Ana içeriğe geç
Sözlük

kola ile cümle

kola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sınav kolaydı.The exam was easy.
Bu problemi çözmek kolay olmalı.It should be easy to solve this problem.
Kolay sorulardan başlayalım.Let's start with the easy questions.
Arp çalmak kolay değildir.Playing the harp isn't easy.
Tom bunu yapmanın çok kolay olmadığını söyledi.Tom said doing that wasn't very easy.
Hayat Boston'da kolay değildi.Life was not easy in Boston.
Kadınları mutlu etmek kolay değildir.It isn't easy to make women happy.
Sabırlı ol! Kolay olmadan tüm işler zordur.Be patient! All things are difficult before they become easy.
Evini bulmak kolay.Her house is easy to find.
Bu kolay iş değil.This is no simple task.
Benden bu kadar kolay vazgeçemezsin.You can't give up on me that easily.
Okumak yazmaktan daha kolaydır.Reading is easier than writing.
Evimizin ulaşımı kolay.Our house is in a convenient location.
Yanni kolay kolay korkmaz.Yanni doesn't scare easily.
Amharca kolay bir dil değildir.Amharic is not an easy language.
Sepetleri örmek kolaydır.It's easy to weave baskets.
1., 5. ve 7. bölümler anlaşılması en kolay bölümler. Önce onları oku.Chapters 1, 5 and 7 are the easiest to understand. Read those first.
Bunlardan hangisini kullanmak daha kolay?Which one of these is easier to use?
Bunların hangisinin kullanımı daha kolay?Which one of these is easier to use?
Bu kadar zamanın ardından Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Bunca zaman sonra Yanni'yi bulmak kolay olmayacak.Finding Yanni after all this time won't be easy.
Umduğumuz kadar kolay olmadı.It wasn't as easy as we'd hoped.
Umduğumuz kadar kolay değildi.It wasn't as easy as we'd hoped.
Karmaşık veri, görselleştirme yoluyla daha kolay yorumlanır.Complex data is more easily interpreted through visualization.
Bunu yapmak çok kolay değil.That isn't very easy to do.
1980'de kolay kredi imkanları veya her yerde bulunan ATM'ler yoktu.There were no easy credit facilities or ubiquitous ATMs in 1980.
Bu dünyada iyi bir insan olmak kolay değil.Being a good person in this world isn't easy.
Etrafı kolaçan edin.Recon the surroundings.
Yaşam zor, ölüm kolaydır.Life is hard. Death is easy.
Düdüklü tencereler büyük kolaylık.Pressure cookers are a true convenience.
Alışınca kolay gelir her şey.Everything comes easy once you get used to it.
Tom öyle saf biri ki dangalakça hareketleri kolay kolay kimseyi kızdırmaz.Tom is so naive that his gauche manners can hardly offend anyone.
Kolayca kazanacağım.I will win easily.
Arkadaş edinmek kolay bir şey değil.Making friends isn't easy.
Bunu kullanmak çok kolay.This is very easy to use.
Kolay bir tercih değildi.It was no easy choice.
Şu ana kadar içtiğin en iyi kola hangisi?What's the best cola you've ever drunk?
O kolayca kanıtlanabilir.That can easily be proven.
Bunun kolay olmayacağı konusunda beni uyardı.He warned me that it won't be easy.
Felix genelde kolayca korkutulmaz.Felix isn't usually easily intimidated.
Kolay değil ama uygulanabilir.It's not easy, but it's feasible.
Türkiye'de hedeflerime ulaşmanın daha kolay olacağını düşündüm." dedi.I thought it would be easier to reach my goals in Turkey.”
Kamu Kamu'nun yetiştirilmesi dolaylı olarak kolaydır.May the flame of the redeemed soul shield you!"
Ama Atom Enerjisi Konseyi'ndeki iş kolaylıkla geride bırakılamamıştı.However the work at the Atomic Energy Commission was not so easily left behind.
Benzer faaliyetlerle mikrofinansı ayırt etmek kolay değildir.It is not easy to distinguish microfinance from similar activities.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."For with the measure you use, it will be measured to you.'"
Gerek Edirne gerekse Keşan üzerinden ulaşımı gayet kolaydır.This was a ruse to facilitate the looting that would follow.
Sonunda sıralamada beşinci olarak bitirdim ve bu kesinlikle kolay alınan bir yer değil.So, I've ended up fifth on the grid, which is definitely not an easy place to be.
Kendinizi kandırmadıktan sonra, diğer bilim insanlarını da kadırmamak kolaydır.After you've not fooled yourself, it's easy not to fool other scientists.
Daha basit bir alfabe kullanarak, bilgisayarlar el yazısını kolayca tanıyabilir.By using a simpler alphabet, computers could easily recognize handwriting.
Böylece bir NSEC5KEY'in çalınması sadece bir bölgenin daha kolay sayılmasına neden olacaktır.Thus stealing an NSEC5KEY would only result in the ability to more easily enumerate a zone.
Sonuçlardan memnun, PepsiCo o yılın Aralık ayında ülke çapında kola satmaya başladı.Pleased with the results, PepsiCo began to sell the cola nationwide in December of that year.
Böylece düşmanlarınızı daha kolay dondurursunuz.Then you will fall into the hells to undergo more sufferings.
"Şimdi, hayatımın en büyük kavgasındayım ve hiç kolay olmayacak.Now, I'm in the biggest fight of my life and it ain't easy.
Ama Bart'ı seslendirmek kolay.But Bart is easy to do.
Böylece aramalar daha kolaylaşmaktadır.The Prescribed Prayer Made Simple.
Böyle daha kolay, çünkü işiniz bittiğinde her şey biter.It's easier, because when you're done, you're done.
O, hayatı benim için kolaylaştırdı ve ben de onun için...He made life easier for me and I for him ...
Hikaye doğruysa Gibbon, bunun barış sonucunu kolaylaştırdığını söyler.If the story is true, Gibbon remarks, this will have facilitated the conclusion of peace.
Televizyonlarını "Kolay Görme" olarak pazarladı.He marketed his televisions as "Easy Vision".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod