Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kolay bir karar değil.This isn't an easy decision.
Sen bunu kolay gösterdin.You made it look easy.
O onun kolay görünmesini sağladı.He made it look easy.
O bunu kolay gösterdi.She made it look easy.
Tom yaparken kolay gibi göründü.Tom made it look easy.
İngilizceyi öğrenmek ne kadar kolay?How easy is it to learn English?
Nasıl İngilizceyi kolayca öğrenebilirim?How can I learn English easily?
Tom kolayca kazandı.Tom easily won.
Oraya gidelim; konuşmamız daha kolay olacak.Let's go over there; it'll be easier for us to talk.
Peynirin hazmedilmesi kolay değildir.Cheese isn't easy to digest.
İyimserler bile kolay olmayacağını kabul ederler.Even the optimists agree that it won't be easy.
Mademki iş için doğru aletlere sahibim bu benim yapmam için kolay olacak.It'll be easier for me to do since I have the right tools for the job.
Daha iyi bir ekipmanım olduğu için yapmam daha kolay olacak.It'll be easier for me to do since I have better equipment.
Yeni sürümün kurulumu kolay mıydı?Was the new version easy to install?
Bunu monte etmek kolay olmalı.This should be easy to install.
Monte etmek kolay mı?Is it easy to install?
Test gerçekten kolaydı.The test was real easy.
Tom ve bütün arkadaşları her yıl kolayca yeni arabalar satın alabilirler.Tom and all his friends can easily afford to buy new cars every year.
Kolay cevap yok.There's no simple answer.
Sorunun çözmek için kolay olduğunu buldum.I found the problem was easy to fix.
Ben problemi, çözülmesi kolay buldum.I found the problem was easy to solve.
Ben problemi çözmeyi kolay buldum.I found it easy to fix the problem.
Rusların İspanyolca öğrenmesi İspanyolların Rusça öğrenmesinden çok daha kolay.It's a lot easier for Russians to learn Spanish than it is for Spaniards to learn Russian.
Güzel bir kadın bulmak kolaydır ama onu güzel tutmak zordur.It is easy to find a nice woman but difficult to keep her nice.
Kolay olmayacak ama bir şansımız var.It won't be easy, but we have a chance.
İngilizce kelime kolay değil.The English word is not easy.
İngilizce kolay bir dil değil.English is not an easy language.
Bu kolay bir görev değil.It's not an easy task.
Bu kolay bir iş değil.It's not an easy job.
Nedenini anlamak kolaydır.It's easy to see why.
Bu onun kadar kolay.It's as easy as that.
Bu sadece çok kolay.This is just too easy.
Bu o kadar kolay değil.It isn't that easy.
O kesinlikle kolay değildi.It sure wasn't easy.
Bu hâlâ kolay değil.It's still not easy.
Gençken arkadaşlar edinmek kolaydır.Making friends is easy when you're young.
Bir öğretmenin işi kolay değildir.A teacher's job isn't easy.
İnsanlar bunun kolay olduğunu düşünüyor.People think that it's easy.
Mary, Tom'un işinin kolay olduğunu düşünüyor.Mary thinks Tom's work is easy.
İşinin kolay olmadığını biliyorum.I know that your work is not easy.
Senin işinin kolay olmadığını biliyoruz.I know that your work isn't easy.
Şifre kolayca farkedilebilirdi.The password was easily noticeable.
Yüzme öğrenmek çok kolaydır.It's very easy to learn how to swim.
Yüzmeyi öğrenmek çok kolay.It's very easy to learn how to swim.
Köpek kediyi kolayca öldürdü.The dog easily killed the cat.
O beni o kadar kolayca affetmeyecek.He isn't going to forgive me so easily.
Erkekler için arkadaş edinmek kolaydır.Making friends is simple for guys.
Hangisi öğrenmek için daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
Hangisini öğrenmek daha kolaydır, Lehçe mi yoksa Çekçe mi?Which is easier to learn, Polish or Czech?
Ben bunun o kadar kolay olacağını düşünmedim.I didn't think it would be that easy.
Yunuslama kolay değildir.Pitching isn't easy.
Bir helikopteri uçurmak kolay değildir.Flying a helicopter isn't easy.
Tom'u etkilemek kolay değildir.Tom is not easy to impress.
Onu etkilemek kolay değildir.She's not easy to impress.
Onu etkilemek kolay.He's easy to impress.
Bu, Tom için çok kolay.This is too easy for Tom.
Tom kolayca ağlar.Tom cries easily.
Dün kesinlikle hiçbir şey kolay gelmedi.Absolutely nothing came easy yesterday.
Saldırgan kolayca kaçtı.The attacker escaped easily.
Buraya gelmek kolay değil.It's not easy getting here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod