Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bankayı kolayca bulabilirsiniz.You can easily find the bank.
Makine o kadar hassas ki kolayca bozuluyor.The machine is so delicate that it easily breaks.
Öğrencinin hilesi kolayca yakalandı.The student's cheating was easily caught out.
Ben oyunu kolay buldum.I found the game easy.
Onu çok kolay almayacaksın.You won't get it so easily.
Herkesi memnun etmek asla kolay değil.It is by no means easy to please everybody.
Herkes tarafından anlaşılmak kolay değildir.It is not easy to be understood by everybody.
O kolayca birden sinirlenir.I fly into a rage easily.
Kolaylıkla isteri olurum.I get hysterical easily.
Hangisi daha kolaydır, kayak mı yoksa buz pateni mi?Which is easier, skiing or skating?
John'u memnun etmek kolaydır.John is easy to please.
İngilizceyi iyi konuşmak kolay değildir.It is not easy to speak English well.
Jimmy ile geçinmem kolaydır.Jimmy is easy for me to get along with.
Kotla çalışmak kolaydır.It is easy to work in jeans.
Bu kitaplar, o kitaplardan daha kolay.These books are easier than those books.
Bu soruları cevaplamak kolay.These questions are easy to answer.
Bu kolay İngilizce ile yazılmış bir hikaye.This is a story written in easy English.
Bu onun için çok kolaydır.This is too easy for him.
Bu zor bir sorundur ve herhangi birinin karar vermesi kolay değil.This is a difficult problem, and it is not easy for anyone to decide.
Bu herhangi bir öğrencinin çözebileceği böylesine kolay bir problem.This is such an easy problem that any student can solve it.
Bu kesinlikle kolay okunmuyor.This is by no means easy reading.
Sanırım bu çok kolay.This is too easy, I guess.
Bu egzersiz benim için yardım almadan yapılacak kadar kolaydır.This exercise is easy enough for me to do without help.
Bu problemi çözmek benim için kolay mı?Is it easy for me to solve this problem?
Bu soru kolay değildir.This question isn't easy.
Bu sorun görünüşte kolay gibi görünüyor ama o gerçekten zor.This problem seems to be easy on the surface, but it's really difficult.
Bu sorun, ondan daha kolaydır.This problem is easier than that.
Bu problem, ondan daha kolaydır.This problem is easier than that.
Bu pamuk gömlek kolay yıkanır.This cotton shirt washes well.
Bu kitaplığın montajı kolaydır.This bookcase is easy to assemble.
Bu kitabı okumak benim için kolay.It is easy for me to read this book.
Bu kitap, kolay İngilizce ile yazılmış.This book is written in easy English.
Bu kitabı okumak kolay.It is easy to read this book.
Bu kitap, yeni başlayanların anlaması için kolay İngilizce ile yazılmıştır.This book is written in easy English for beginners to understand.
Bu kitap yeni başlayanların anlaması için çok kolay İngilizce ile yazılmış.This book is written in such easy English as beginners can understand.
Bu kitap bana kolay gibi görünüyor.This book seems easy to me.
Bu kitap benim okumam için kolay.This book is easy for me to read.
Bu kitap benim okumam için yeteri kadar kolaydır.This book is easy enough for me to read.
Bu kitap çocukların okuması için yeterince kolay.This book is easy enough for children to read.
Bu, okuman için kolay bir kitap.This book is easy for you to read.
Basit İngilizceyle yazılmış olan bu kitabın okunulması kolaydır.Written in simple English, this book is easy to read.
Bu kitap onların okuması için yeterince kolay.This book is easy enough for them to read.
Bu kitap onun kadar kolay değil.This book is not as easy as that one.
Bu kitap beş yaşındaki bir çocuğun okuyabileceği kolaylıkta.This book is easy enough for a five-year-old child to read.
Hangisini okumak daha kolaydır, bu kitabı mı yoksa şunu mu?Which is easier to read, this book or that one?
Hangisi daha kolay, bu kitap mı ya da şu kitap mı?Which is easier, this book or that book?
Bu oda kolayca ısınır.This room heats easily.
Bu kumaş kolay yırtılır.This cloth tears easily.
Bu et kolayca kesiliyor.This meat cuts easily.
Bu yol o kadar geniş ki, otobüsler kolayca geçebilir.This road is so broad that buses can pass easily.
Bu masal yedi yaşındaki bir çocuğun okuması için yeterince kolaydır.This fairy tale is easy enough for a seven-year-old child to read.
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.This device made it possible to turn sea-water into fresh water easily.
Bu malzeme kolayca esner.This material stretches easily.
Bu kumaş kolayca lekelenir.This fabric stains easily.
Bu roman o kadar kolay ki onu bir çocuk bile okuyabilir.This novel is so easy that even a child can read it.
Bu araba çok kolay kullanılır.This car handles very easily.
Bu araba kolayca dağa çıkmak için yeterli güce sahiptir.This car has enough power to go up the mountain easily.
Bu soru hiçbir şekilde kolay değildir.This question is by no means easy.
Bu soruya cevap vermek kolaydır.It is easy to answer this question.
Bu sözlükteki örnekleri anlamak kolay.The examples in this dictionary are easy to understand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kolay ile cümle - Sayfa 3 - kolay kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App