kolay kolay ile cümle
kolay kolay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle konuşmak kolay.You're easy to talk to.
Tom'un onu yapması kolaydı.It was easy for Tom to do that.
Bu, Tom'un beklediğinden daha kolaydır.This is easier than Tom expected.
"Fransızca öğrenmek kolay mı?" "Şey, Keltçe'den daha kolay.""Is it easy to learn French?" "Well, it's easier than Gaelic."
En kolay dil nedir?What's the easiest language?
Bir yalana inanmak genellikle doğruya inanmaktan daha kolaydır.A lie is often easier to believe than the truth.
Sen her zaman anlaşılması çok kolay biri oldun.You've always been a very easy person to get along with.
Tom gibi birini kolayca değiştiremezsin.You can't easily replace someone like Tom.
Seninle iyi geçinmek her zaman kolaydı.You've always been easy to get along with.
Seninle konuşmak çok kolay.You're very easy to talk to.
Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.Translation is easier than reverse translation.
Yaşam kolay değil.Life is not easy.
Devler kolayca düşerler.Giants fall easily
Söylemeye çalıştığı şeyi anlamak kolay.What he is trying to say is easy to understand.
O dallar kolayca kırılır.Those branches break easily.
Ben kolayca sıkılırım.I get bored easily.
Beni memnun etmek kolaydır.I'm easy to please.
İş bulmak kolay değildi.Finding work wasn't easy.
İnsan alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçmez.The human being is a creature of habit.
O kolay görünüyor.That looks easy.
Buna kolay mı diyorsun?You call this easy?
Yapması kolay şey vazgeçmek olurdu.The easy thing to do would be to give up.
Kolay olan şey vazgeçmek olurdu.The easy thing would be to give up.
Bu malzeme kolaylıkla yanar.This material combusts easily.
Bu malzeme kolayca tutuşur.This material combusts easily.
Kullanmak çok daha kolay mıdır?Is it much easier to use?
Başa çıkmak kolay mı?Is it easy to deal with?
Ailenin en küçüğü olmak kolay değildir.It's not easy being the youngest in the family.
En büyük çocuk olmak kolay değil.It's not easy being the eldest child.
Bunun kolay olmayabileceğini biliyorum, ama bunu yapmak zorunda olacağız.I know it may be not be easy, but we're going to have to do that.
Bunun kolay olmayabileceğini biliyorum, ama sanırım bunu yapmamız gerek.I know it may be not be easy, but I think we need to do that.
Kolayca ağlıyorum.I cry easily.
Bu kadar kolay vazgeçmezdim.I wouldn't have given up so easily.
O kadar kolay pes etmezdim.I wouldn't give up so easily.
Tom çok kolay şekilde vazgeçmezdi.Tom wouldn't give up so easily.
Onun daha kolay olacağını düşündüm.I thought it would be easier.
Tom kolayca kırılır.Tom gets offended easily.
Mary kolayca duygusallaşan bir kızdır.Mary is a girl who gets emotional easily.
Güvenin, kazanılması çok zor ama kaybedilmesi çok kolaydır.Trust is very difficult to earn, but very easy to lose.
Tom kolayca kaybolur.Tom gets lost easily.
Leyla nazik ve konuşulması kolaydı.Layla was nice and easy to talk to.
Tom bunun kolay olacağını düşünüyor mu?Does Tom think that's going to be easy?
Onu yapmanın kolay olmayacağını düşünüyorum.I think it wouldn't be easy to do that.
Bence onu yapmak kolay olacak.I think it would be easy to do that.
Onu yapmanın kolay olacağını düşünüyorum.I think it would be easy to do that.
Onu yapmak çok kolay olacak.It'll be very easy to do that.
Tom'la konuşmak kolay değildi.Tom wasn't easy to talk to.
Fransızca kolay değil.French isn't easy.
Tom'la konuşmak kolay değil.Tom isn't easy to talk to.
Yanlış yapmaktan korkmuyorsanız yabancı bir dili konuşmak daha kolaydır.It is easier to speak a foreign langauge if you're not afraid of making mistakes.
Tom'la konuşması kolaydı.Tom was easy to talk to.
Onu yapmak kolaydı.Doing that was easy.
Umarım sınav kolaydır.I hope that the exam is easy.
Sınavın kolay olacağını umuyorum.I hope that the exam will be easy.
Kolay bir çıkış yolu yok.There’s no easy way out.
Bu, Tom'un olduğunu söylediği kadar bunu yapmak kolay olmayabilirdi.It may not have been as easy to do that as Tom said it was.
Bunu yapmak düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir.It might not be as easy as you think to do that.
Tom'u bunu yapmaya ikna etmenin kolay olacağından eminim.I'm sure it'll be easy to convince Tom to do that.
B, onu yapmayı düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir.That may not be as easy as you think to do that.
Bu, Tom'un olduğunu söylediği kadar kolay olmayabilirdi.It may not have been as easy as Tom said it was.