Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Telefon kolaylıktır.The telephone is a convenience.
Buradaki hayat eskisinden çok daha kolay.Life here is much easier than it used to be.
Cevaplamak kolaydı.It was easy to answer.
Cevap vermek kolaydı.It was easy to answer.
Umarım yolunu kolayca bulur.I hope that he will find his way easily.
Japonca konuşmak benim için kolaydır.Speaking Japanese is easy for me.
Bu soruyu yanıtlamak onun için kolay.It is easy for him to answer this question.
Onun için planı uygulamak kolay.It is easy for him to carry out the plan.
Onun yolu bulması kolay olmalı.It must be easy for him to find the way.
O beni kolayca kaldırdığı için şaşırdım.I was surprised because he lifted me up with ease.
Soruyu kolaylıkla yanıtlaması bizi şaşırttı.The ease with which he answered the question surprised us.
Onun için sözünü tutmak kolay değildi.It wasn't easy for him to keep his promise.
Onun sözünü tutması kolay değildi.It wasn't easy for him to keep his promise.
Onu erkek kardeşinden ayırmak kolaydır.It is easy to tell him from his brother.
Onun iyi bir şiir yazması kolay.It's easy for him to compose a good poem.
Ona ulaşmak kolaydır.He is easy to reach.
Onun evini bulmak kolay.His house is easy to find.
Onun yerini alabilecek birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone capable of taking his place.
O, kolay bir İngilizce kitabı aldı.He got an easy English book.
O, çok kolay tenifi.He was beaten too easily.
O samimi ve konuşması kolay bir kişi.He is a frank person and easy to talk to.
O kolayca kontrolünü kaybeder.He loses his temper easily.
O, o kadar kolay sinirlenir ki herkes ondan kaçınır.He loses his temper so easily that everybody avoids him.
Oldukça kolay şekilde kontrolden çıkar.He loses his temper quite easily.
O çok kolay kızar.He gets mad very easily.
O kolayca yalan söyledi.He lied readily.
Bütün o sorunları kolaylıkla çözdü.He solved all those problems with ease.
O çapraz bulmacayı kolaylıkla çözdü.He did the crossword with ease.
O, yarışı kolayca kazandı.He won the race easily.
O, zor problemi kolayca çözdü.He solved the difficult problem easily.
Bütün problemleri kolaylıkla çözdü.He solved all of the problems simply.
Sorunu kolaylıkla çözdü.He solved the problem with ease.
Problemi kolaylıkla çözdü.He solved the problem with ease.
Sorunu kolaylıkla halletti.He solved the problem with ease.
Problemi kolaylıkla halletti.He solved the problem with ease.
O, evini kolaylıkla bulabildi.He could find her house easily.
O kolayca yorulur.He gets tired easily.
Kolaylıkla kandı ve ona biraz para verdi.He was easily deceived and gave her some money.
Kolayca aldatıldı ve ona biraz para verdi.He was easily deceived and gave her some money.
Onun anlaması kolay bir yüzü var.He has a face which is easy to understand.
İngilizce, onu öğrenmesi için kolay değildir.English is not easy for him to learn.
O kolayca İngilizce okuyabilir.He can read English easily.
O kolayca İngilizce yazıyor.He writes English with ease.
O,asla işin kolayına kaçmayan bir insandır.He is a person who never cuts corners.
O, kolay pes eden bir tip değildir.He is not the sort of guy who gives in easily.
Otobüs durağını kolayca bulacaktır.He will find the bus stop easily.
O, hatalarını kolayca kabul edecek bir adam değildir.He is not a man to admit his mistakes easily.
O bugünlerde kolayca kızar.He easily gets angry nowadays.
O, sorumu kolayca yanıtladı.He answered my question easily.
Bir sürü kolay para kazandı.He made a lot of easy money.
O çok kolay bir şekilde üşütür.He catches cold very easily.
Onunla konuşmak kolaydır.He is easy to talk to.
Onlar kasabaya taşındıklarında arkadaş edinmeyi kolay buldular.When they moved to the town, they found it easy to make friends.
Yurt dışında yaşamaya kolayca adapte oldular.They easily adapted to living abroad.
O gerçekten kolayca kaybolur. Onun yön duygusu yok.She gets lost really easily. She's got no sense of direction.
Onun cildi kolayca yanar.Her skin burns easily.
O kolayca soğuk alır.She easily catches cold.
O, bilmeceyi kolaylıkla çözdü.She solved the puzzle with ease.
O onu kolayca yaptı.She did it easily.
O kolayca indi.She got off easily.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod