידי הצופה הממוצע.
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.كل ما يحدث على الشاشة يجب أن يكون سهل جدا للفهم من قبل المشاهد العادي
Ekranda oluşan şey tipik bir izleyici tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olmalıydı.簡単に理解してもらう必要があります なので 僕の母親に理解できないような事は
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.Dia ingin tahu jarak antara Swenet dan Alexandria, ini baik, karena Eratosthenes pintar dalam geografi.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.Eratosthenes was heel goed in geografie.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.다행히 에라토스테네스는 지리에 익숙했습니다.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.lo que era bueno pues Eratóstenes era bueno para la geografía.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.To je dobro, kajti geografija mu je šla od rok.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.שזה טוב בגלל שארטוסתנס היה טוב בגיאוגרפיה.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.وهذا أمر رائع لأن إراتوستينس كان جيدا في الجغرافيا.
Eratosthenes'in coğrafya bilgisi iyi olduğu için bu bilgiyi kolaylıkla edinebilir.実は「地理」(geography) という言葉を 作ったのも 彼だったんです
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Átlagosan véve a legtöbb alkoholhoz kapcsolódó probléma a fiúk körében gyakoribb a lányokhoz képest.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Een derde van de scholieren in de ESPAD-landen meent dat cannabis gemakkelijk verkrijgbaar is.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.En tredjedel af eleverne i ESPAD-landene mener, at cannabis er let få fat i.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Im Durchschnitt sind die meisten alkoholbedingten Probleme unter Jungen stärker verbreitet als unter Mädchen.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Koska kannabis on eniten käytetty laiton huume, sitä kannattaa tarkastella hieman tarkemmin.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.O treime dintre elevii din ţările ESPAD fac rost cu ușurinţă de canabis.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Um terço dos estudantes nos países participantes no ESPAD referiram ser fácil encontrar cannabis.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Un tercio de los escolares de los países participantes en ESPAD consiguen fácilmente el cannabis.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Un tiers des jeunes des pays de l’enquête ESPAD trouvent que le cannabis est facilement accessible.
ESPAD ülkelerindeki öğrencilerin üçte biri esrarın kolaylıkla bulunabilir olduğunu düşünmektedir.Една трета от учениците от държавите, участващи в ESPAD, считат канабиса за лесно достъпен.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Also, Evan, wähle etwas aus, das du dir klar vorstellen kannst.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Anh Evan chọn một thứ có thể tưởng tượng rõ ràng trong đầu.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Aşadar, Evan alege ceva ce poţi vizualiza cu claritate în minte.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Donc, Evan choisissez quelque chose que vous pouvez visualiser clairement dans votre esprit.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Então Evan escolhe algo que possas visualizar claramente na tua mente.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Evan, debes elegir algo que puedas visualizar claramente en tu mente.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Evan, kies iets dat je je duidelijk visueel kunt voorstellen.
Evan aklında kolaylıkla canlandırabileceğin bir şey seç.Evan valitse jotakin jonka voit visualisoida helposti mielessäsi.