Ana içeriğe geç
Sözlük

kolay ile cümle

kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu her zaman kolay değil.It's not always easy.
İlk olarak, Tom Fransızcanın zor olduğunu düşündü ama onun kolay olduğunu düşünüyor.At first, Tom thought French was difficult, but now he thinks it's easy.
Kolay Fransızca ile yazıldığı için, onu anlayabilirim.Since it's written in easy French, I can understand it.
Tom Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyor.Tom finds it much easier to speak French than English.
Bu mektubu Fransızca yazmam kolay değildi.It wasn't easy for me to write this letter in French.
Bazı insanlar Fransızcanın öğrenmesi kolay olduğunu söylüyorlar.Some people say French is easy to learn.
Fransızca öğrenmenin en kolay yolu nedir?What's the easiest way to learn French?
Bu kitap kolay Fransızcayla yazılmış.This book is written in easy French.
Fransızca konuşmak benim için kolay.Speaking French is easy for me.
O kolayca etkilenir.She's easily influenced.
Zenginlerin daha zengin olması daha kolaydır.It's easier for the rich to get richer.
Marika'yla, öğrenmek için İsveççeyi Finceden daha kolay buldum.With Marika, I found Swedish easier to learn than Finnish.
Bir tepeden inmek ona tırmanmaktan daha kolaydır.It is easier to go down a hill than to climb it up.
Makarna pişirmek kolaydır.Cooking pasta is easy.
Tom'un soyadını telaffuz etmek kolay değildir.Tom's last name isn't easy to pronounce.
Tom, Mary'ye onun ​​Fransızcasının anlaşılmasının kolay olduğunu söyledi.Tom told Mary that her French was easy to understand.
Korkarım ki söylemek yapmaktan daha kolay.I'm afraid that's easier said than done.
Bunu gelecek sefer çok kolay bulmayacaksın.You won't find it so easy next time.
Bundan daha kolay olmaz.It doesn't get any easier than this.
Bunun kolaylaştıracağını düşündüm.I thought that would make it easier.
Tom'u ikna etmek o kadar kolay olmayacak.Tom won't be that easy to convince.
Onun kolay olacağını sana söylemiştim.I told you it was going to be easy.
Bulması kolay bir kişi değilsin.You're not an easy person to find.
Biz kolay şeylerle başlayacağız.We'll start with the easy stuff.
Hadi kolay şeylerle başlayalım.Let's start with the easy stuff.
Bunun o kadar kolay olduğuna şaşırdım.I'm surprised it was that easy.
Ben çok kolayca etkilenmem.I'm not very easily impressed.
O kadar kolay vazgeçmiyorum.I'm not giving up that easily.
Keşke o kadar kolay olsaydı.I wish it had been that easy.
O daha kolay olmayacak.It doesn't get any easier.
Keşke o kadar kolay olsa.I wish it were that easy.
Bunun daha kolay olacağını düşündüm.I thought it'd be easier.
Sen bulması kolay değilsin.You're not easy to find.
Bunun kolay olmadığına eminim.I'm sure it wasn't easy.
Bahçıvanlık kolay ve eğlencelidir.Gardening is easy and fun.
Eğer hiç kimse onları bizim kadar iyi bilmiyorsa hatalarımızı kolayca unutabiliriz.We forget our faults easily if no one knows them as well as us.
Onun kolayca dikkati dağılır.She's easily distracted.
Hepimiz için daha kolay olacak.It'll be easier for all of us.
İstediğiniz iş türünü bulmanın kolay olacağını düşünüyor musunuz?Do you think it'll be easy to find the kind of job you want?
Boston'da bir iş bulmanın kolay olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy to find a job in Boston?
Tom'un işe erken çıkması kolay değil.It's not easy for Tom to get off work early.
Tom bunu yapmanın ne kadar kolay olduğuna şaşırdı.Tom was surprised how easy it was to do.
Kim kolay olacağını söyledi?Who said it was going to be easy?
Sigarayı bırakmak kolay değil.Giving up smoking isn't easy.
Kolay değildi, biliyorsun.That wasn't easy, you know.
Tom'la yaşamak kolay değil.Living with Tom isn't easy.
Tom'u etkilemek kolay.Tom is easy to impress.
O kolay kısmıydı.That was the easy part.
Bu kolay değildi.It hasn't been easy.
O, çok kolay yapılan bir işti.It was a walk in the park.
Bu kolay işti.It was a piece of cake.
Eğer birlikte çalışırsak bu sorunları daha kolay çözebiliriz.We can solve these problems more easily if we work on them together.
Tom sorunu kolayca çözdü.Tom solved the problem easily.
Birisinden nefret etmek çok kolaydır.Hating someone is so easy.
Esperanto kolay bir dil olsaydı düzeltmene ihtiyacım olmazdı.If Esperanto were an easy language I wouldn't need a proofreader.
Bu süper kolay.That's super easy.
Sizi duymak kolay.It's easy to hear you.
Ona birkaç kez sordum fakat o kolay kolay cevap vermedi.I asked him several times, but he simply didn't reply.
Bahse girerim bu metni çevirmek gerçekten kolay olacak.I bet that translating this text will be really easy.
O zaman, her şey daha kolaydı.In that time, everything was easier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod