Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kolayca çözülür.This is easily solved.
Kolay geliyor ama değil.It sounds easy, but it's not.
Test gerçekten kolaydı.The test was real easy.
Hayat şimdi eskisinden çok daha kolay.Life is so much easier now than it used to be.
O kolay olmayacak ama mümkün.It won't be easy, but it's possible.
Şimdi, bu kolay olmayacak.Now, this won't be easy.
Kazanmak asla kolay değil.Winning is never easy.
Kazanmak kolay değildi.Winning wasn't easy.
Toki Pona düşüncelerimi kolaylaştırıyor.Toki Pona simplifies my thoughts.
Tom ve bütün arkadaşları her yıl kolayca yeni arabalar satın alabilirler.Tom and all his friends can easily afford to buy new cars every year.
Tom'un önerdiği belki de en kolay çözümdür.What Tom has suggested is perhaps the easiest solution.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
O, kolayca taşıyamayacağım kadar çok ağır.It's too heavy for me to easily carry.
Tom kolayca teklifi kabul etti.Tom readily accepted the offer.
Bu kolay bir görev değildi.This wasn't an easy assignment.
Cevap çok kolay.The answer is pretty simple.
Tom'u memnun etmek kolay değil.It's not easy to please Tom.
Tom'u hoşnut etmek kolay değil.It's not easy to please Tom.
Kolay cevap yok.There's no simple answer.
Tom'u memnun etmek kolay.Tom is easy to please.
Bu inanılmaz biçimde kolaydı.It was amazingly easy.
Kolay olmadığına katılıyorum.I agree it's not easy.
Katılıyorum, kolay değil.I agree it's not easy.
İsveçlilerin ne söylediğini Norveçlilerin anlaması genellikle kolaydır.It's usually easy for Norwegians to understand what Swedes are saying.
Artık görünmeyen daha kolay unutulur.That which is no longer visible is easily forgotten.
Bu işçiyi değiştirmek kolay.This worker is easy to replace.
Bir şeyi yıkmak, yapmaktan çok daha kolaydır.Destroying things is much easier than making them.
Sen kolayca anlayabileceğin kitaplarla başlamalısın.You should begin with books you can easily understand.
Cep telefonumu kullanmak kolaydır.My cell phone is easy to use.
O, kolayca ata bindi.She mounted the horse with ease.
Sorunun çözmek için kolay olduğunu buldum.I found the problem was easy to fix.
Ben problemi, çözülmesi kolay buldum.I found the problem was easy to solve.
Ben problemi çözmeyi kolay buldum.I found it easy to fix the problem.
Kişisel yayıncılık şimdi web çağında çok daha kolaydır.Self-publishing is much easier now in the age of the Web.
Daha kolay anlaşılacak biçimde açıklayın lütfen.Please explain it in a way that's easier to understand.
Tom'un olduğunu düşündüğü şey kolayca kolayca olabilirdi.What Tom thinks happened could've easily happened.
Tom'u bizimle gelmesi için ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Tom to come with us.
Fransızca konuşmak kolay değil ama eğlencelidir.Speaking French isn't easy, but it's fun.
Tom'u gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Tom to go.
Fransızca konuşmak kolay değildir.Speaking French isn't easy.
Kafası karışmak kolaydır.It's easy to get confused.
Fransızca benim için kolay değil.French isn't easy for me.
Tom kolayca kazanırdı.Tom would've won easily.
Tom çok kolaylıkla bırakır.Tom gives up too easily.
Yaşamak kolay değildir.Living isn't easy.
Burada yaşamak kolay değil.Living here isn't easy.
Yaşayacak güzel bir yer bulmak kolay değil.Finding a good place to live isn't easy.
Rusların İspanyolca öğrenmesi İspanyolların Rusça öğrenmesinden çok daha kolay.It's a lot easier for Russians to learn Spanish than it is for Spaniards to learn Russian.
Güzel bir kadın bulmak kolaydır ama onu güzel tutmak zordur.It is easy to find a nice woman but difficult to keep her nice.
Kolayın zıddı zordur.The opposite of easy is difficult.
Problemi aslında onun olmasını inandığımdan daha kolay buluyorum.I find the problem easier than I originally believed it to be.
Bu sorunu aslıda düşündüğümden daha kolay buluyorum.I find this problem easier than I originally thought.
Hangisi daha kolay?Which one is easier?
Ana dilini konuşmak kolay ama sıkıcı.Speaking your native language is easy, yet boring.
Kolay olmayacak ama bir şansımız var.It won't be easy, but we have a chance.
Mary Tom gibi kolayca kıskanan erkekleri sevmez.Mary doesn't like men who get jealous easily like Tom.
Hemen hemen çok kolaydı.It was almost too easy.
Oraya gitmek kolay mı?Is it easy to get there?
Virüs sağlıklı bir insanı kolayca enfekte edebilir.The virus can easily infect a healthy person.
Mikrofonun ekstraya mal olduğunu unutmak kolay.It's easy to forget that the microphone costs extra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod