Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.An intelligent search facility allows simple access to the relevant planning data.
15 yıl süreceğini söyleselerdi, dayanmak daha kolay olabilir miydi?When he said that, fifty years ago, he might have been right.
İlk zamanlar helikopterler açısından pek de kolay olmadı.In itself, use of helicopters was not new.
Bu lifli kısım kolayca ayrılır.Its edges break off easily.
Palmyralılar kolayca bozguna uğratıldılar.Gearboxes were easily Jammed up.
Bu duruş örümcek yiyen kuşlar için kolay bir hedef teşkil eder.There is an aiming system that makes it easier to aim the birds.
Büyük boy, hafif ve kolay kontrol edilebilen bir şasesi var.Jug hold A large, easily held hold.
Bu kolay alınacak bir karar değildir.This was not an easy decision.
Böylece, Hell-Volhard-Zelinsky halojenasyonu ile alfa karbon kolayca halojenleşebilir.Thus, the α-carbon is easily halogenated in the Hell–Volhard–Zelinsky halogenation.
NGC 2301'in küçük teleskoplarla gözlemlenmesi oldukça kolaydır.NGC 6118 is difficult to see with a small telescope.
Bu kolay bir marifet değil ve birkaç performansla bunu başarıyorlar.That's not an easy feat, and few acts manage to do that."
Bu kuş kolay tanınan bir türdür.This is a little known species.
Ancak durum şehirle ilk defa tanışan Jane için o kadar kolay değildir.It is there that he meets Jane for the very first time.
Bu araçlar düşman tanksavar topları tarafından kolaylıkla etkisiz hale getiriliyordu.This makes it less likely that enemy tanks will fire on these vehicles.
Gerçekten çok kolay.It's really very easy.
Onu yapmak kolay mı?Is it easy to do that?
Bunu yapmak kolaydır.Doing that is easy.
Bunu yapmak için en kolay yol bu değil.This isn't the easiest way to do this.
Bunu yaptığınızda kolay görünüyor.It looks easy when you do that.
Tom'u etkilemek kolay değildi.Tom wasn't easy to impress.
Sizce Fransız kolay mı?Do you think French is easy?
Bir yabancı dili iyi konuşmak o kadar kolay değil.Speaking a foreign language well isn't so easy.
Muhtemelen Tom'un kazanması kolay olacak.It's probably going to be easy for Tom to win.
Bunu yapmak bizim için kolay olmalı.It should be easy for us to do that.
Bunu yapmak benim için kolay olmalı.It should be easy for me to do that.
Bunu yapmak Tom için kolay olabilir.It might be easy for Tom to do that.
Tom'un bunu yapması kolay olabilir.It might be easy for Tom to do that.
Bunu yapmak bizim için kolaydı.It was easy for us to do that.
Tom bunu yapmanın kolay olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll be easy to do that.
Tom'un çok kolay bir işi var.Tom has a very easy job.
Kolay kolay pes etmem.I don't give up easily.
Sanırım onu yapmak için daha kolay bir yol biliyorum.I think I know an easier way to do that.
Tom bana onu yapmak için daha kolay bir yol gösterdi.Tom showed me an easier way to do that.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolunu düşünebilir misin?Can you think of any easier way to do this?
Onu yapmak için daha kolay bir yol olmalı.There must be an easier way to do that.
Sami'nin her zaman kolayca ulaşabileceği hapları vardı.Sami always had pills within easy reach.
Neden bu kolay olamaz?Why can't this be easy?
Bunu yapmanın kolay bir yolunu buldum.I've found an easy way to do that.
Bunu kolayca yapabileceksiniz.You'll be able to do that easily.
Onu kolayca yapabileceksiniz.You'll be able to do that easily.
Bunu yapmanın kolay olacağını düşünüyor musunuz?Do you think doing that is going to be easy?
İnsanların neden Tom'a güvenmediğini anlamak kolay.It's easy to understand why people don't trust Tom.
İnsanların Tom'u neden sevmediğini anlamak kolay.It's easy to understand why people don't like Tom.
Sigarayı bırakmak kolay değildir.Quitting smoking isn't easy.
Bunu yapmak Tom için kolay olmadı.That wasn't easy for Tom to do.
Bunu yapmak Tom için kolay değildi.That wasn't easy for Tom to do.
Tek bir ebeveyn olmak kolay değildir.Being a single parent isn't easy.
Bunu yapmayı kolay buluyorum.I find it easy to do that.
Tom kolayca arkadaşlar edinir.Tom makes friends easily.
Bu yapmak kolay olur mu?Would doing that be easy?
Bunu yapman senin için kolay olacak.It'll be easy for you to do that.
Tom'un memnun olması kolay değil mi?Tom is easy to please, isn't he?
Kolay erişilebilir değil.It's not easily accessible.
Orada kolayca yürüyebiliriz.We can easily walk there.
Sınav kolaydı.The exam was easy.
Kadınları mutlu etmek kolay değildir.It isn't easy to make women happy.
Okumak yazmaktan daha kolaydır.Reading is easier than writing.
Bu kadar zamanın ardından Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Bunca zaman sonra Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Umduğumuz kadar kolay olmadı.It wasn't as easy as we'd hoped.