Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.気流を捉えて飛行することができます マクレディー: 翼の先端同士が触れるほど変形させても壊れることはない...はずです
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Cet exemple peut également être effectué très simplement sur une calculatrice scientifique.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Das kann man auch sehr einfach auf einem Taschenrechner berechnen.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Este ejemplo puede resolverse muy simplemente con una calculadora científica.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.이런 예제는 과학용 계산기로 아주 간단하게 계산할 수 있습니다.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Questo esempio si può anche completare molto semplicemente con una calcolatrice scientifica.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Ten przykład można szybko rozwiązać za pomocą kalkulatora naukowego.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Μπορείτε να κάνετε αυτό το παράδειγμα πολύ απλά σε ένα επιστημονικό κομπιουτεράκι.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Този пример може да се извърши също така много просто с калкулатор.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.Это же можно легко вычислить на научном калькуляторе.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.הדוגמה הזו יכולה להפתר בקלות על מחשבון מדעי.
Bu örnek, bilimsel bir hesap makinesinde kolayca yapılabilir.كما يمكن حساب هذا المثال ببساطة شديدة على آلة حاسبة علمية.
Bu, Photoshop'taki Glowing edges efekti sayesinde kolayca gerçekleştirilebilir.Das geht sehr einfach in Photoshop: mit dem Leuchtende-Konturen-Effekt.
Bu, Photoshop'taki Glowing edges efekti sayesinde kolayca gerçekleştirilebilir.펜슬 효과는 포토샵의 글로잉 효과를 통해, 아주 쉽게 만들어낼 수 있습니다.
Bu, Photoshop'taki Glowing edges efekti sayesinde kolayca gerçekleştirilebilir.Molto semplice da realizzare grazie all'effetto Bordi brillanti in Photoshop.
Bu, Photoshop'taki Glowing edges efekti sayesinde kolayca gerçekleştirilebilir.それから、顔の部分を作り直しました
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Denk niet dat er een manier moet zijn zodat je deze problemen altijd vlotjes kan kan oplossen.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Der er desværre ikke nogen let og hurtig måde at løse disse regnestykker på.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.이러한 문제로 연습을 충분히 하고
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Não pense que há apenas uma maneira de resolver esses problemas.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Ne gondold azt, hogy van olyan módszer, amivel egyszerűen csak végignyomod ezeket a feladatokat izomból.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Nemějte pocit, že se vždycky najde způsob, jak se s těmito úlohami prostě vypořádat.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Ne pensez pas qu'il y a forcément une façon de résoudre ces exercices directement.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.No creas que hay alguna manera de poder resolver estos problemas a la fuerza.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Non pensare che ci sia sempre un modo potente di risolvere questi problemi.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.Не се чувствайте така сякаш трябва да има начин, с който да се справяте с лекота с тези проблеми.
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.لا تشعر أنه ينبغي أن يكون هناك طريقة تمكنك من فرض سلطتك على هذه المشاكل
Bu problemleri her zaman kolayca çözebileceğiniz bir yol olduğunu düşünmeyin.試行錯誤を時には試さなくてはいけません.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Ako môžte tu vidieť, je tam nejaké priame svetlo na podlahe, ale vedeli ľahko zistiť odkiaľ prichádza.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Come potete vedere qui, sul pavimento c'è della luce diretta, ma possono facilmente capire da dove deriva.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Como pueden ver aquí hay partes de iluminación directa en el piso pero es fácil adivinar de dónde viene.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.După cum vedeți aici există o lumină directă pe podea, dar îşi pot da seama cu uşurinţă de unde provine.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.이 자료를 보면, 바닥에 몇군데 빛이 직접 들어오지만, 쉽게 고칠 수 있는 이 결점을 그대로 보존하기로 결정합니다.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Kuten huomaatte, lattialla on jonkin verran suoraa valoa, mutta he selvittivät helposti, mistä se tulee.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Například toto přímé světlo na podlaze, vše ale vyřešili.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Như bạn thấy có vài đốm nắng chiếu thẳng xuống sàn nhà, nhưng họ có thể dễ dàng lần ra nguồn gốc của chúng.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.W paru miejscach widać bezpośrednie światło, łatwo było jednak wykryć, skąd ono pochodzi.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Όπως εδώ που το φώς πέφτει απευθείας στο πάτωμα. αλλά βρήκαν εύκολα την πηγή προέλευσής του.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Както виждате, тук има директна светлина на пода, но те лесно са разбрали от къде идва.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Як бачите, прямий промінь падає на підлогу, але вони могли з легкістю визначити звідки він падає.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.כמו שתוכלו לראות כאן, ישנם מספר אלומות אור ישירות על הרצפה, אבל הם יכולים לגלות בקלות מהיכן הן מגיעות.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.كما ترون هنا ...هناك بعض الضوء المباشر على الأرض ، ولكن يمكن بسهولة تعين موقع دخوله
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.どこから入り込んでいるか容易に把握できました 建物内にいる人に太陽のよい部分を
Buradaki grafiğimizden, bunları kolayca bulabiliriz.يمكننا ان نجد قيمة تلك الاشياء
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:17個の赤とオレンジと、その隣を見ると2個の緑の四角があります
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Así podemos ver lo que apenas se notaba en el original:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Itt már látszik az, ami az eredetin szinte felismerhetetlen volt:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:우린 원작에선 거의 알아볼 수 없던 것들을 비로소 볼 수 있죠.
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Nós agora podemos ver aquilo que era quase irreconhecível no original:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Nu zien we iets dat nauwelijks herkenbaar is in het origineel:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:On peut voir maintenant ce qui était à peine visible dans l'original :
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Possiamo vedere ora quello che si poteva a malapena riconoscere nell'originale:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Putem vedea acum ce era greu de recunoscut în original:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Teď jasně vidíme, co z obrazu bylo jen stěží rozeznatelné.
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Teraz widzimy to, co ledwo dało się dostrzec na oryginalnym obrazie:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Và bây giờ chúng ta có thể thấy vài thứ khó có thể nhận ra trong bản gốc:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Wir können jetzt sehen was man im Orginal kaum erkennen konnte:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Βλέπουμε τώρα αυτό που ήταν μετά βίας αναγνωρίσιμο στον πρωτότυπο:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:А теперь нам видно то, что было едва заметно в оригинале:
Burada orijinal resimde kolayca göremediğimiz şeyi görebiliyoruz:Можем да видим сега това, което беше трудно различимо в оригинала: