Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un el yazısı çok iyi değil ama okuması kolay.Tom's handwriting isn't very good, but it's easy to read.
Tom, elyazın çok iyi değil fakat okuması kolay.Tom, your handwriting isn't very good, but it's easy to read.
Bu diferansiyel denklemler Laplace dönüşümüyle kolayca çözülebilir.This differential equation can be easily solved by Laplace transform.
Tom'a ev ödevini yaptırmak gerçekten o kadar kolay değil.It's just not that easy to get Tom to do his homework.
Bu gerçekten o kadar kolay değil.It's just not that easy.
Hepimiz artık biraz daha kolay nefes alabiliriz.We can all breathe a little easier now.
Tom bütün soruları kolayca cevapladı.Tom answered all the questions easily.
Tom hiçbir şeyi kolay yolla yapmaz.Tom never does anything the easy way.
Kızlar erkeklerden daha kolay ağlarlar.Girls cry more easily than boys.
Tom duygusal bir çocuktu ve kolayca ağladı.Tom was a sensitive child and he cried easily.
Tom o kadar kolay vazgeçmeyecektir.Tom won't give up so easily.
Kimse bunun kolay olacağını söylemedi.Nobody said this would be easy.
Bu cümleyi ben bile anlayabiliyorum. Anlaşılması çok kolay.Even I can understand this sentence. It's very easy to understand.
Bunu anlaması kolay.It's easy to understand.
Buradaki iş oldukça kolaydı.The work here is fairly simple.
Bunun kolay olduğunu biliyorum ama bunu hiç yapmadım.I know it's easy, but I've never done it.
Kolay etkilenirim.I'm easily influenced.
Endişelenme! Test kolaydır.Don't worry! The test is easy.
Test kolaydı.The test was easy.
Test olacağını düşündüğümden daha kolaydı.The test was easier than I thought it would be.
Tom'un burada bir yabancı olduğunu anlamak kolay.It's easy to see Tom is a stranger here.
İyi ile kötü arasındaki farkı anlatmak her zaman kolay değildir.It's not always easy to tell the difference between good and bad.
Arabayı geriye doğru park etmek neden ileriye doğru park etmekten daha kolaydır?Why is it easier to park the car backwards than forwards?
Para kazanmak için kolay bir yol.It's an easy way to make money.
İnterlingua dilini öğrenmek kolaydır.Interlingua is easy to learn.
Sen kolayca arkadaşlar edinir gibi görünüyorsun.You seem to make friends easily.
İşimi kolaylaştırıyorsun.You make my job easy.
Ben senin kadar kolay şekilde etkilenmem.I'm not as easily impressed as you are.
Kuzenimin okulu benimkinden çok daha kolaydır.My cousin's school is much easier than mine.
Daha kolay bir şey ister misiniz?Would you like something easier?
Hatalı olduğumu kabul etmem kolay değildi.It wasn't easy for me to admit that I was wrong.
Bunu yapmak için daha kolay bir yol var.There's an easier way to do it.
Esperanto telaffuzu kolaydır.Esperanto pronunciation is easy.
Kolay bir soru ile başlayalım.Let's start with an easy question.
Sahile kolay erişim var.There is easy access to the beach.
Amerika'daki herkes, isterse kolayca silah sahibi olabilir.Everyone in America can easily have a gun if he wants it.
Biz kolayca vazgeçemeyiz.We can't give up that easily.
Tom o kadar kolay pes etmeyebilir.Tom might not give up so easily.
Bu kadar kolayca vazgeçeceğimi mi düşündün?Did you think I'd give up so easily?
Gelecek sefer böyle kolayca vazgeçme.Next time don't give up so easily.
Tom bana daha önce bu kadar kolay pes etmedi.Tom never gave in to me that easily before.
Her zaman bu kadar kolay vazgeçtin mi?Have you always given up so easily?
Bu kolay bir tane.This is an easy one.
Bu ev için bir kiracı bulmak kolay olur.It will be easy to find a tenant for this house.
Tom konuşması kolay bir kişi.Tom is an easy person to talk to.
Tom bunun kolay olduğunu düşündü.Tom thought it was easy.
Bu, Tom'un düşündüğü kadar kolay değil.It's not as easy as Tom thinks.
Bu, düşündüğünüzden daha kolay.It's easier than you might think.
Sağlıklı kalmak her zaman kolay değil.It's not always easy to stay healthy.
Doğru şeyi yapmak her zaman o kadar kolay değildir.It's not always so easy to do the right thing.
Tom bana onun kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy.
Tom'a söylemek kolay olmayacak.It won't be easy telling Tom.
Tom'a anlatması kolay olmayacak.It won't be easy telling Tom.
Tom'a bundan bahsetmek kolay olmayacak.It won't be easy telling Tom about that.
Onun kolay olacağını sana hiç söylemedim.I never told you it was going to be easy.
Farkı söylemek her zaman o kadar kolay değildir.It's not always so easy to tell the difference.
Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek her zaman çok kolay değildir.It's not always so easy to tell right from wrong.
Onlara söylemek zorunda olduğum şeyi herkese söylemek kolay değildi.It wasn't easy to tell everybody what I had to tell them.
Tom bana Mary'yi biraz para bağışlaması için ikna etmenin kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy to persuade Mary to donate some money.
İsveççe kolaydır.Swedish is easy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod