kolay kolay ile cümle

kolay kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmanın kolay olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be easy for you to do that.
Tom'un onu yapmasının kolay olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be easy for Tom to do that.
Tom'u onu yapmaya ikna etmem kolaydı.It was easy for me to convince Tom to do that.
Onu yapmamın kolay olacağını sanmıyorum.I don't think it'll be easy for me do that.
Onu yapmanın kolay olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy for you to do that?
Tom'un onu yapmasının kolay olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy for Tom to do that?
Tom onu yapmanın ne kadar kolay olduğuna şaşırdı.Tom was surprised how easy it was to do that.
Onu yapmamın kolay olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy for me to do that?
Onu yapmanın kolay olacağını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think it'll be easy to do that?
Tom onu yapmanın kolay olacağını sana söyledi mi?Did Tom tell you it would be easy to do that?
O olacağını düşündüğümden daha kolaydı.That was easier than I thought it would be.
Onu yapmanın ne kadar kolay olduğuna şaşırdım.I was surprised how easy it was to do that.
Bu olacağını düşündüğünden daha kolay olabilir.It may be easier than you think it'll be.
Tom onu yapmanın kolay olmayacağını söyledi.Tom said it wouldn't be easy to do that.
Onu yapmanın kolay olacağını düşündüm.I thought it would be easy to do that.
Onu yapmanın kolay olmayacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy to do that?
Tom onu yapmanın kolay olacağını söyledi.Tom said it would be easy to do that.
Onu yapmanın çok kolay olmayacağından eminim.I'm sure it won't be easy to do that.
Onu yapmanın çok kolay olmadığını biliyorum.I know it's not so easy to do that.
Onu yapmanın kolay olmayacağını biliyorum.I know it won't be easy to do that.
Onu yapmayı kolay bulmayacaksın.You won't find it easy to do that.
Tom onu yapmayı kolay bulmayacak.Tom won't find it easy to do that.
Onu yapmanın kolay olacağından eminim.I'm sure it'll be easy to do that.
Sanırım onu yapmak kolay olacak.I think it'll be easy to do that.
Onu yapmanın kolay olmadığını biliyorum.I know it's not easy to do that.
O kararı vermek kolaydı.That decision was easy to make.
Onu yapmam kolaydı.It was easy for me to do that.
Onu yapmak çok kolay değildi.That wasn't very easy to do.
Onu yapmak kolay değildir.It's not easy to do that.
Tom'u etkilemek kolaydır.It's easy to impress Tom.
Onu yapmayı kolay buldum.I found that easy to do.
Bir sürü insan onu yapmanın ne kadar kolay olduğunu fark etmiyor.A lot of people don't realize how easy it is to do that.
Tom bunu yapmanın kolay bir yolunu buldu.Tom has found an easy way to do that.
Tom bunu yapmak için kolay bir yol buldu.Tom has found an easy way to do that.
Tom para kazanmanın kolay bir yolunu buldu.Tom has found an easy way to make money.
Onu yapmak kolay olacak.Doing that is going to be easy.
Kolayca aldatılabilen bir insan değilim.I am not a gullible person.
Kolay bir dil olduğuna inanmıyorum. Benim için hepsi zordur.I do not believe there is an easy language. For me, all of them are difficult.
Büyük köpeğin küçük olanı yenmesi kolaydı.It was easy for the large dog to overpower the small one.
Kimya sınavı çok kolaydı.The chemistry exam was a doddle.
Yazmanın konuşmaktan daha kolay olduğunu anlıyorum.I realize that it is easier to write than to speak.
Mary, platformlama bölümünü kolaylıkla temizledi.Mary cleared the platforming section with ease.
Bu programı kullanmak çok kolay.This program is very easy to use.
Bunu yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that for you.
Yumurtalarla ilgili sorun, kolayca kırılmalarıdır.The problem with eggs is that they break easily.
Zarar vermek yardım etmekten daha kolaydır.It is easier to harm than to help.
Mary kolaylıkla sinirlenir ve çılgına döner.Mary is easily irritated, and often flips her lid.
Neredeyse her şeye başlamak bitirmekten daha kolaydır.Almost everything is easier to start than to finish.
Birinin ilkeleri için savaşmak onlara göre yaşamaktan daha kolaydır.It is easier to fight for one's principles than to live according to them.
Hayat kolay değildLife wasn't easy.
Süreci bilgisayara aktarır aktarmaz, her şey daha kolay olacak.Once they computerize the process, it will all be easier.
Bunu yapmak kolay olmayabilir.Doing that may not be easy.
Kimse bunu yapmanın kolay olacağını söylemedi.No one said doing that would be easy.
Tom'u yenmek kolay olmayacak.It won't be easy to beat Tom.
Tom'u dövmek kolay olmayacak.It won't be easy to beat Tom.
Bunu Tom'un önerdiği şekilde yapmak daha kolay olurdu.It would be easier to do that the way Tom suggested.
Muhtemelen bunu kendi başınıza yapmak kolay olmazdı.It probably wouldn't be easy to do that by yourself.
Tom bunu yapmanın beklediğinden daha kolay olduğunu söyledi.Tom said doing that was more easier than he expected.

İlgili Sayfalar